işini doğru düzgün yapanlar hariç genelde "devlete kapak atayım, maaşı da fena değil." diye düşünenlerin tarcih ettiği meslek grubu. trafik kurallarına uymayan mı dersin, ortalıkta dünyayı kurtarmış gibi dolanan mı dersin... (bu entry her polis için yazılmamıştır. herkes üstüne alınmasın.)
Öss de 200 ve üstü puanı sidik zoruyla alan, hayatta bir şey olma ihtimali olmadığından, faturalarını ödemek ve ev kirasını vermek için insanları dövmeyi meslek edinen kişilerdir. Dünyanın her yerinde böyledir Polis başkalarını döverek hayatını kazanır. Üstelik Sosyalizmde bile böyledir. Onların düzenini korur, düzen faşistmiş, komünistmiş, dinciymiş fark etmez. Kraldan çok kralcıdır.
ünüformanın getirdiği güç ile nasıl da insanlıklarını yitirebildiğini göstererek, ve her hatalarında "emir kuluyum" bahanesinin arkasına saklanarak yıllar önce yapılmış bu deneylerin canlı birer tekrarı gibi.
gezi parkı olaylarında kendi deyimleriyle '' müdahale etmek'' istedikleri halka sadece eziyet eden polistir. bunlar mı koruyacak bizi? bu olaylardan sonra polis için napalım onlar da emir kulu diyen insanların ciddi algılama sorunu olduğunu düşüneceğim.
taksim gezi parkı'nın katledilmemesi için şiddete başvurmadan, festival havasında gayet medeni şekilde toplanan kalabalığa; sanki düşman askerleriymiş gibi sabaha karşı biber gazıyla, gaz bombalarıyla müdahele eden, tepki gösterenleri de karga tulumba gözaltına alarak devlet eliyle terör estiren kolluk kuvvetleri. bunlar mı koruyacak bizleri, bunlar mı koruyacak kadınları.
bu polis terörünü "oh çok iyi olmuş. siz misiniz devlete isyan eden" diyen zihniyetin seçtiği ve bu polis terörüne sessiz kalıp "ne yaparsanız yapın, biz kararımızı verdik" diyen sözde demokratlar, elbet birgün "hizmetkarı" oldukları bu halka hesap verecek. bundan kimsenin şüphesi olmasın.
müdahaleyi emre göre yaparlar ama uygulayacakları kuvvet ellerindedir. emir kulu diye vatandaşa, pkk sempatizanlarına bile göstermedikleri şiddetle müdahale etmesi her türlü sıfatı hak ettirir.
karşısında savunmasız vatandaş vardır. olayların içinde olmaya götü yemediği için klavye başından sallayan orospu çocuğu şakirtlerce desteklenmeye devam edilmektedirler. güçlünün, iktidar sahibinin taşaklarını yalamaya devam edin bakalım, o yalakalığın hesabını elbet vereceksiniz...
bütün itibarını yeniden tesis edebilmek gibi müthiş bir fırsat yakalamış, onları katletmelerini emredenlerin yerine halkının yanında olmak gibi bir seçim yapabilme şansı ayağına gelmiştir. pek tabi ki bu fırsatı tepmek konusunda dani güiza'ya nazire yapacak, pek tabi ki 2.500 lira maaş + bedava toplu taşıma + sınırsız memati yürüyüşü ağır basacaktır.
olay bittikten sonra teşrif eder. iStediğini yakalar , istediğini 146 gün kovalar. Faili meçhuller , işkenceler , zulümlerdr polis. Hiç bir zaman kendimi güvende hissetmeme neden olmamışlardır. Herzaman gerginlik yaratırlar. 80 iq nün üstünün alınmadığı complexli şizofrenlerin seçildiğini tahmin ettiğim teşkilat. Üniforma ve silahla buluştuklarında çok tehlikeli olur bu türler. Devletin ve milletin çıakrlarını değil dönemin iktidarnın koruyucusudur. Emniyet teşkilatı acınası bir karanlıktadır ve 3. dünya ülkelerinde olduğu gibi bizdede aynı görevi layığı ile yerine getirmektedirler.
eline silah, gaz bombası ve yetki verildiğinde insan görümünün altında yatan gerçek canavarı ortaya çıkaran insan görünümlü vicdan yoksunu yaratıklardır.
bu kadar kin, bu kadar nefret kime, neye karşı? emir demiri keser sözünün arkasına sığınma, bu bir mazeret değil. "keser döner sap döner, gün gelir hesap döner" sözünü hiç mi duymadın? bugün sana saldır emrini veren, yarın sana saldırır hiç mi akıl edemiyorsun?
senin görevin aşayişi sağlamak, senin görevin şiddeti engellemek, şiddet çıkarıp halkın huzurunu bozmak değil. ödediğimiz vergilerle bizlere işkence ediyorsun. aldığın paranın helal olduğunu mu düşünüyorsun bu şekilde? benim ödediğim verginin sana düşen kısmını helal etmiyorum. her iki cihanda elim yakanda!
behzat ç'ye "amirim" diyen tipler gaz bombası atan polise aynı muhabbetle yaklaşmıyor görünüşe bakılırsa. çünkü taksimde bitmez tükenmez bir hınçla biber gazının düğmesine basan polis oldukça gerçek...
polis dediğin, neticede, facebookta isimlerinizin başına getirdiğiniz "TC" (arada nokta bile yok)'nin evladı olan çocuklar, senin benim kapı komşun. özellikle polis memurlarını birçoğu nispeten dar gelirli ailelerden şanslı olanların geldiği bir aşama. kiminin eşinin başı bağlı, kiminin ablasının. hiçbiri nişantaşı ya da kanlıca "bebesi" değil.
bu polis kişisi zaten sınırlı maaş ve ondan beter stresli hayatıyla başlıyor hayatın yükünü hızlı bir şekilde biriktirmeye. özellikle mesleğe yeni girmiş memurların sıkıntıları çok fazla, sürekli nöbetleri, görevleri, buna mukabil maaşların yetersizliği, üstüne üstlük de "tuzu kuru" halkın sürekli bunları aşağılaması da aşağılaması...
düşünün bu profilde birisi götünden ter akarak o alan senin bu alan benim görevde koştururken kimi tuzu kuru tipler "devrimci" adı altında ve sürekli bunları aşağılayarak direniş sergiliyor. amirleri paso tepesinde üstten baskı yapıyor, bunlar sürekli aşağılıyor. polis bakıyor, bunları aşağılayanların hali vakti yerinde, birçoğunda hayat kaygısı yok, onların gözünden bakılınca belki de "vay amına kodumun zengin piçi ekmek elden su gölden" diye düşünüyor ve üstüne amirinden azar ve ceza yememek için basıyor gazı. hem adaletsiz dünyadan hıncını bu şekilde aldığını düşünüyor hem de amirlerinin dediğini yapmış oluyor.
dikkat ederseniz son 2-3 yıldır polis biber gazına çok fena abanmaya başladı. bunun temel nedeninin saydığım "hınç alma" olduğunu düşünüyorum.
şimdi gezi parkında "direniş" yapan ey "devrimci" vatandaş, sen nasıl ki "parkım elinden alınıyor direniyorum" diyorsan bu polis de "ben 3 kuruş maaşla yaşayamazken bu tuzu kuruların siki daşşağına denk, her dert bitmiş park diyorlar" diyor gazı basmadan önce.
yaptığı doğru mu, elbette değil ama olaya bir de onun gözünden bak bakalım... ona bakarsan sen de başkalarının gözünde "provokatör", "işbirlikçi", "üç beş çapulcu" olarak algılanıyorsun...
polis hizmetkarmış... hizmetkar dediğin seni coplarmı, hizmetkar gazlarmı böyle hizmetkarın allah belasını versin. türk polisinin geldiği nokta koyunluktan başka birşey değildir. koyun gibi ne tarafa sürüklenirse denileni yapmaktadır. insanlıktan nasibini alamamış insan topluluğudur, acizdir. her polisin açıklaması da şu yöndedir; emir demiri keser. o demir hepinizin uygun bir yerine girer inşallah.
bulutsuzluk özlemi gayet güzel tarif etmiştir kendisini...
herşeyi başucu kitabına borçlu
kuyunun dibinden bakar.
gökyüzü kuyunun çapı kadar.
hayatı böylece algılar.
düşünmekten korkar çok.
soru sormanın cezası çok
tabular beynini sınırlar
telsizi vardır,
radyosu yok.
dolduruşa gelir
yorumu yok
şarkı bilmez
türkü söylemez.
çatık kaşlı
ve hiç gülmez.
onun için aşk önemsiz,
okşar demir boruyu.
ölmeyi ya da öldürmeyi
göze alması çok kolay
siz kimden bahsettiğimi anladınız.
o bir mekanik fanatik.