eline cop, silah, çevik kuvvet yeleği, biber gazı falan verilince "delikanlılığı" tutan korkak zümre.
bu delikanlılıklarını güneydoğu'da pkk karşısında göremedik, terör olaylarında arkalarına bakmadan kaçarlarken göremedik, teröristlerin başına iş gelmesin diye el bebek gül bebek sınır boyunda escortluk hizmeti verirlerken göremedik, milletvekilinin çocuğu tarafından sıraya çekilip azar işitirlerken göremedik, beceriksizlikleri yüzünden ellerinden kaçan onlarca sapık, tecavüzcü, gaspçı varken göremedik.
her nedense elinde kendini savunacak hiç bir şey olmayan, sırtında incecik gömleği ile meydana çıkmış masum insanlara karşı delikanlılıkları tuttu. üstelik bu delikanlılık tek başına da değil, anca üçü beşi bir araya geldiklerinde hasıl oluyor.
bu anlamda delikanlılığın kitabını baştan yazıyorlar. ya da kansızlığın...
bunların trafik işlerine bakanları bi acayip oluyor,
bi ara 4 arkadaş arabayla gidiyoruz, kafamız 1 milyon. o diyor ben çok içtim, bu diyor ben çok içtim, öbürü diyo nah siz içtiniz falan, bildiğin ergen muhabbeti var. durun dedim amk şu ilerideki trafik polisine promil ölçtürecez, en çok kim içmiş belli olur.
böyle der demez yanımdaki ekrem birden ayılıp tuttu direksiyonu '' kukla mallaşma olum , tamam en çok sen içtin, siktir et yapma ' dedi.
kararlıydım amk. uçmuşum zate, dünya sikimde değil. yavaşş yavaş gittim polisin yanına. giderken polis aldı eline megofonu bağırdı '' bekleme yapma, bekleme yapma, hadi hadii, seri ol biraz '' dedi. lan bildiğin herif yol verdi bize...siktirin gidin dedi.
başka zaman olsa bir sürü arabaya geç geç deyip, sanki aradığı araç bu araçmış gibi yüzü sırıtık bir halle sağa doğru arabayı çektiren bu ibneler değildi sanki..
gezi parkına dair eylemsel rezaletin en mağduru olmuştur. yalan, iftira, nefretle suçlanmış ve düşman olarak görülüp gösterilmiştir. bunları tv'den izledik, netten takip ettik. ancak her şeye rağmen tek sahip çıkanı başbakan recep tayyip erdoğan'dır. bu da her şeye değer doğrusu...
hiç bir insan "mutlak iyi" değildir, olamaz.
hiç bir insan "mutlak kötü" değildir, olamaz..
haliyle "türk polisi" iyidir ya da kötüdür diye bir genelleme yapmak son derece ahmakça bir harekettir.
dün bir şahitlik ricası oldu, kabul ettim.
emniyete gittik..
pek bi' ilgilendiler, yardımcı oldular, işleri kolaylaştırdılar, hal hatır sorup sohbet ettiler beklerken.
Dün meydanda yüzümüze gaz sıkan cani adamlar olduğu gibi,
meğer kendini bilen efendi amcalar da varmış teşkilatta.
vasıfsız, niteliksiz, niceliksiz, her türlü olumsuz sıfatı önünde barındırabilecek , ancak ''insan olmayanlar'' olarak tanımlanabilecek ve bu tür bi tanımın içinde küfür edilmeden tanımlanamayacak ''orospu çocukları'' dır.
emekliye ayrılmış büyüklerim var.
şerefiyle, onuruyla gün gelmiş terörist pususundan masumları kurtarmak için dağlarda aylarını geçirmiş, gün gelmiş korumalık yapmış, gün gelmiş tecavüzcüyü sorgulamış, gün gelmiş en büyük uyuşturucu operasyonlarında başı çekmiş.
gün gelip yıllık izninden feragat eden, bayramda tatilde milletin bekasını sağlamak için evladıyla bile vakit geçiremeyen,şimdi gezi parkı olaylarındaki şuursuz joplu kasklı kişilerle aynı mesleği paylaştığı için gözleri dolan o ve o nun gibi büyüklerimdir türk polisi.
şimdikilerin ne olduğunu hepimiz biliyoruz, hepimiz tüylerimiz diken ola ola izledik.
mesleği vicdanıyla icra edenlerin kemiklerini bari sızlatmayın. yeter.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk ilke ve inkılâplarına Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını Milletin hizmetinde olarak, tarafsız ve eşitlik ilkelerine, bağlı kalarak uygulayacağıma, Türk Milletinin, Milli, Ahlaki, insani, Manevi ve Kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma, insan Haklarına ve Anayasanın Temel ilkelerine dayanan, Milli, Demokratik, Laik bir Hukuk Devleti olan, Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine ant içerim.
bu yemini ettikten sonra şerefini 3 kuruşa satıp, silahsız vatandaşlarına vuran, karaktersiz, şerefsiz, namussuz polisleri de içinde barından teşkilattır.
biber gazını eylemcilerin üzerinde silah gibi kullanan, eylemci olmayan kızların saçını başını yolan, orantısız güç kullanan topluluk.
şimdi bir insana görevini yap...dersin, asayişi sağla...dersin. ancak sonrası onun insiyatifindedir. yani vicdanını devreye sokmak, ölçülü olmak kendi elindedir. ama görünen o ki türk polisi hiç değişmiyor, değişmeyecek.
ne demişti orospunun biri. "türk bayrağı demeyelim, türkiye bayrağı diyeim"... bu cümleyi akla getiren, siyasi iktidarın güdümünde kanunu, insan haklarını, adaleti, insanlığı, hatta islamı unutmuş silahlı ve yasadışı örgüt. ve buna dayanarak artık türk polisi denilmemelidir. rte polisi denilmelidir.