türk halkı yazarın istediği partiyi seçene kadar aydınlanması tamamlanmamış olaak komik önemesidir.
yazar aydınlanmadığını demokrasi teorileri ısbat etmektedir.
yazarın aydınlanması için aristo dan başlayıp stuart mill ile devam edip adam smith ile kısmen aydınanması gerekmektedir.
(bkz: açılın ben entelektüelim).
türk halkı kendi kendini yönetir ama,
içindeki kaçakçılıktan trilyoner olmuş aşiret ağaları ile,
kara para aklayan üçkağıtçı tarikat şeyhlerini etkisizleştirebilirse.
bu aşiret ağaları ve tarikat şeyhleri maddi manevi bu kadar güçlü olduğu sürece türk halkının kendi kendini yönetmesi kocaman bir palavradır..
(bkz: ya ne olacağıdı)
denemeye devam etmeyi gerektiren iddiadır. halk içindeki sınıf farkları, etnik ve dini farklar demokrasinin ortaya çıkardığı durumlar değildir. demokraside hedef bunlar arasındaki ahengi kurmaktır. yoksa diktatörlükle, otoriter rejimlerle hepsinin kafasına basalım, güdelim gibi mantıklar uzun süre yürümez. yürüdüğü kadarıyla da diktatörler ve bir avuç çevresi dışındaki insanları mutlu etmez.