Yapboz tahtasına dönen,sürekli değiştiği için kimsenin ne olduğunu bilmediği muamma bir sistem.ordan burdan Arak sistem yapılacağına kültürümüze uygun çağın gereklerine cevap veren bir sistem olmalı.
boktan kurallara sahip bir eğitim sistemidir. kimisi uzun yazı diye okumayacak fakat ben yinede yazmak istedim.
ilköğretime başlıyorsunuz sınıf 1 abidik gubidik lay lay lom derken 6. sınıfa geliyorsunuz. hiçbir boktan haberiniz yok eve takdir getirme çabasındasınız. takdirler teşekkürler geliyor o kanepeye seriliyor seyrediliyor. vay amına koyim ne kadar çok be gibisinden.
8. sınıf oluyorsunuz iyi bir lise kazanmanın derdi içerisindesiniz. çalışıyorsunuz çokta iyi olmasa da iyi bir lise tutturuyorsunuz. işte şimdi hayatınızdan çalınmaya başlıyor.
lise 1 ilk haftalar mal mal geçer. herkes birbirine bakar. neyin ne bok olduğu anlaşılıyor 1 ayda. öğrencimizin götü rahat 3 yılı var daha korku dolu dakikalar, saniyeler yaşamaya. çevresinden öneriler geliyor
- lan olum bak sana tavsiyem lise 1 de çalış 2 de 3 de yat.
lise 1 bitiyor eve teşekkür geliyor ailenin sikinde değil. siz;
-vay amına koyim lisede teşekkür aldım kimsenin umrunda değil benzeri düşünceler kuruyorsunuz. tabi yaz tatili geliyor bir iş yeri bulup çalışmanızı söylüyor aileniz. işi buluyorsunuz. birde iş yeri koyuyor amınıza. bir güzel eziliyorsunuz. lise 2 ye başlıyorsunuz derken lise 2 bitiyor. çok çabuk geçiyor. çünkü geçen senenin aynısı.
lise 3 oluyorsunuz. ufak ufak sancılar başlıyor. olum seneye 2 tane sınav var ne bok yiyeceğiz benzeri cümleler söylüyorsunuz.
arkadaş teselli ediyor - dur amına koyim 1 yıl var daha yaparız bir şeyler.
öyle böyle bu sene geçiyor. yaz ayındasınız artık yusuf göte bindi. sınav stresi başlıyor. ygs denilen sınav sizin ne olduğunuzu gösterecek bu daha 1. dalga 2. lys çıkıyor karşınıza. yani artık öyle bir yere geldi ki istediğiniz mesleği de olamıyorsunuz. amına koyim böyle bir şey yok vallahi ya. neden okudum ben bu kadar bu ülkede? birde istediğiniz bölüm lys ile alıyorsa hepten sıçtınız. adam ygs yi yapıyor. lys den çakıyor. kazanamıyor. bu resmen sen siktir git demek. yani hayatın, mesleğin koskoca bir ömrün 3 saate bağlı. ya yok böyle bir şey. bir sikim olmaz bu gidişle. bu nasıl eğitim ya. lan yeminle bak öss kat kat daha iyiydi. en azından 1 seferlik giriyorsun. şimdi baksana 2 tane birden.
arkadaşlar yazık. vallahi yazık. hayatımızdan çalınıyor. birileri iyi gittiğini sanıyor ama olan öğrencilere oluyor...
artık öyle bir yere geldi ki acaba bu mesleği yapsam olur mu ? gibi sorular sorduruyor.
fatih terimin milli takımı idare ederken kullandığı sistemdir.
Bu sistemde öğrenci son ana kadar rahattır, dünyayı umursamaz ama sınav zamanı yaklaşıp deyim yerindeyse yumurta götünün ağzına gelince tam saha pres ile tüm derslerde varlık gösterir.
Şahsi olarak ben yanlış buluyorum. Yav arkadaş hocalar ödev veriyor,tahtaya kaldırıyor... Ulan bizim soru sormamız gerekirken onlar bizlere soruyor. Ya hocam biz senin kişisel fantezilerini tatmin etmek zorundamıyız ?
Olması gerektiği gibi. Sistem iyi olursa herkes bir şey başarabilir. Ama ülkede öyle bir imkan yok. Yeteneğini keşfetsek de bi sikim olmayabilir. O yüzden sizleri daha çocukken eleyip amele olmanız için çabalıyoruz. Sonuçta inşaat ülkesi burası.
öyle bir eğitim sistemidir ki takdire şayan, muazzam ve bir o kadar fecahat.
bir ülke düşünün... 13 sene boyunca hep aynı partinin hükümeti ile yönetilmiş olsun. ve bir eğitim sistemi düşünün her gelen yeni bakan bir önceki bakanın uyguladığı faydalı dediği sistemi değiştirsin...
türk eğitim sistemi futbol formasyonuna döndü. sadece 13 senede.
işte bu başarıdır arkadaşlar. biz de bu noktada tam da bu noktada "vurur yüze ifadesi, taşşak mı geçiyorsunuz lan amına koduklarım" demek zorundayız.
bilgisayar oyunu oynamıyorsunuz beyler, üzerinde kararlar verdiğiniz şey eğitim sistemi. her yeni gelen bakan bir önceki yanlış şunu yapalım dediğinde sıkıntı olur, oldu, oluyor. deneme tahtası değil bu. rant yemekten gözü dönmüşler farkında değiller tabi konunun öneminden. eğitim öğretim kelimeleri bunlar için sıradan birer kelime iken atatürk ve silah arkadaşları için milli meseleydi.
kitap konusunda başka bir boyut da bu yıla mahsus yapılan bir değişiklikle ismi lazım değil bir dersin kitaplarının henüz basılmaması ve okullara gelmesinin neredeyse ocak ayını bulacak olmasıdır. o saatten sonra gelecek kitabı neyleyim diye düşünüyorum, neyse ki pdf formatını yayınlama zahmetinde bulundular.
Bir eğitim sistemi düşünün ki bu sistem öğrencilerine ücretsiz kitap dağıtıyor. Hem Öğrencilerin ailesine kolaylık olsun hem de oy toplayalım diye. Ama bir de bakıyorsun ki çıkardığı kitaplar öğrenciler için hiçbir işe yaramıyor. içinde öğrenci ve öğretmen için hiçbir ise yaramayan anlatım tarzıyla yazılmış metinlerle dolu bir kitap. Tabi bu kitap ki 1 sene boyunca kullanılmayacak ve ağaçlar boşuna kesilmiş olacak. Madem kitap basıyorsun adam akıllı kitaplar bas boşuna kaynak kitap için millet para dökmesin kitapçılara. Zaten milli egitimle yayıncıların ortak iş yaptığını düşünmüyor değilim.
işin en trajikomik kısmı da durumu kötü olan öğrencilere sıkıntı(!) yaratmaması için verilen bursluluk paraları. Hayır çok iyi bir şey bu benim buna itirazım yok. Benim itirazım bu paraların söylendiği tarihte yatmaması(1 ay gecikmeli). Bu parayla servis parasını, yemekhane ve kaynak kitap parasını karşılayan öğrenciler var. e bu zeki, çalışkan öğrenciler burslulukları tam zamanında yatmadığında hangi parayla ödeyecek bu gereksinimlerini.
işte böyle bir sistem. Seçmeli derslerde seçmeli dersleri işlemeyip bu derslerde matematik öğretilen bir sistem. Yine bunu istemeyerek yapıyor öğretmenler çünkü YGS ve lys ye yetişmesi gereken konular var...