türk erkeği

entry1302 galeri107
    941.
  1. 'hadi aşkım işini çabuk bitir' türk erkeğinin ilişki esnasında kadınından sıkça duyduğu cümle.
    bu da demek oluyor ki sevişmeyi bilmiyorsun ben seks e sen mutlu ol diye katlanıyorum seks benim için bir anlam ifade etmiyor.
    türk kadınları ne yazık ki cinsellik konusunda çok şanssız tatmin olamıyorlar cinsel yönden mutlu değiller.
    türk erkeği;
    başarısız
    çirkin
    özgüveni olmayan
    sevişmeyi bilmeyen
    dünyada hiç bir erkeğin yapamadığı kadar da kadınını sahiplenici tiplerdir.
    ama ilişkiye gireceklere benim tavsiyem;
    karşınızdaki bir türk kızı, lisa ann ın ki gibi bir muamele beklemeyin daha önce kaç kez sevişmiş olabilir ki ? eğer onu mutlu etmek istiyorsanız evdeyken ortama uyan slow bi müzik açın yatakta birlikte uzanın onu sıkıca sarıp sarmalayın kendisini sizin kollarınız arasında tamamen huzurlu ve güvende hissetsin oral için zorlamayın omzuna bi öpücük kondurun masaj yapın yani kısacası mutlu edin onu rahatlatın sonrasında herşey yavaş yavaş açılır oda sizi mutlu eder.
    3 ...
  2. 942.
  3. varoş gelenekçi ve bağnaz zihniyetimi atsa geneli güzel olacak olan erkek türü.
    1 ...
  4. 943.
  5. velinimetimizdir allah başımızdan eksik etmesin.
    0 ...
  6. 944.
  7. bakımsız pis çirkin ama sahiplenici tiplerdir.
    1 ...
  8. 945.
  9. Türk erkeğinin bu yalnızlığının sebebi türk kızlarına fazla değer verdiğinden. Abazalığının sebebi de fazla değer verdiğinden. Bakın rus erkeğine amerikan erkeğine, kadınlarına köpek gibi davranıyorlar bu yüzden de her türlü kızı elde ediyorlar. Rus kızlarıda türkiyeye kaçıyor çünkü türk erkeği seviyor sahipleniyor koruyor kolluyor. Türk kızlarınada it gibi davranmak lazım. O zaman kul köpek olurlar bizim kızlarımızın götü o kadar kalkık ki hiç birşey konuşulmuyor naber diyorum napacaksın diyor attığı mesaja anında cevap yazıyoz bu salak cepte diyorlar bizim kızımız için önemli olan sadece birlikte olmak isteyeceği erkeğin popüler olması. Onuda kendisi için istemiyor çevresi için arkadaşına bak ben xx kişisiyle beraberim demek için. Yemin ediyorum tiksindim türk kızından. Türk erkeginin kıymeti bilinmiyor.
    6 ...
  10. 946.
  11. türk erkeğinin bu yalnızlığının sebebi türk kızlarına fazla değer vermediğinden. abazalığının sebebi de fazla değer vermediğinden. bakın rus erkeğine amerikan erkeğine, kadınlarına gül gibi davranıyorlar bu yüzden de her türlü kızı elde ediyorlar. rus kızlarıda türkiyeden kaçıyor çünkü türk erkeği sevmiyor sahiplenmiyor dövüyor sövüyor. türk kızlarınada gül gibi davranmak lazım. o zaman hanımefendi olurlar bizim kızlarımızın duruşu o kadar dik ki abazanlar onlarla hiç birşey konuşamıyor naber diyorlar napacaksın diyor attığı mesaja anında cevap yazıyolar bu salak amma da abazan diyorlar bizim kızımız için önemli olan sadece birlikte olmak isteyeceği erkeğin adam gibi olması. onuda kendisi için istiyor çevresi için değil arkadaşına bak ben xx kişisiyle beraberim demek için değil. yemin ediyorum tiksindim türk erkeğinden. türk kızının kıymeti bilinmiyor.
    1 ...
  12. 947.
  13. şimdi geçen bir forumda okumuştum. bir öğrenci erasmus ile isveç'e gitmiş ve orada kafede bizim türk öğrenci orada kızlara bayılıp sürekli onları seyrederken, isveçlilerin pek de oralı olmadıkları olduğunu görmüş. hatta bizim türk eleman bunlarda eşcinsellik yaygın mı acaba, niye kızlara pek bakmıyorlar diye düşünmüş. ardından yanındaki isveçli öğrenci bizim türk olana göz kırpmış ve "beyaz giysili hatun hoş değil mi" demiş. öteki isveçli de siyahlı olana bayılmış. eleman da o an anladım diyor adamlar da meğersem çaktırmadan kızları kesiyorlarmış diye. işte biz bunu pek yapamadığımız için türk kızlarının gözünde basit gözüküyoruz. maalesef.
    1 ...
  14. 948.
  15. türk erkeğinden kasıt mavi t.c. kimliği taşıyan birey ise yazılan çizilen her şey hem doğrudur, hem de bütün genellemeler gibi yanlıştır.

    kadın ve erkek iç içe geçmiştir her konuda, bir birlerinin düşüncelerini, davranışlarını şekillendirmişlerdir. türk erkeği türk kadınının, türk kadını da türk erkeğinin yansımasıdır. bu durum her toplum için geçerlidir. erkeğe ilk şeklini annesi verir, annesi babasının etkisindedir, babasını da babaannesi şekillendirmiştir... diye uzar gider.

    rus erkeklerinin gamsızlığından şikayet eder rus kızları, norveç erkekleri de hiç kıskanmazlarmış kadınlarını. çoğu türk kadını bu ve benzeri durumları erkekte eksiklik olarak algılar ve '' amaaan olmaz olsun öyle erkek'' der. ama düşünmez rusya'da norveç'te taciz, tecavüz, kadına şiddet türkiye'deki kadar yaygın mıdır? o ülkelerin toplum dinamikleri erkeğe ''kadınını koru'' misyonunu yüklememiştir. türk erkeğinin kadınını korunması gereken şer odağı da diğer türk erkeklerdir, bu da kör düğümün ucudur aslında.
    0 ...
  16. 949.
  17. kezbanlıkta habire aşağılanan türk kızından bile beterdir. ataerkillikle eşitlikçilik arasında ziyan olur bu canlı türü. övünç kaynağı penis boyu, askerlik ve halı saha anılarıdır.
    1 ...
  18. 950.
  19. türkiye erkeği başka türk erkeği başkadır.
    2 ...
  20. 951.
  21. Kendisinin de pek bir özelliği olmadığı halde türk kızlarına laf söyleyen insandır.
    0 ...
  22. 952.
  23. 953.
  24. kaba saba diyenler olmuş, insanlarla birebir ilgilendiğim bir mesleğim olduğu için anlaşılır ve nazik biriyim ve yine ayni sebepten dolayi bakımıma tıraşıma kokuma vs. dikkat ediyorum.

    bücür demişler 190ım ama genelinin 170-75 arasi oldugu gercegi var uzgunum. elim kolum ayagim govdem gibi cukum de gayet iyi seviyede. der saygilarimi sunarim.
    1 ...
  25. 954.
  26. türünün tek örneğidir.

    http://dunyalilar.org/ne-...dern-turk-erkegine-2.html

    " 28 yaşında bir erkek. Türk. Beyaz yakalı. istanbul’da yaşıyor. Deyim yerindeyse Anadolu’nun bağrından kopup gelmek ona tam denk düşüyor. Onun farkı diğerlerinden biraz daha şanslı olması. Daha zeki, daha yetenekli ve rakiplerinin farkında.

    Dolayısıyla da genç yaşında sosyoekonomik ve sosyokültürel anlamda bağlılıklarını aşarak bir sıçrama göstermiş geçmiş hayatından. Zihinsel anlamda da aidiyetlerinin tabularını kırmış diyebiliriz. En önemlisi hırsı, azmi ve inadı ona ekonomik rahatlığı sağlayarak sınıf atlatmış. Şimdiden “yeni orta sınıf”a dâhil. Uzun bir sohbet ettik. Ama bu sefer daha derin.

    Modern Erkeğin ideal Kadını

    ideal kadını tanımlar mısın? Diyorum. Sevişmek için mi? Evlenmek için mi? Diye soruyor.

    Çok yabancı ya da beklenmedik bir tepki değil. Yabancı ya da beklenmedik olmaması onu doğrulamıyor elbette. Yanlış bir davranış biçimi varsa ortada onu reddetmek gerekir. Toplum bağımsız fikirleriyle yekûn bir yapı değildir. Toplumun yargı mekanizmaları sürü psikolojisi ve ‘hehe’cilikten oluşmuyor mu zaten?

    Sürü psikolojisi bildiğimiz bir şey. Bunun için hayvanları gözlemlersek minimalize edilmiş halimizi görebiliriz. Koyunlar, karıncalar vs. Keza zaman zaman insan aklının bir durumun yanlışlığını süzdüğünde ve yanlışlığına karar verdiğinde bile “çoğunluk” yanlışı doğruladığı için onun ardından gitmeye devam eder. ‘Körü körüne’lik ayrı. Bunlar galat-ı meşhurlarımıza benzer hallerimiz. ‘Hehe’ciliğimiz ise kolayı sevmemiz. Bir ideal tipi seçip, o ne derse doğrudur nasılsa diyerek aklımızın gözlerine bin yıllık zift karası sürmeler çekişimiz. Konumuz toplum değil, konumuz aslında daima toplum. Uzatmayalım, bu yazıda toplumun bir bireyinden yola çıkarak bir zihniyet sunmaya çalışacağız.

    Aşinayız sokakta “mini etekli, kırmızı ruj sürmüş, topuklu ayakkabı giymiş” kadını “bakış”larıyla taciz eden erkeklere. Bakar, süzer, izler, takip eder, peşine düşer. Hükmeder. Bakmak sanki “öz”ü itibariyle erkeğe aitmiş gibi sineye çekeriz, bazen çekmeyiz. Bunu ise limitler belirler. Otobüste hiç “pandik” yememiş çok az kadın vardır. Sorun soruşturun. Çok kadın bunu etkileşim alanlarının yoğun olduğu mekânlarda yaşamıştır. Bir çarşıda mesela, herhangi bir pazarda, yolda yürürken bir ara sokakta, konserde, otobüste… Hadi ama kadınlar, hiç mi başınıza gelmedi? Geldi değil mi? Geldi ve sustunuz. Çünkü konuşsaydınız günah yine sizindi. Çünkü siz muhtemelen erkekleri cezbetmek için toplumun “normal”inin dışında bir kıyafet giymiştiniz. Rujunuz, ojeniz, saçınız, başınız da cabası. Belki erkeklerin her şekildeki ufak bir detayla insanlıktan çıkmasını kışkırtacak bir şey giymemiştiniz ama baktınız. Cilveyle baktınız muhtemelen. Haşa! Bakmak erkeğin. Kadın, erkeğe bakıyorsa “gel” diyordur. Taciz et diyordur. Öyle ya.

    Toplumun Vicdanı Ana Rahminden Ölü Doğdu

    Bakmayı erkeğe, bakılan olmayı ise kadına biçen toplum erkeği doğruladı. Kadın baktırmak istemezse baktırmaz dedi bir çırpıda. Çünkü toplumun vicdanı ana rahminden ölü doğdu. Kadın taciz edilince sustu. Susmadığında erdemsiz oldu. Lekeli oldu. Ellenmiş oldu. Hiçbir şey yapmamış olmasının anlamı olmadı. Zaten bu hiç sorulmadı. Diyelim ki kadın toplumun merhametli yanına rastladı. Olabilir. Toplumumuzun, merhamet ve vicdansızlık arasında ara renkleri olmadığı için bu sefer de incir çekirdeği dolmadan ya da dolar mı bilemedim kadına “pandik” atan erkeği eşek sudan gelinceye kadar dövdü, yetmedi öldürdü. Oh iyi mi oldu? Adamın canı çekti n’apalım? Ahlak bekçisi kesilip canına mı kıyalım? Namusu mu insan canını mı yabana atalım? Hem bir şey yapmazsak “erkek”liğimize leke sürülmez mi? Laf gelmez mi? O zaman her zamanki film başlasın: Üç maymun! Kadın sustu çünkü “vurun kahpe”ye deyip taşlayabilirdi onu toplum. Adam gayet efendi efendi duruyor kaymamıştır eli bunca kalabalık arasında gidip de bir kadının iki bacak arasına. ‘Kaydıysa’ya mahal yok.

    Toplum vicdansız, kör. Erkek bakan. Kadın bakılan. Erkek yolda, bilmediği, tanımadığı kadına baktı. Utangaçça, aşkla veya masumane değil; arzuladı. Olamaz mı? insani bir duygu. Ama şehvetle baktı. Kadın bundan hoşlanadabilir. Ama öyle olmadı. Kadın rahatsız oldu bir küfür patlattı. Dedikodu eli kulağında: Ne pervasız ne aşifte kadın! Sonra toplum da baktı kadına. Önce kıçına sonra başına. Ne giymişti de ayartmıştı kim bilir? Buldu, bulamadı, bir şeyler uydurdu. Nihayetinde erkek yine kazandı.

    Kazanıp durduğu için erkek, yeni yeni alışkanlıklar edindi: Yolda gördüğü kadına bakmak gibi, ellemek gibi… Sonra erkeğin zihninde kadın üzerine bir tipoloji daha gelişti ve kadın ikiye ayrıldı. Yolda bakılacak kadın. ileriye götürenler buna sevişilecek kadın dedi. Bu kadınlar güzel ve seksiydi ama evlenilmezdi. isteme hakkı, karar hakkı erkeğe aitti ve o istediği kadını tanımladı. Güzel bir vücudu olmalıydı, kaşı, gözü, göbeği, kalçası vesaire vesaire detaylarıyla onu kafasında yarattı, onayladı, uyguladı. Diyelim ki: Erkeğe yolda gördüğü, beğendiği kadınla “git evlen” dedin: Ne münasebet! Bu kadınla nasıl evlenilir. Aile ne der? Elalem ne der? Konu ne der? Komşu ne der? Dedikodular mahallede gırla gider. Evlenilecek kadın da çoktan belliydi çünkü. Çok konuşmayan, sorun çıkarmayan, çok güzel olmasına gerek yok ama çirkin de olmayan, tatminkâr, edepli, sağlıklı genlere sahip ki sağlıklı aslan oğullar, asker oğullar…

    Erkek sevişmek istediği ve evlenmek istediği kadını işte böylece ikiye ayırdı ve tanımladı. Kadının zaten sevişmek isteyeceği erkek diye bir şey zaten yok, olamaz. Bu özgürlük sadece erkeğe ait yedi göbekten. Yaptıkça kahraman yaptıkça erkek. Kadın ise yaptıkça fitne, fücur.

    Bazı erkekler erkeğe has bu davranış biçimlerini -kendileri böyle yapsın veya yapmasın- işte böyle anlatıyorlar: Türk erkeği bakar ama yolda baktığı kadınla evlenmez diyorlar, diyebiliyorlar. Kimileriyse kendi algısıyla sevişmek isteyeceği kadını tanımlayıveriyor. Şöyle olsun, böyle olsun, öyle olmasın diye.

    Kafası mı karışık, ikiyüzlü mü?

    O zaman Türk erkeği ikiyüzlüdür diyebiliriz. Tabii ki çok iddialı ve sadece bir genelleme. Ama değil de diyemeyiz. Aslında Türk erkeğine ait olarak benim kafamı kurcalayan asıl özellik: Çelişkileri! Türk erkeği geleneklerle kuşatılmış ataerkil bağlarını bir türlü yırtıp aşamamakla birlikte modern hayata ardılıyor. Buralarda bir yerlerde de sıkışıp kalıyor. işin esası bu. Örneğimize dönecek olursak; ideal kadını sorduğumuz Türk erkeği: “Sevişmek için mi evlenmek için mi?” diye soruyla cevap verip ertesinde ikisini de anlatmasını istediğimizde ikisini de ayrı ayrı anlatırken sohbetin bir başka bölümünde ise şöyle söylüyor: “Beni kadının geçmişi ilgilendirmez. Huzur veriyorsa, seviyorsam hayat kadınıyla bile evlenirim.” Burada ise geleneklerden sıyrılmış, özgür ve modern bir zihniyetle karşı karşıyayız. Peki, ideal kadını tek parça görmeyip ikiye ayıran faşist akla ne oldu?

    Elbette Türk erkeği denen kimlik çok geniş bir kümeyi kapsadığı için bu kadar kolay tanımlayamayız. Ama açık olan bir şey vardır ki; bugün Türkiye’de Türk erkeği çelişkileriyle boğuşmaktadır. Annesi, yengesi, ablası ya da kısası ataerkisi bu erkeği evleneceği kadını seçeceği zaman orasından burasından çekerken; erkeğin kendini adadığı hayatı, duygularını, aşkını (Aşk çok soyut bir kavram, burada erkeğin akıl ve kalp bütünlüğüyle bir ömür hayalini kurduğu kadına duyduğu his anlamında yer verdik.) hiç hesaba katmamaktadır. Erkek ikilemde kalmış, çabalamaktadır. Kafasında edinimler vardır. Bir de tecrübe ettikleri. Edinimler anneden aktarılanlarla biçimlendirilmişken kendi tecrübeleri bambaşka yerlere düşmektedir. Kimlik bölünüp, parçalanmaktadır. Hiçbir şey o kapalı fanusların (ev, aile) içinde konuşulduğu gibi değildir. Hayat kadını kötü müdür? Belki de değildir. Modern hayatın içinde yıpranmış, parçalanmış milyonlarca kişilik ve kimlikle karşılaşıp, aldatılıp, terk edilen ve neticede yorulan erkek artık sadece huzur aramaktadır. (Huzurdan herkes farklı şey anlayabilir.) Topluma yerleşmiş namus değerlerinden kendini sıyırmıştır ama zaman zaman yine boşluğa düşüvermektedir. Onun sevişmek istediği bir kadın tipi vardır ve onu karısı olarak düşünememektedir. Karısı olarak düşündüğüyle ne yapmayı hayal etmektedir? Hepsi bir arada mümkün değildir erkek zihni için. Belki de sağlıklı cinsel hayatı olan evlilikler çok az olduğundan. Evlilik evliliktir. Kutsaldır. Seks hakkında konuşulmaz. Seks ise ayıp, tüü, kaka. Ama erkek buna çok da düşkündür? Aldatmak? Eşi bunu karşılamıyorsa evet olabilir? Eşi tatmin oluyor mudur? Umurunda mı? Olmuyorsa kadın eşini aldatabilir mi? Haşa!

    Bugün Türkiye’de ‘Modern Türk Erkeği’ ikiyüzlü mü bilemem ama kafası bir hayli karışık.

    Gülsünay Uysal

    Dünyalılar"
    2 ...
  27. 955.
  28. eli yüzü düzgün bazılarının bile dışarıdan christian grey gibi göründüğü fakat içinde şahin k. barındıran tür.
    1 ...
  29. 956.
  30. Evlenmeden önce sevgilisine kati suretle hesap ödetmeyen ama evlendikten sonra maaşına bile el koyan erkeğe Türk Erkeği denir.(beğenilen twitler)
    7 ...
  31. 957.
  32. 958.
  33. Nesli tükenmekte olan tip(eğer bu tip varsa neslinin tükenmesinin sebebi globalleşmedir). açıkçası böyle bir tipin varlığı da bence şüphelidir. Birini nelere dayanarak bu tipe dahil edeceksiniz? Fiziksel özellikleri yahut davranışlarına göre mi? fizikî özelliği sizin kalıplarınıza uymayan ya da davranış kalıplarınıza sığmayan, dışına çıkan ama türk olan erkekleri nereye koyacaksınız? Yani "şunlar şudur, şuraya mensuptur" gibi kavramlaştırmalar bence saçmalık abidesidir. türk erkeğini romantik, odun, kütük, umursamaz, evin direği olarak yorumlayanlar varken yalnızca birini seçip o tipin davranış biçimi diye sunmak hatadır. zaten her şeyin kısırlaştırıldığı bir dünya'da bu tiplerin içini de kendi beğenilerimizle kısırlaştırmamak lazım. ha şu da unutulmamalı insanın konusu olduğu şeylerde kesinlik olmaz. Robot değiliz, kodlanarak yaşam sürmüyoruz. Sözün özeti, ne davranışsal ne de fiziksel olarak "türk erkeği" diye bir şey olamaz. herkesi içine alacak bir tanımlama yaparsanız bu zaten "erkek" olur.
    2 ...
  34. 959.
  35. Sözlük erkeği Olanları çok fazla agresif ve maldır. Kendini bi bok sanır. Tipini s*kt*klerim.

    Edit: benim gibi bir insanın ağzını bile bozdunuz ya ne diyim size.
    0 ...
  36. 960.
  37. adamı tam adam gibi adamdır. şerefsizi ise tam şerefsizdir.
    0 ...
  38. 961.
  39. %20 oyhhşş
    %45 yakışıklı değil ama tatlı
    %35 tipini siktiğim.
    2 ...
  40. 962.
  41. 963.
  42. tanım yapmaya bile değmeyen erkek. Ülkeden iğrenme sebebi. Kaçacağım burdan ama bir gün.
    0 ...
  43. 964.
  44. kadın olmamasına, kadınlardan anlamamasına, kadınlar hakkında bir bok bilmemesine rağmen binlerce sav üreten canlı.
    1 ...
  45. 965.
© 2025 uludağ sözlük