yuzlerce yil kadinlari sirtina yastik koyup kambur gibi yurumeleri, erkeklerin 10 metre arkasindan yurumeleri, evin icine tikilmalarini yuksek bir ahlaki olay gibi anlatan, o cok agladiklari turbanli bacilarini biraksalar erkekler ile ayni yerde calisti diye falaka yatiracak olanlarin kendini magdur ilan etmesidir. 28 subattan once makyaj yapti diye hizbullahcilar kadinlari olduruyordu, kizlar etek ve pantolon giydi diye balatayi siyirmis bicimde dilekceler verirlerdi. 28 subat, dinci psikopatliga karsi bir tepkidir. herkes kendisi gibi olmadi diye kendini magdur sayiyorlar.
Türban, Siyasal islam'ın kadınlar üzerine egemenlik kurduğu ilkel bir bez parçasıdır ve gericiliğin, yobazlığın sembolüdür. Türbanın mucidi de Şule Yüksel Şenler denilen Araptapar, islamofaşist bir yazar bozuntusudur. Maalesef ki orta yolcu cahil ve hain liberallerin "özgürlük" adı altında türbanı savunması, ülkemizi bu noktaya getirdi. Sözde 28 Şubat mağduriyeti(!)
Türbanın kökeni taaa ilk Çağ'da Mezopotamya'daki Semitik bir toplum olan Asurlulara kadar dayanır. MÖ 1500 yıllarında bir Asur Kıralı'nın çıkardığı kanunun 40. maddesi; evli ve hür kadınların başlarını örtmesi, cariye kadınların ise başları açık gezmelerini emretti. Bu lanet ve aşağılık gelenek önce Yahudiliğe daha sonra Müslümanlığa geçti.. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2409695/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2409696/+
Tümüyle din yönetimi getirmek için siyasi islam goygoyudur. Hiç birinin kadınların haklarını umursadıkları yoktur. Konuyu ilahi emir saydıkları için zorla herkesi uydurmaya çalışırlar. Kadınlarda yüzde 0,003 gibi olan okuma oranı ancak asker ve laiklik zorlaması ile yüzde 99 a çıkmıştır. Yüzlerce yıl boyunca türbanlı bacılarının devlette yer almaları ile ilgili hiç bir istekleri olmadı, hatta kadınların parklara, kayıklara, sokaklara gitmesini bile yasakladılar. Her birisi kendi ilahi görevde sanıyor. Buna karşı çıkanı da ilahi emre karşı çıktı sayarlar. Karanlıklara gömdükleri nice kadının akıl sağlıkları, özgürlükleri hiç umurlarında bile değil.