bir türlü ısınamadığım,inanamadığım,kullanmamakta ısrar ettiğim platform. ürüne inanmadığımdan kendilerinden gelen iş tekliflerini de reddetmiştim vakti zamanında.
favorilere ekle, retweet yap gibi seçeneklerinin yanı sıra artık "bu ne amk yazmayın böyle salak-saçma şeyler" seçeneğinin de olması gereken sosyal medya.
kesinlikle teknolojinin bize en büyük jestidir twitter. insanları tanıyorsun bence twitter ile. kafa yapısını çözüyosun. bi çocuğu mu beğendin direk "aç bakıyım twitterını neler yazıyor" biriyle mi kavga ettin "aç bakıyım tweet atmış mı" biriyle aranda bir şeyler mi başladı "aç bakıyım benle ilgili bir şeyler yazmış mı" hele de eski sevgilinin hesabı. direk hergün rahat 5-10 kere tıklanıyordur. laf sokmak için gayet ideal. mükemmel bir buluşsun sen twitter. teşekkürler jack! username:@tugcecimm.
günlük tt listesinin değişmezleri justin bieber bebeleri, 1d ergenleri, 3 büyüklerin holiganları, hükümet muhalefeti, hükümet yandaşları, radyocuların ve tvcilerin bağımsız hashtaglari.
saçmasapan insanların saçmasapan aforizmalar paylaşarak, kendilerini filozof gibi göstermeye çalıştıkları site. bir de "follow-follow" gibi bir saçmalık var. kendilerini açıklayacakları yerde tutup da "takip et, takip edeyim" diye yazan mallar dolu burda. ne kadar çok takipçi, o kadar çok prestij demek sonuçta. te allam!
Yönetmen onur tan'ın amele bir galatasaray taraftarlığını eleştirdikten 5 dk sonra tekrar giremediğim site. şikayet mi etti ne yaptı anlamadım. eleştiriyi kaldıramıyor herhalde.
bildiğimiz kocakarı dedikodusunun takipçilerle yapılan şekli. amacı dışında kullanıldığı kesin fakat bu biraz da sizin kullanım amacınız, takip ettikleriniz ve çevrenizle alakalı.
not: bu zımbırtıyı blog'a, facebook'a benzetenlereydi son söylediğim, alınganlık olmasın sonra.
taraftar, justin bieber, one direction başlıkları arasında küfürbaz olursunuz. "yeter amına koyayım başka konu mu yok?" isyanları eşliğinde "sikerim lan twitterı" rahatlamasıyla son bulur.