geçenlerde ortaköy'de bir mekanda görülen uzun insan. bundan 4 yıl önce gördüğümde şarap içiyordu, bu gördüğümde ise cin ya da votka içiyordu. elinden de telefonu hiç düşmüyor, hatta masadaki muhabbete sadece kafasını sallayarak katılıyor.
akp'nin seviyesinin nerelere düştüğünün kanıtı. dini inancı falan beni ilgilendirmez. magazinci değilim, magazin muhabiri değilim, bana ne.. lakin ülke meselelerinde böyle şarlatanları kullanacak kadar düşmüşseniz, varın gidin seviyenizi düşünün akp'liler.
ben kahvehane köşelerinde oturan, bir halttan anlamayan 50 yaşındaki bir dayı olsam, vereceğim tepki şu olurdu; ''tuğçe kazaz ne la?'' harbiden ama böyle. milletin zekasıyla dalga geçiyorsunuz anladık, bari desteklemeyin yahu..
"benim amcam polis taam mıaa" diyen küçük çocuktaki kadar zeka içeren, ama ondan çok daha fazla şımarıklık içeren bir yorum yapmış olan kadın. (bkz: tuğçe kazaz ın yüce divan yorumu) para, mevki, şöhret... hiç birisi için bir insan bu kadar düşmemeli. bu gerçekten bir insan için olabilecek en onursuzca davranış.
söylediği bir kaç kelimelik cümlede bir insan nasıl bu kadar saçmalayabilir, nasıl bu kadar cehaletini sergileyebilir hayret doğrusu. "rabbim o kadar yüce ki, bugün yine eylem ve sinsi planlarınızla, milli iradeye darbe girişiminiz çok şükür ki sonuçsuz kalmıştır..."
inceleyelim:
"rabbim o kadar yüce ki..." konuyla nasıl bir ilgisi olabilir bunun? allah akpye mi oy vermiş? muhalefet ile yolsuzluk yaptığı iddia edilen vekiller arasında ikinci tarafı mı tutuyor allah? ne saçmalıyorsun kızım sen?
"... eylem ve sinsi planlarınızla..." ortada bir sinsi plan falan yok. her şey açık. hakkında yolsuzluk iddiası bulunan vekiller hakkında yüce divana sevk edilmeleri istemi var. bu usul, pek çok parlamenter sistemde var. bize has bir şey değil. yeni ortaya çıkmış bir şey de değil. tarihimizde bunun örnekleri de var. hatta yüce divana benzeyen ve aynı isme sahip bir yapı, kanun-i esaside bile var. şimdi bunun neresi sinsi plan olabilir? arkadan iş çevirme yok burada. suçlu olduğu düşünülen insanların yargılanması talebi dile getiriliyor ve bu talep reddediliyor. neticede güçlü hükümetin sıkıntısı da bu. denetlemeniz zor.
"...milli iradeye darbe girişiminiz..." vah zavallım. cumhurreisini dinlemekten beyni karıncalanmış, yazık. öğrene öğrene bir milli irade lafını öğrenmiş, onu da yanlış yerde kullanıyor maalesef. tamam, başta akpliler olmak üzere pek çok kesim bu milli irade lafının bokunu çıkardı artık, kabul. ama milli irade lafının bu kadar yersiz bir şekilde kullanıldığına ilk defa şahit oluyorum. zira eğer teklif görüşülseydi, yüce divana sevk için meclisin salt çoğunluğunun (276 vekil) onayı gerekecekti. meclis üyelerini kim seçiyor? fethullah gülen mi? hayır. millet seçiyor. hani böyle aptala anlatır gibi anlatıyorum ki bazılarının jetonu düşsün.
eee kardeşim? milletin meclisinin onayını alması gereken bir şey, nasıl olur da milli iradeye darbe olabilir? ulan sen daha oy verdiğin, seni temsil etmekle görevlendirdiğin adamların ne iş yaptıklarını bilmiyorsun, tutup bir de siyaset hakkında kaba etinden ahkam kesiyorsun. olur mu öyle?
bu kadın da siyasete atılırsa, biz bu ülkenin şifonunu çekelim. artık kokmaya başladı!
kadınlara her konuda racon kesen bazı çevrelerin benimseyemediği kişi. çünkü bizim beynimize güzel kadının bir şey hakkında fikrini söylemesi falan hoş karşılanmaz. biz onları sadece bir meta olarak görmüşüz, bir obje olarak görmüşüz.söyleyeceklerine gelirsek yahu aynı şeyleri rasim ozan kütahyalı söyleyince bir şey olmuyor da tuğçe kazaz söyeyince mi problem oluyor. şahsen ben televizyonlarda abdulkadir selvi'yi, rasim ozan kütahyalı'yı ve bilimum bıyıkları bebeleri göreceğime bu şirin mi şirin cimcimeyi görmeyi tercih ederim.
ne şartlarda şu anki yalakalanma vaziyetine ulaştığını merak ettiğim kadın. sanırım önce eşi için zaten önemsemediği dinini değiştirdi daha sonra eşinden ayrılınca paraya ihtiyacı oldu ve ülkesine yaptığı mesleğine dönmek istedi. ancak kimse ona iş verme cesaretini gösteremedi ve kendiside devir bu devir diyerek sırtını çoğunluğa ve güce yasladı. kısacası onu bu noktaya bence toplum baskısı getirdi. bunu bu hanımefendinin kendisini gündem yapan videolarını izlememiş etrafından duymuş biri olarak yazıyorum.
(bkz: koşun beyler tespit sıçtım)