kente kapandık kaldık iki cadde iki alan bir saat
mutsuzluk acıya varana kadar
artık yeminimiz bir tatar gölgesi gibi
öyle bir gölge ki belki çok dardır
kısa vakitlerinde aceleci akşamın.
"Ben bu şehre nerden geldim
Bir avuç gökyüzü için başım havalarda
Dedim ki yalnızlığım inadına büyüsün
Üç dört kişi arasında inadına çoğalsın
inadına sahipsiz gelişsin aşkım
Bir uğultu gibi dört yönümde
inadına sahipsiz
Ben bu şehre deliler gibi sevdalı geldim
Nasıl çıkıp gideceğim belirsiz.."
Bütün pencerelerde bekleyen benim,
Ve o çalmayan bütün telefonlarda
Aylardır konuşan da
Kabul...
Bir kez yolda karşılaşalım
Onunla da avunacağım
Adımı sesince duymaktan vazgeçtim
Sesini duysam, susacağım.
Yel esiyor ama
Değirmen dönmüyor
Kuraklık bu,
Adın ekmeğe dönüşmüyor.
Benim her duygum biraz hüzün gibidir diyerek bendenizi özetlemiş, Arzuhal ve Dünyanın En Güzel Arabistanı adlı kitapların yazarı, ikinci Yenici bıyıklı amcamız, şairimizdir.
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım,
inecek var deriz otobüs durur ineriz.
bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun.
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam.
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım.
nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz, sokaklarda.
Beni bırak göğe bakalım.
gibi bir doğa üstü ve uyuşturucu şiire imza atmış bir efsanedir.