Eğer istanbuldaysanız gecenin 2 sinde bile trafikte durmuş olarak görürsünüz kendinizi. Ve eğer yollarda çok vakit harcarsanız ne kadar ilğinç insanlar oldugunu görürsünüz. (bkz: arabanın içinde pet şişeye işemek).
Türkiye'de hayvan gibi selektör yapmak ve kornaya abanmaktır. Gürültüye ve psikolojik sorunlara maruz kalmaktır. Avrupa'da klakson çok çok sorunlu durumlarda kullanılır. Ayrıca klakson kullananlar pek hoş karşılanmazlar. Kültür ve görgü meselesi sanırım.
köprüde, kaliteli bir müzik eşliğinde sallabaş olmama yol açan delirtici yoğunluk. "yandaki manyağa baah lan." derse yanınızdaki insan, anlayın ki o tip benim. *
Bütün araç kullanıcıların kendi aralarında yazısız, imzasız, kağıtsız toplu bir sözleşme yaptıkları ve bu sözleşmeyi kabul ederek yola çıktıkları durumdur.
trafik kuralları
1- trafikte iki karakter vardır. taciz eden ve edilen. siz hangisi olmak istersiniz. sakın bir üçüncüden bahsetmeyin. gerçekçi olmaz.
2- trafikte vereceğiniz en kötü karar kararsız kalmaktan daha iyidir. (tecrübeyle sabittir)
3- bayan sürücülere karşı her zaman mesafeli olun. kurallara sıkı sıkıya sarılan bu sürücüler her zaman trafik akışında sorun olmuştur.
4- trafikte yol önceliği kurallarla belirlenmiş olup siz siz olun kibarlık edip kimseye yol vermeyin. yoksa biri gelip arkadan çarpabilir.
5- ve en önemlisi başkasının hatasını sakın ikaz etmeyin. böyle tartışmalar genelde büyür ve hiç hoş olmayan bir şekilde neticelenir....
öyle zannediyorum ki, ülkemizde her şey mükemmel olsa, açlık, işsizlik, eğitimsizlik, yolsuzluk, hepsi yok olsa bile, trafik ve trafikte mutasyona uğrayan insanlar hiç değişmeyecek. allah kimseyi türkiye trafiğiyle terbiye etmesin. amin.