antalyaspor karşısında öne geçmesiyle ve bunu 88. dakikaya kadar korumasıyla tüm galatasaraylıları umutlandıran takımdır. ama 88.dakikadan sonra tüm galatasaraylılar için üstünken son 5 dakikada 2 gol yemesiyle küfür yiyen takımdır.
nazan bekiroğlu hoca'nın nar ağacı isimli kitabında göz kırptığı takımdır.
Tespih taneleri gibi yan yana dizilmiş kadınların meydanda oynanan maçı seyrettiğini görünce anladım bu şehirde daha o zamanda bile futbolun kan gibi damarlardan aktığını...
bu güzide camiamız futbol a takımının servet çetin'den yediği slalom golünden sonra futbol şubesini kapatsa bir allah'ın kulu çıkıp da "aga napıyorsun" demez.
çöküş içindeki kulüp. en son 83 yılında yaşadığı şampiyonluğun ekmeğini yemeye çalışıyorlar hala, ama bugün bir bursaspor, bir eskişehirspor hatta gaziantepspor trabzon'un önüne geçmiş durumda. kaldı ki bu 3 kulübün şehirleri de sanayi şehridir, gayet normaldir. trabzon'un trabzonspor'dan başka bir markası olmaması bu çöküşün ana sebebidir.
tüm bunlara rağmen bu takım süper ligde tutunabiliyorsa başarıdır zaten. ama hala 2 sene önceki sezon için kupa istiyorlar önlerine bakacaklarına.
artık şu 2010-2011 sezonu saçmalığından kurtulmalı trabzon, yoksa işler daha kötüye gidecek.
öyle ki galatasaray'ın transfer edebileceği tek bir adam dahi yok trabzon'da. durum o kadar vahim...
hala hakkı yenmiştir diye ağlayan taraftara sahip takım.servet çetinden yediği golden sonra utanacagına ağlamaya devam eden kulup.insanda birazcık utanma Olur.
2 sene önce deplasmanda berabere kaldıklarında teşvik primi almakla suçladıkları eskişehirspor'un dün deplasmanda 3 tane boru döşediği takım. tarihteki unutulmaz ayarlara girdi bile.
kime destek olup, kime olunmayacagini ayiramayan taraftara sahip kulüp. senol günes gibi adami bile istifa'ya davet ettiler ye, helal olsun (!). o senol günes degil mi, türk futbolu'nun bitmis dedigimiz futbolcularini adam eden? o senol günes degil mi, trabzonspor'u son 30 yil icinde iki defa sampiyonluga cok ama cok yanastiran? o'nun disinda kim bu basarilari göstermis, bir isim versinler kellemi keserim. tff'nin şike toplantisinda bile her kulübün baskani kürsüde konusurken, bu görevi takimin teknik direktörü olan senol günes üstlenmistir. sonucta kendisi kulübün maasli elemani olmasina ragmen, kulübünü yönetimde bulunan adamlardan daha cok sahiplenmistir. istedigi hicbir futbolcu alinmayan, elinde büyüttügü futbolculari yönetim sayesinde kaptiran, futbol subesini tek basina ayakta tutmaya calisan adamdan bahsediyoruz. trabzonspor bu kadrosuyla düsmemeye oynuyorsa bunu kendisine borcludur.
senol günes istifa diyorsunuz ama, kim bu takimi düzlüge cikaracak? o istifa diye bagiran taraftarlar aciklarsa sevinirim. sonucta trabzonspor senol günessiz neredeyse bir hictir. ne zaman kici sikissa, senol günes'i basa getirir. 4 defa basa gelmesi bunun en iyi ispati.
istifa diye bagiran arkadaslar, siz hugo broos'lara, lazeronilere layiksiniz...
sapina kadar besiktas'liyim ulan, ama senol günes'i kendi kulübümden birisiymis gibi destekliyorum. cünkü kendisi adamdir!