halen daha neden ortasahaya ve defansın ortasına transfer yapmadığını anlamadığım takım. amına koyim çok mu iyi bi sezon geçirdiniz. futbolcular sanki çok mu yeterli. forvet desen aha burakta gitti. ne bok yiyecez şimdi. defans desen geçen sene hallaç pamuğuydu. sana yemin ediyorum o mustafayı biz akşam 11-12 halı saha maçına almayız. almayız lan. cidden bak. ama adam trabzonda ilk 11 de çıkıyor. sonra efendime söyliyim, bu takımı ben kendimi bildim bileli bir sol kanadı yok. yok arkadaş senelerdir ya araya atılan toplar ya da araya kaçan toplar. (geçen senenin ilk devresini tenzih ederim)
yönetiminde amk. selçuğa üçbeş kuruş fazla verip elinde tutamadı. gül gibi çocuk gitti, egemen gitti, jaja gitti, engin gitti... bu sene alınanların hepsi fos ( olcan hariç, amk oda gider bi dahaki sene galatasaraya) neyse. biliyorlar tabi göt verenler herkes gitse biz gitmiycez, taraftar gitmiycek, bu taraftar sadıktır, bunları biz eşek niyetine bineriz.
insan doluyor arkadaş... bu kadar seviyorda yapacak birşeyi olmuyor ya. *
Kendi bünyesinde ün kazanmış futbolcuları takımda tutmayı beceremeyen. Sadri Şener'in başkanlık görevini yürütmeye çalıştığı. Karadenizin ticari şehri Trabzon'un şehirle aşırı derecede özdeşleşmiş futbol takımıdır.
şu anki yönetim sayesinde gözümde büyüklük değerini yitirmeye başlayan, şehrimin takımı. sen al, parlat, sat, bu durumda gençlerbirliği'nden ne farkın kalır? en azından ilhan cavcav para kazanıyor bu işten sen onu da beceremiyorsun. iki sezon önce ligi fenerbahçe'yle aynı puanda bitiren takımdan kaç oyuncu bonservisiyle ayrıldı? bu oyuncular ayrıldı demek bile büyük takıma yakışmazken sen bir de bunlardan kar bile edemiyorsun. yerine gelen oyuncuların da yarın aynı muameleyi görmeyecekleri ne malum.
her sezon, artık önümüzdeki sezona bakacağız diye diye boş umutlara yelken açıyoruz, ama yine de senle çıkacağız o yola.
geçen yıl sattıklarınız yetmedi, bu yılda tam gaz devam.
birde hiçbir şey yokmuş gibi biz büyüğüz yaaa diye geçinmeleri yok mu? ulan en sağlam oyuncularını elinde tutamayan bir takım nasıl büyüğüm diye geçinir? cidden garip insanlarsınız...
ama siz bunları sineye çeker, 12 aydır kupa isteyen yönetime alkış tutarsınız...
nede olsa hepinizin beyni fenerbahçe düşmanlığıyla yıkanmış, gözlerinizin açılacağı günü özlemle beklemekteyim...
unutmadan, 6222 sadece fenerbahçe için mi işliyor acaba?
burakın galatasaraya gideceği playoff maçından önce belliydi, selçuklada görüştü maçtan önce, o yüzden oynamadı... desem?
hani siz emenike neden oynamadı demiştiniz ya bize, "sakattır, oynayamaz" raporu olduğu halde.
burak yılmazında varmı o rapordan?
yok!, zaten soranda olmaz...
nede olsa "sözde" adalet işlemeye devam edecek, kim dur diyebilir ki, dur diyenlere terörist muamelesi yapılan bir ülkede?...
bir takım düşünün ne tam 3 büyük gibi nede geriya kalan 14 küçük anadolu kulübü gibi...
bir takım düşünün 14 anadolu kulübünü mutlu edicek lig dördüncülüğü bu takımda hocanın kovulması anlamına gelen...
bir takım düşünün adı dört büyük olsada bütçesi rakiplerinin yarısı olan...
bir takım düşünün coğrafi koşulları nedeniyle bir futbolcuyu takıma getirmek istanbul'a getirmenin 2 katı zor olsun!
bir takım düşünün takımda ki bütün futbolcular 42,5 numara olsun ne 42 nede 43 hep arada...
bir takım düşünün ibrahima yattara gibi yetenekli ama sürekli şov peşinde koşan disiplin yoksunu bir futbolcuyu alsın. Serkan balcı gibi kendi takımında tutunamamış bir futbolcuyu yanına koysun. yeteneği belli ama fizik gücü yetersiz olan alanzinho'yu bunların yanına eklesin. engin baytar gibi kendi gölegesine çalım atma peşinde koşan kişilik problemleri olan bir adamı bu kadroya monte etsin. beşiktaş'ta fener'de tutunamamış bundan bir cacık olmaz denen burak yılmaz'la kadroyu iyice patlamaya hazır bombaya çevirsin. teofilo gibi şizofrenik bir adamla kodro iyice çorbaya dönsün ama yetmez. jaja gibi ruhsuz 24 yaşında 10 kulüp değiştirmiş bir adamla kadro derinliği oluştursun. umut bulut gibi her pozisyonda saç baş yolduran bir adamla bütün zorluklara bütün masa başı oyunlarına rağmen bu takım 2010-2011 sezonunda paraya karşı yetenek ve emeğin savaşını vererek şampiyonu olsun.
bir takım düşünün hak ettiği şampiyonluk masa başında çalınsın. bunu pfdk tescillesin. uefa yönetmelikleri çok açık olmasına rağmen yasa değiştirilerek sahaya yansımadı saçmalıklarıyla şampiyonluğunu çalan lig'de tutulsun, hak ettiği şampiyonluk kupası verilmesin. pfdk'dan sonra t.c ceza mahkemeleride bu takımın şikeyle şampiyonluğunun çalındığını tescillesin. bunlar bütün türkiye halkının gözleri önünde yani göz göre göre yapılsın. sırf daha az taraftarı var diye neredeyse mağdurken suçlu ilan edilsin, dalga konusu alay konusu olsun!
şimdi soruyorum size hepinizin gözleri önünde olan bu hırsızlığa ne kadar sesiniz çıktı?
bu takımda oynayıp emekleri çalınan futbolcular bunca yaşanandan sonra, yani şike ve teşvikin tescillenip yapanların hiçbir ceza almamasına rağmen sonuna kadar hak ettikleri şampiyonluğun verilmediği takımda oynamak isterlermi?
bu kulübün başkanı inançsızlığa kapılıp başka kulüplere giden futbolcuların başına silah dayayarak mı takımda tutmasını bekliyorsunuz?
galatasaray'ın alt yapısı oldu diye dalga geçen galatasaraylılara selam olsun adam yerine koyup cevap vermeye değmezsiniz tıpkı fenerbahçeliler gibi... bir farkınız yok birbirinizden. biriniz tescilli, diğeriniz tescilsiz.
isteyen, istediğiyle, istediği kadar, istediği şekilde dalga geçer, unutmayın ki bu günlerde gelir geçer, gün olur devran döner.
şaibesiz, şikesiz, teşviksiz tarihimizle türkiye'nin belki en başarılı yada en büyük spor kulübü olamasakta en şerefli spor kulübüyüz.