ne diyordu Kazım Koyuncu? Trabzonspor en güçlülerin iktidarına karşı güçsüzlerin de bir şeyler yapabileceğini gösteren takımdı. Trabzonspor herkesi yenen, statükoyu deviren hayali bir kahramandı.
peki Trabzonspor nasıl yönetiliyor?
ortalarda 7-8 yıldır gezinen bir stadyum projesi uğruna akp'nin götü yalanıyor.
türk futbolundaki pisliklerin temizlenmesine ön ayak olunması gerekirken, şike yasasının değişimi için imza atılıyor.
istanbul takımlarıyla bir olunup kendi taraftarının deplasman hevesini öldürülüyor.
taraftara müşteri muamelesi yapılıyor, her fırsatta mikrofonlara "taraftar kombinelere ilgi göstermiyor" diye dert yanılıyor. (kimse kusura bakmasın da, bütün kale arkaları kombineleri akp vekiline satılıyorsa ve o vekil de o kombineleri trabzonlu gençler'e hediye ediyorsa, ben kombine falan almam.)
basketbol kulübü dahil, diğer amatör branşlara yönetim tarafından destek verilmiyor. atıcılık takımının tesisleri yıkılıyor, fazla masraf olduğu gerekçesiyle Türkiye şampiyonu bayan futbol takımı kapatılıyor.
her şeyi geçtim, maç öncesi ve sonrası stadda çalınabilecek onca yerel şarkı (rap atma serisi, uy aha vs) varken pop müzik çalınması nasıl bir mantıktır?
kimse çıkıp da sadri şener Trabzonspor'un ne anlama geldiğini biliyor diyemez. sadri şener böyle devam etsin. ben Trabzonlu değilim. ben iktidar karşıtlığından, asi ve hırçın bir takım olduğundan Trabzonspor'u sevdim. ama bu kulüp böyle yönetilmeye devam ederse, 5 yıl içinde Trabzonspor'u tutmak için hiçbir neden kalmayacak sanırım. benim peşinde olduğum şey sportif başarı değil, bilinçtir. Trabzonspor bilinçli bir şekilde yönetilmeye başlandığında taraftar grupları gibi sorunlar kendiliğinden yok olacaktır.
edit: saraçoğlu'ndaki son maçtan sonra yönetimin aklı başına gelmiştir. umarım bu duruşlarını görevleri bitene kadar sürdürürler.
parasızlıktan şike yapamadığı söylenen ama bügün bu yalanları g.tünde patlayan güzide kulüp. malum tapeler ortalığa düşmüştür.
-tapelerden sızan ifadeler:sadri başkan şike yapacagız da para durumu ne?
-sadri : ooo çok var.
hukuk literatürüne zorla "teşvike teşebbüs" diye bir suç kazandırmış ilginç kulüp. teşvike teşebbüs bir şey var mı birader. gerizekalı derler adama. hatta dedim bile.
6222 no'lu kanun gereği teşvike teşebbüs'ten yargılanacak kulüptür.
madde 11 - (3) :kazanç veya sair menfaat vaad veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde suçun teşebbüs aşamasında kalması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
kanun okumadan ahkam kesilir mi birader ? gerizekalı derler adama. hatta dedim bile
henüz sadece iddia aşamasındadır, diğer kulüplerin suçlanamayacağı gibi trabzonspor'da suçlanamaz. karara bağlanmadı henüz. bu ülkedeki hukuk anlayışına koyayım. iddianame lan bu. iddia nedir?
6222 no'lu yasanın ilgili maddesini aynen yazıyorum:
şike ve teşvik primi
madde 11
(1) belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır. kazanç veya sair menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) kazanç veya sair menfaat vaat veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
bu yasanın 3. fıkrasına göre teşvike teşebbüs sebebiyle suçlanan kulüpmüş.
şimdi gerizekalı dediğim kişilere tekrardan gerizekalı diyerek sormak istiyorum: cezaya hükmolunan teşvike teşebbüs sebebiyle ceza alan hangi trabzonspor yöneticisi metris'te?
bazı gerizekalıların olmayan zekalarıyla ısrarla savunduğu kulüp. kulübün adı iddianamede geçiyor ve teşvike teşebbüsten yargılanması isteniyor. hiçbir yöneticisinin cezaevinde olmaması muhteşem adalet savunucusu savcının kararıdır. bunun adı iddianamedir, yani suç isnat edilen evraktır. şu an ceza evinde bulunan hiçbir adamın suçu henüz sabit görülmemiştir. içeride tutlmalarını delil karartmayı engellemek olarak açıklamış savcı. onun bir önemi yok, önemli olan iddianamede suç isnat edilip edilmediği. edilmiş mi? edilmiş. suçlu mu ? bilmiyoruz, adı geçen diğer herkesinkini bilmediğimiz gibi. benden bu kadar en fazla bu seviyeye inerek anlatabildim.
Onu bunu bırak da bunca kargaşanın içinde sadece kötü bir sezon geçirdi diye Galatasaray gibi bu işin kitabını yazmış bir kulübün olmaması ironide son nokta mıdır nedir.
bugun kazanırlarsa, hak etmeden gittikleri şampiyonlar liginde bir üst tura çıkacaklar.
kimsenin umrunda mı?
bugunkü gs-fb derbisinden sonra turu atlasalar bile 1 dakika bile konuşulmayacaklar, adamların şl maçı olduğu güne dünyanın en büyük derbisi * koyuluyor. nasıl bir eziklik nasıl bir durumdur bu anlamış değilim, kimse de çıkıp kardeşim ne biçim iş bu, fenerbahçenin galatasarayın şl maçı olsa böyle mi olurdu demiyor. evet iş lafa gelince çok güzel lak lak yapmayı biliyorsunuz hamsicikler, ama iş takımının haklarını savunmaya gelince ne mal olduğunuz belli.
bu akşam cl gruplarından elenmiş güzide takım. muhtemelen uefa avrupa ligine de çıkacakları bu ilk turun sonunda veda edecekler.
aylar önce inter galibiyeti sonrası, ki henüz grupların ilk maçıydı söylemiştim bunu ama dinleyen olmadı. herkesin götü tavana vuruyordu. şimdi de hayırlısı olsun.
not: entrylerimi arayıp bulun.
her ne olursa olsun ilk şampiyonlar ligi tecrübesinden alnının akıyla çıkmasından dolayı büyük bir alkışı hak eden takımdır.
gol yollarında vasatın altında kalmasına rağmen gurupta evinde 3 beraberlik alsada kaybetmeyerek en azından avrupa liginden devam edecekler, italyada yaptıkları sürprizi son maçta cska yapmasa şimdi 2.ci turda olacaklardı, ama olsun hala avrupada devam edecekler, ülke puanı açısından çok önemli bir misyonları var beşiktaşla beraber, kısaca tebrikler trabzonspor.