2009-2010 sezonuna 2 mağlubiyet, 1 galibiyet ile başlamış olan spor kulübü. kanımca ersun yanal'ı çok arayacaklar. trabzonspor'da gelen yönetim, giden yönetimi aratıyor. acilen kongre lazım.
ciddi sıkıntıları olan takım. zira ligde aldığı 2 mağlubiyeti de lige yeni çıkan takımlardan aldı. ayrıca diyarbakır maçından sonra broos "karşımızda organize bir takım vardı" diyerek türkiye ligi hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını göstermiştir. halbüse diyarbakır bu sezon hiç hazırlık maçı yapmamıştır, golleri atan oyuncu da tek antremanla maça çıkmıştır. broos olaya hakim olamazsa yakındır gidişi.
ölümüne destekleyen ama sabırsız oldukları için takımlarına birçok kez zarar veren bir taraftara sahip takım. bu yüzden istenmedik sonuçlar geldiğinde en son 2007-2008 sezonunda takımlarının sahalarının kapanmasına yol açan taşkınlıklar yapmışlardır. ayrıca takımın şampiyonluğa en yaklaştıkları sezon olan 1995-96'nın kader maçında rakibi fenerbahçe'ye 2-1 yenilmelerine ve rakiplerinin şampiyon olmalarına neden olmuşlardır. trabzon o maçta daha sonra fenerbahçe ve galatasaray'da oynayacak abdullah ercan'ın füzesiyle öne geçmiş ve fenerbahçe bu gole oğuz çetin'in frikiğiyle yanıt vermişti. gerek 1-0, gerekse 1-1 trabzon'a yetiyordu. saldırması gereken taraf rakibin. ancak taraftarın bu skoru yeterli görmeyerek o zamanki hocaları şenol güneş'e baskı yaparak takımı hücuma kaldırtması, takımın açık vermesine, rakibin ani bir karşı atakla aykut kocaman'ın golüyle 2-1 öne geçmesine ve şampiyonluğu kapmasına neden olmuştu. keşke tranzonspor, ersun yanal gibi takımı ayağa kaldırabilecek bir hocaya emanet edilse ve taraftarı takımın oturması için geçmesi gereken en az 2-3 yıl için sabretse, 1984'ten beri özlenen başarı gelebilir. örneğin alex ferguson, 1986'da manchester united'ın başına geldiğinde 1992'ye kadar önemli bir başarı kazanamadı ama 1992-93 sezonunda gelen şampiyon sonrası takımı ingiliz ligini domine etti.
şampiyon olabilecek taraftar kitlesine fazlasıyla sahip olmasına rağmen 20 küsür yıldır nal toplayan takımdır. bir kaç tane aldığı türkiye kupasını saymazsak. avrupada kupalarında ise kötü kelimesi yetersiz kalmaktadır. ismi cismi bilinmeyen takımlara elenmekte, kendi dengi olmayan takımlardan fark yemektedir. bir yanlışlık var ama nerede...
'ben imkansız aşklar için yaratılmışım...' şarkısını bugünlerde en içten söyleyen taraftar grubunun gönül verdiği, anadolu'nun gururu bir futbol kulübümüzdür.
alanzinho gibi bir ersun yenal kazığına süper yıldız muamelesi yapan çocukluğumuzun karadeniz fırtınası. yakın geçmişteki en başarılı dönemini ogün'lü abdullah'lı vugrinec'li kadrosuyla geçirmiştir.
kendi içindeki çatışmalar yüzünden sittim sene şampiyon olamayacak takım.. çok harika bir takım kurulmuş gibi iki maç sonucunda tepki gösteren bir taraftara sahipler.. kendileri adına üzücü tabii ki.. şöyle iddialı bir trabzon olsa da lock, salca ve beraent otobüse doluşup deplasmana gitsek..
çok güçlü taraftarı olması dışında futbol adına pek bir şey ifade etmeyen kulüptür. ekonomik yönden güçsüzdür, medyada ağırlığı yoktur, kadrosu yetersizdir, gelecek için umut vermez. Yani şampiyonluklarının hatrına 4. büyük takım diye lanse edilmektedir. halbuki alakası kalmamıştır.
büyük bir camia olduğunu geçmişteki başarılarıyla ispatlamış olan kulübümüzdür. Anadolu'dan çıkan ilk ve tek şampiyondur. Karadeniz fırtınası'dır.
kimsenin yırtınamasına gerek kalmayan bir durumdur da bu ayrıca, tabi bazı sersem abilerimizin geçmişten haberi yok o ayrı.
galatasaray altyapısı incelendiğinde daha fazla acınacak kulüp. sahip olduğu madenin artık farkına varmalı ve transfer yapacağına deliler gibi altyapısına yatırım yapmalıdır.
herkesin laz takım, karadeniz takımı, parası yok diye küçümseyerek bir köşeye ittiği, az para ile çok iş yapmayı amaçlayan, bazıları kabul etmesede 4 büyüklerden biri olan,anadolu takımları arsında 3 büyükleri en fazla yenen, anadolunun bağrından yetişmiş bir takım.
kurulalı 42 yıl olmasına rağmen önemli başarılara imza atan bir takım. şöyleki;
1-)dünyada 99 maç üst üste kendi evinde yenilmeyen tek takım.
2-)9 sezonda 6 birincilik, 3 ikincilik alan tek takım *
gibi gibi. bu başarılar kulak ardı edilmeyecek gibi olsada kimse bunu kabullenmek istemiyor. ama bir gerçek varki takım tutuyorum demeyle takım tutulmuyor.
an itibariyle cok degil sadece kasimpasaspor'u izleyerek futbol nasil oynanir, nasil pas yapilir, nasil alan daraltilir konusunda ders almasi gereken takim.