şerefsizliğin kitabını yazan şikecilere karşı taraftarlarının tertemiz mücadelesi bazılarının zoruna gider. o yüzdendir ki, sağda solda, her fırsatta, çamur atma gayreti içerisinde olup yürütülen mücadeleyi küçük düşürmeye yönelik ifadeler kullanılırlar.
trabzonspor mevcut yönetimi ile son yılların en kötü duruşuna sahip olsa da taraftarları tüm gerçekliğin farkında olarak bunu apaçık söyleyebilmektedir. bazı şeref yoksunları ise bu takım taraftarlarının aksine şikecilere kol kanat gerip, ırkçılara sahip çıkıp sahte başarılarla mutlu olmaya muhtaç köpek sürülerinden ibarettir.
daha fazla dikkate almadan, hak ettiklerini vermiş olalım böylece.
Açık açık feneri istiyorum diyen topçuyu transfer edecek kadar gurursuz ve beyinsiz bir takımdır. Yıllardır Şikecu kupamuz diye ağlarlar utanmadan. gs tüm topcularinizi aldi amk mallari.
uğur demirok'u galatasaray istedi, uğur sözüm var dedi, trabzon'a geldi. erkan zengin'e fenerbahçe teklif yaptı, erkan isveç'e gitti, ardından giden hacıosmanoğlu, ersun yanal ikilisi erkan'ı trabzon'a aldı geldi. tolgay ali arslan beşiktaş ile anlaştı denildi, yine aynı ikili almanya'ya gitti adamı bordo-mavi yaptı.
transfer yapmak maddi açıdan kulübünü düşünmediğin durumlarda çok zor bir şey değil. anladığım kadarıyla hacıosmanoğlu kulübün geleceğini düşünmeksizin pahalı transferler altına giriyor. pahalıdan ziyade yüksek maaşlar veriliyor. onların da çarkı dönüyor tabi, bu her kulüpte olan bir şey.
geçenlerde lukoil'le sponsorluk anlaşması imzalandı. az da olsa gelir eklendi. ayrıca ekim 2013'te reza'nın sahibi olduğu royal denizcilik ile sponsorluk anlaşması imzalanmıştı. passolig'in 5 yıllık geliri temlik altında. akyazı stadı'nın isim hakkı satılmış diye biliyorum.
yaftalamadan araştırmak lazım.
bir zamanlar nihat özdemir'in yönetici olarak görev aldığı kulüp taraftarları ne zamandan beri çamur atmaya başlamış?
adamlar alışkın değil istedikleri futbolcunun başkalarına gitmesine tabi. yaftalayacaklar illa.
ekleme: tolgay transferinden kulüpten yapılan açıklama doğrultusunda vazgeçilmiştir. yoksa futbolcu ve takımıyla anlaşma sağlanmıştı.
17 Aralık 2013 tarihindeki Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu bize yapıldı gibi bir haber yapmışlardı. Şimdi istedikleri fitbolcuları rahat rahat alıyorlar. Demek ki adamlar haklıymış.
sezon başında olduğu gibi yine gereksiz transferler yaparak bi cacık olacaklarını sanan kulüp. zaten erkan ve tolgay iki aya kalmaz pişman olur. bir takım.
bir kulüp oyuncuyla anlaşır sonra başkanı yöneticisi kim varsa oyuncuyla ne halt edecekse eder.
bunlar oyuncuyla fotoğraf çeker, sosyal medyaya servis eder. sonra anlaşamaz geri gönderir. öyle bir kulüp.
Baktın üstünde taraftar baskısı var,
baktın takım boka sarmış,
baktın mahkemeler geri sarmaya başladı,
baktın borçlar birikmiş, kulüp iflas etmek üzere.
Çaresi var; düşman kazan, mağdura yat. Sonra düşmanı hedef al, dikkatleri başka yöne çek, günü kurtar.
Bizdeki aziz ağanın da pek bir farkı yok aslında. O da sıkışınca vatanseverlikten, cumhuriyetten dem vurur.
bu camiaya abi tavsiyesi olarak şunu söyleyebilirim ki fenerbahçe'den kupa almak kolay sizin boyunuzu aşar. bundan önce de denediniz bunu ve aykut kocaman koydu.
şu bir gerçek ki hükümetten destek almadan trabzonspor şampiyon manpiyon olamaz nokta. hükümet desteği gerek ama sadece hükümet desteğinin yetmediğini 2010-2011 sezonunda gördük. bütün rakipler trabzonspor'a yatarken bile şampiyon olamadıysanız demek ki rakibi de iyi seçeceksiniz.
işte tam size göre bir rakip var bu ligde. galatasaray. eğer hükümetle anlaşırsanız ve bir şampiyonluk sözü alırsanız dikkat edin ki o sene rakibiniz yine bir başka hükümet takımı olan galatasaray olsun. her ne kadar aç gözlü bir takım da olsa galatasaray hükümetin sözünden dışarı çıkamaz.
asla ama asla, rakibiniz halk takımlarından biriyse (fenerbahçe, beşiktaş) hükümete çok da fazla güvenmeyin.
Sitesinden yaptığı son açıklama ile gol değil goller atmıştır. Bu kirli düzene mahkeme tutanakları, klasörleri ve hatta sayfalarına varıncaya kadar pisliklerini yüzlerine vurmuştur. Tff adı altında şikeye , ırkçılığı, eyyama, şerefsizliğe göz yuman kişiler bunu anlamayacaktır fakat tarih her zaman haklıyı haksızdan ayırmıştır. Belki tarafsız gözle bakabilen fenerbahçeli bir taraftar bu açıklama ile gerçekleri görüp , taraftarı olduğu kulübü pislik içinden kurtarmak için adım atar. işte o tarihi açıklama :
"3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan ve halen sürmekte olan şike sürecinin asıl mağduru olan futbolseverler, hala adalet beklentilerini sürdürmektedir.
Kulüp bazında şikenin 1. dereceden mağduru olan Kulübümüz, adalet isteğini ve arayışını yüksek kararlılıkla devam ettirme azminden asla vazgeçmeyecektir. Şike sürecinin mutlaka adalet menziline varacağı inancını da korumaktadır. Bu konudaki inancımızın ana dayanağı haklılığımız ve hukuk kurallarıdır.
Türkiye Futbol Federasyonunun hukuk, yasa, talimat ve içtihatları hiçe sayarak aldığı şike kararlarının, UEFA Disiplin, Kontrol ve Etik Komitesi, UEFA Temyiz Kurulu ve Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından dikkate alınmadığı herkesin malumudur.
Futbol Federasyonunun Trabzonsporun adalet mücadelesinden rahatsız olduğu, kendi hukuksuz kararlarına ram olmasını istediği de bir sır değildir.
Şike sürecinde; gerek fikstür, gerek hukuk kurullarının kararları, gerekse hakem hataları hep Trabzonsporun abartılı bir şekilde aleyhine olmaktadır.
Bu bağlamda; Şike Operasyonu kapsamında (11.07.2011 tarihinde) incelenen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırımın bilgisayarından çıkan ve Şike Davası iddianamesinin 68. klasör 282. sahifesinde yer alan Hakemlerin yakın çevrelerine sorduk, işte hakemlerimizin tuttukları, sempati duydukları takımlar başlıklı bir doküman ele geçirilmiştir. Bu listede yer alan Fenerbahçeliler olarak isimlendirilen hakemlerin başında Bülent YILDIRIM gelmektedir. Adı geçen dokümanda Trabzonsporlular olarak isimlendirilen iki hakem ismi de geçmektedir.
Dikkat çekici olan, Fenerbahçeli olarak tanımlanan hakemlerin başta Fenerbahçe olmak üzere kulübümüz de dahil her takımın maçını yönetiyor olmalarına rağmen, TRABZONSPORLULAR OLARAK TANIMLANAN HAKEMLERiN HiÇBiR FENERBAHÇE MAÇINDA GÖREV ALMIYOR OLMALARIDIR. Bu garip durum, Futbol Federasyonu tarafından bugüne kadar hiçbir şekilde izah edilememiştir. Futbol Federasyonunun, hakem atamalarında bu listedeki tanımlamalara itibar ettiği de açıktır.
Kulübümüz ve Camiamız, hakem hatalarının sürekli Trabzonspor aleyhine olmasından dolayı haklı bir şüphe içerisinde olup; ilgilileri ikaz etmektedir. Türkiye Futbol Federasyonunun bizi anlamadığı ya da anlamak istemediği ortadadır. Bizim tek isteğimiz adalettir. Karşılaşmaların adil yönetilmesini talep etmenin rakipleri ve Federasyonu neden rahatsız ettiğini de anlamak mümkün değildir.
icra makamlarının görevi; muhataplarını iyi niyet ve adaletli davrandıkları konusunda ikna etmektir. Bir kulübü hedef alarak yapılan tahrik ve tahkir içeren açıklamalar, yönetim erkini elinde bulunduranların zafiyetini, yetersizliğini ve yanlı olduğunu gösterir.
Trabzonspor, spor alanlarının bütünleştirici etkisine ve sporun kardeşliğe açılan kapı olduğuna inanmaktadır. Bu amaca ulaşmanın birinci ve olmazsa olmaz şartını da ADALETLi OLMA, ADiL DAVRANMA olarak görmekteyiz.
Bir kez daha ADALET MÜCADELEMiZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞiMiZi, HUKUK ZEMiNiNDE, ADALETi ENGELLEYEN HERKESLE VE HER MAKAMLA HAK iÇiN MÜCADELE EDECEĞiMiZi BELiRTiR, TÜRK FUTBOLUNUN DOĞRU VE ADiL ELLERDE YÜKSELEBiLECEĞiNi HATIRLATIRIZ.
Çocukluğumuzun sempatik camiası. Avrupa'da her sene mutlaka 2-3 tur atlayan, Anadolu'dan da şampiyon çıkabileceğini gösteren, üç büyüklerin taraftarlarının, bu sene biz olamazsak trabzon şampiyon olsun dediği camia iken şimdilerde ise ırkçı modda ve döveriz sizi ulen kafasıyla yaşayan itici camia olması üzücüdür. Şehirdeki negatif elektrik ve linç kültürü takıma yansımıştır. Başkan konusuna ise hiç girmeyelim.
trabzonspor - sivas maçında sahaya attıkları yabancı cisimlerle sivas kalecisinin kafasını kanlar içinde bırakan taraftarın desteklediği spor şeysi.
bu grup aynı zamanda fenerbahçe ile maç yaptığında ve taraftarı ortalığı yakıp yıktığında volkan demirel tribünleri tahrik etti diyor.
şimdi bu takımın taraftarına soruyorum;