göz göre göre hakları yendi. hakemler akpden tırstı aziiz yıldırımla kol kola giren rte yi görüp feneri şampiyon yaptı. trabzonlular da yine tırstı akpye oy atı. bu karadenizliler götünden korkuyor yahu.
"Hiçbir Soğuk seninki gibi samimi değil,
içine işlemiyor adamın..."
Sabah güneşinin deniz yüzeyindeki horon tepişiyle başlar hayat Trabzon'da, sanki o çırpınıştan feyzalır yaşam.
Gazipaşa yokuşundan merkeze doğru çıkarken "ula öldum" dediğin noktada, meydan parkı vardır. Buluşursun dostlarınla, demli demli çayını yudumlarsın.
Oturduğun yerden gözüne kestirdiğin güzel; ince narin yapısıyla sana göz kırpan "Sevgili", "Uzun Sokak'tır". Uzun Sokağında gezinirken Trabzon'un, ülkenin başka hiçbir merkez caddesinde bu kadar yakın olamazsın kimseye. O dar sokaklar arasında sana kucak açan güzellikler de vardır. Çardak'tan bol tereyağlı kıymalı pideni yedikten sonra Mimarlar Odası bahçesinde serin ve keyifli bir sohbetle yaşama doyarsın.
Bir de kunduracılar caddesi'ne uğrayıp ablaların, teyzelerin sokaktaki konuşmaları, atışmaları ve komiklikleriyle neşelenirsin biraz.
Kuyumcuların önünden geçerken hasır'lara dalınca "gözlerinin değeri yükselir". Tarihi koklamak istersen de kemeraltı'na uğramadan olmaz.
Biraz nemlidir havası Trabzon'un. Çok yorulduysan eğer akşam vakti dostlarınla çıkar boztepe'ye semaver eşliğinde Trabzon'u seyre dalarsın.
"Başka kim memleketini bu kadar yakından ve herşeyiyle görebilir ki" dersin.
Sahiplenirsin kentini en sahici duygularla yaşarsın...
avrupa gençlik olimpik oyunları, konserler, trabzonspor maçları..
yükseklerde serin, sahil şeridinde nemli bir hava..
şehrin her kesimi bordo mavi ve bir o kadar da yeşil..
varsın yağsın yağmur.. yağmurdan bize ne..
gideceğiz ya o şehre, yürüyeceğiz ya yine avni aker'e, uzun sokak'a, meydan'a, sümela'ya..
Epey Trabzonlu arkadaşım var hepsi de mert ve canciger insanlar. Memleketlerini gezmek, yetiştikleri yerleri görmek zevkli olacak. Resimlerden de yemyeşil duruyor, iştah açıyor.