merkezinde bir tane dahi ev yemeği yapan yerin olduğunu görmediğim il. ulan heryer ızgara dürüm döner vs vs.
hiç mi yemek kültürü yok arkadaş. bir tokat kebabı tutturmuşlar başkada bişey yok.
veyahutta varda ben bilmiyorum. sorduk ettik nerde olur diye. sanayide dediler ulan onada tamam gittik adam bildiğin kuru fasülye satıyor sadece sulu olarak oda kurumuş erık o denli.
sırf yemek kültürü yüzünden bir an evvel dönmek istediğim şehir.
işsizigin başkentlerinden bir şehir. kucuk esnaflar şehri. amele iş cok nitelikli iş yok. bir de trafik sorunu üst seviye... geri döndüğüm memleketim. :(
o değil de acaba diyorum, meclise böyle vekiller göndermek yerine tokat kebabı mı göndersek. bizi daha iyi temsil eder hem. hem de tokatın tanıtımına daha olumlu etki yapar.
işim gereği onlarca il gezdim ancak bu kadar geri kalmışını görmedim.
arkadaş siz buraya yerel yönetici diye kimleri seçiyorsunuz? şehrin ortasında yolun kenarına bildiğin sakatat döküyorlar her akşam. hani bir misafiri gelse insanın şöyle getirip gezdireyim diyeceği yer yok gibi birşey. şehrin arka sokaklarına bir bak yemen falan zannedersin.
her yerine gazi osman paşa'nın adı verilen memleketim. okulu,meydanı,heykeli,stadı,caddesi,sokağı her yeri gazi osman paşadır.
hemşerim murat cemcirinde bu olay garibine gitmiştir benim gibi. videoda bu olay sadece benim garibime gitti diyor ama yalnız değilsin muratcığım senden önce ben şaşırmıştım bundan 8 yıl önce ilk gittiğim zaman.
kebabın kilosu 75 lira olan, boka dönen şehir. ana caddeye ışıklarla türk bayrağı yapmışlar, bildiğiniz hakaret. ortasına da bir saat koymuşlar. Her yer ledlerle çevrili, saatin içi karanlık. cadde zaten tek gidiş tek geliş, ortasına da çit çekip -vatandaş geçmesin diye-, kocaman saksılar koymuşlar, aman tanrım didim, rezalet halde ana cadde.
bir yeşilırmak'ımız var, bok götürmekte. kenarına kurulu parktaki lambaların beşte dördü yanmıyor, geri kalanın da yarısı, yani toplam lambaların onda biri yetersiz aydınlatıyor. yani her on lambadan biri kullanılabilmekte parkta.
liseli kardeşlerimiz(!)e sakın değmeyin, saplarlar. ayrıca kendileri bankların oturma yerlerine değil yaslanılan yerlerinin üstüne oturmayı ve orada çekirdek çitlemeyi çok severler. evlerden ırak. park ile ırmak arasındaki kaldırımın park tarafına yürüyüş yolu yapıldı, sabah ve akşam saatlerinde koşan amcalar gözlemlemek mümkün. gençler yapınca bön bön bakarlar ama.
tokat şehrinin bütün boktan insanı namık kemal okulundan çıkar. (statüsünü bilmiyorum) şehrin en lüzumsuz çocuklarını yetişiren okulun başarısı yerlerde ama öğretmenlerini çok severim.
kaldırımlar kırmızı kare taşlardan gri - siyah mermere geçiş yaptı. ortasına da engelliler için sarı şerit taşlar koyuldu ama ne yazık ki şehrimizin zihinsel engelli insanları kullanmakta onu.
sokak aydınlatmalarının tepesinde gül figürü var, mal gibi durmakta.
gece hemen bir sokak arkaya giderseniz tehlikedesiniz demektir. zaten şehirde gece hayatı yok, bir disko var o da saat 12'de bomboş kalıyor.
neyse, güncel halini geçelim, dedim mi bilmiyorum, kebap 70-75 lira civarında 1 kilosu, ki zaten 1 kiloyla 2 kişi doyar. zorlasan 3. ama yiyin yani. altındaki lavaş için bile alınır bu.
ekseri avam lehçesi ile tohat olarak bilinen vilayet.
Adı nereden geliyor hiç düşündünüz mü ?
Siz düşünmeyin ben söyleyeyim. Gerçi öğrenince ufkunuz iki katına çıkmayacak ve de hayatınızın seyri değişmeyecek.
Tok; doymuş.
At; beygir
Yıllardan beri süren yalnışlik düzeltilmiş oldu. Vesselam.