koç üniversitesinde öğrenciye amerikan kültürünü empoze etmek için kullanılan araçlardan biri. öğrenci bütün sene boyunca toefl sınavına çalışarak (öss'den kurtulan bünye için çok ekstra stress arz ediyor.) bütün amerikan kültürünü ediniyor. yok şükran günü'nü kim resmi tatil yaptı? yok hangisi amerika'daki ekonomik krizi çözdü? böylece zaten amerikan özentisi olan koç öğrencisi kendini her geçen gün biraz daha kaptırıyor. biraz daha kapitalistleşiyor.
bu işin kültürel boyutu. bir diğer boyut ise koç üniversitesindeki ingilizce öğrenimindeki kaliteyi bu sınavın düşürmesi. bütün sene adam gibi derslere gelen öğrenciler son 2 ayda derslere gitmeyip toefl çalışıyorlar. özel derslere gidiyorlar falan. koç üniversitesinde haftada 20 saat ingilizce öğrenimi görülüyor. 4 seviyeden 4 ders var. toplam 16 dersin ortalamasının 2.0'ın üstündeyse öğrenci toefldan geçebiliyor. eğer altındaysa öğrencinin daha yüksek puan yapması gerekiyor. sınavlar normal ibt tarzda (bilgisayarla) olmuyor, pbt denen elle işaretleme yöntemiyle yapılıyor. 16 dersi c getir * sonra bide apayrı bir ingilizce sınavı olan toefl'a gir onu geç *.
çoğu anadili ingilizce olan insanın bile geçemeyeceği test. sonuçta sadece ingilizce yetisi değil, kültür birikimi de isteyecektir sizden. zaten bu testi almak isteyen, ya da alması gereken durumlara kadar gelebilen insanlar genelde kültürel olarak yeterli gelişmişliğe sahiptir. amerikan ingilizcesi tabanlı olması ise duyma kabiliyetini biz türkler için fazla zorlamaz.
bazı kesimlerce sadece dil tazminatını almak adına girilen sınav. girecek arkaşlara tavsiyem aman bakırköy english time da girmesinler zira yer olmadıgı icin icinde sürekli olarak fotokopi ve fax cekilen bir odada girip, sınav esnasında deli olabilirler. ayrıca bu sınava yeni girecek arkadaşlar için a piece of advice ım var nacizane section by esction;
reading: parçayı mutlaka tamamen okuyun, ne hızlı ne de yavaş. anlamadığınız cümle ya da kelimelere takılmayın, şeytan ayrıntıda gizlidir sizin zamanınızı çalmasına izin vermeyin. dinazorların beslenme şekilleriyle olanları dahil, her türlü saçma konuyla karsılasabileceginizi bilin ve sorularda her zaman icin ilk aklınıza gelen sıkkı secin.
listening: konusmacıyı sanki karsınızdaymıs gibi dinleyin hayalinizde canlandırın. integrated part larda tamamen skill leriniz devreye giriyor orda allah ne verdiyse artık.
speaking: eğer yurt dısında bulunmadıysanız merak etmeyin, ne kadar kasarsanız kasın 20 nin üstüne cıkmıyor. ortalama bir konusma ile en az 16 17 cebinizde.
wrting: independent kısmında mutlaka onceden hazırlamıs oldugunuz kalıpları (nevertheless,though,even if, at least but not last etc.) yerleştirin. bunlara cok dikkat ediyorlar. diger kısımda da tamamen size kalıyor tıpkı listening in itegrated part ında oldugu gibi.
Son olarak, bu sınavdan 100 den aşağı alanlar kendini başarılı saymamalı diye düşünüyorum, size güveniyorum:)
ömür törpüsü sınavdır. ingilizce zekaya bakmaz yeteneğe bakar, o yetenekte yoksa sizde boşuna kürek çekersiniz benim gibi. 5 aydır hazırlanıyorum toefl a hala ve hala essaylerde yapıları,kelimeleri ve prepositionları unutuyorum. Essaylerimi değerlendirmeye alan adam bir sürü yanlış çıkarıyor. Eh yeter kardeşim, eğer toefl alacaksam yurt dışında yaşarım direk, türkçeyi bile bu kadar mükemmel öğrenmedim ben. Alsınlar g*tlerine soksunlar sınavlarını.
Test of english as a faggot language
not: bunu yazalı bayağı olmuş. Aralık 19 da sınava girdim 87 aldım, oh be.
kolay mı zor mu olduğu anlaşılmayan sınav. bir kısım insan "olm çalışırsan halledersin." bir kısım insan da " hiç bulaşma." demeyi tercih ediyor. hayır yani ona göre tercih yapacaz.*
yurtdışına gitmeyi düşünen öğrencilerin mutlaka girmesi gereken sınav. ayrıca yurt dışında okumayı düşünen insanların s.a.t sınavınada girmeleri gerekir.
hem calisirken hem sınava girmek icin o 185$'ı öderken icimin cız ettiği sınav.zira adamlar nasil bir stratejiyle dillerini tüm dünyada geçerli hale getirebilmişler ki biz de onlarin dilini öğrenip,yaptıkları sınavlardan skor almak icin bi tarafimizi yirtiyoruz.
sağolsun, bana bir dönemlik boşluk yaratan sınavdır. okulumun şart koşması ve benim de bu sınavı geçemememden kaynaklanan 'okulu dondurmak' diye bir sonuç yaratmış sınavdır. ayrıca 2 yahut 3 soru ile kaçırdığım bir sınavdır.
Erasmus ögrencilerine 60 kredi ders almaları halinde muafiyet veren sınavıdır. yanı erasmus ile yurt dısına git, 60 kredi al toefl dan muaf ol. ben 4. sınıfta iş işten geçtikten sonra ogrendim. erasmus dusunen arkadaşlar varsa mutlaka gitsinler.
sanıldığı kadar zor olmayan ama fazlasıyla cep yakan, artık ticarete dönüştüğünü düşündüğüm uluslararası geçerliliği bulunan dil sınavıdır. aynı zamanda türkiye'deki üniversitelerin hazırlık sınıflarını atlamanızı da sağlar. en büyük rakibi ielts'dir. özellikle ingiltere ve diğer ingiliz bayraktarı ülkelerde her ne kadar ielts istense de, toefl her zaman daha geçerlidir.
2 sene önce amerikada üniversite başvurusu yaptığımda almamı istedikleri sınavdır. o zamanın puanıyla 200 üzerinden 193 almıştım ve bunun türkiyede geçerliliğini tesadüfen arkadaşlarla otururken farkettim .. Meğerse, neredeyse rekor kırmışım haberim yok *
Bizim hocanın sürekli; "Benim tıfıl belgem var ingilizcem süper" der durur ancak kendisiyle ingilizce diyaloğa girdiğimde adam gibi konuşamadığımdan kendisine "Bakkaldan mı aldın o belgeyi?" diye soru sormak geçti içimden ister istemez.
neyin ne olacağı belli olmayan sınav. "ahahahaha benim listening süper abi. kesin full çekicem." derseniz ayıp olur, sınav gücenir, sonra sizin kalbiniz kırılır. sonuçlar gelir ki en güvendiğiniz bölümde sçıp sıvamışsınız.
onun için iyisimi sınavdan önce kimseye beyanatta bulunmayınız. sonra yenilen haltı temizlemek zor oluyor.
allah'tan benim listening süper haa.
6 ay once girip babayı aldığım, 29 haziranda tekrar girecegim test of english as a foreign language. biraz forum tadinda olacak ama edindigim izlenimleri aktarip bir kisiye bile yardimci olursam ne mutlu bana.
daha once toefl ibt'ye girmiş biri olarak söyleyebilirim ki en zor bölüm tartışmasız speaking. soru formatı önce kısa text okuma ve hemen ardından o textle ilgili dinleme olarak karşımıza çıkıyor. diğer format ise 2 kişi arasında geçen bi diyalogla alakalı soru cevaplama. cevaplama süresi bakımından 2 tür soru tipi var. 15 saniye hazırlanma ve 45 sn cevap, 30 sn hazırlanma ve 60 sn cevap olmak üzere 6 sorudan oluşuyor. eğer pratiğiniz iyi değilse, akıcı bi ingilizceniz yoksa sınav anında kitlenip kalma durumuyla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. günlük yaşamda çok rahatça cevaplayabileceğiniz bi soruyu sınav stresi yüzünden, 60 saniyede tek kelime edemeden tamamlayabiliyorsunuz. onun için bol bol konuşma pratiği yapın ve sınav esnasında rahat olun.emin olun ordaki kimse sizden iyi konuşuyor olmayacak.yoksa speaking bölümü gerçekten hüsranla sonuçlanabilir.
"hiç mi iyi haber yok bu ibtde?" derseniz var. bana bilhassa writing bölümü gayet kolay geldi. onda da 2 soru var. 1. si dinlediğiniz bi konuşmayı yazarak özetleme, 2.si ise bi konu hakkında kendi görüşlerinizi bildirme. ilk soruda esas olan konuşmacının düşünceleri. yani siz sadece onun düşüncelerini aktaracaksınız kesinlikle sizinkini değil. ayrıca bu bölümde mutlaka konuşmacının sözlerini kağıda not alın. ne kadar çok not alırsanız okdr iyi olur yoksa unutabiliyorsunuz konuşmanın bazı bölümlerini. 2. soru ise bildiğimiz kompozisyon. benim konum şöyleydi "which one do you prefer? working in a large or small company. explain why." iyi bir puan almak istiyorsanız en az 300 kelime yazmanız tavsiye edilir. a bide writingde çok allengirli cümleler kurmaya çlşmayın. yazınız az ama öz olsun. soruya direkt olarak cevap verin. yani sorudaki cumlenin aynisini kurarak cevap verin oncelikle. arkasindan bu gorusunuzun nedenlerini siralayin. cunku adamlar sorunun tam cevabini istiyor. hava, civa duymak istemiyor. bu, her bolum icin gecerli. sade cümleler tercih edin ama ilkokul seviyesi de olmasın. giriş gelişme sonuç bölümlerine dikkat edin. ve düşüncelerinizi yazarken yerine uygun olarak first of all, secondly, thirdly, as a result of, finally, on the other hand, at the same time, however gibi ibareler kullanmak yazınıza akıcıklık ve pozitif puan kazandıracaktır.
reading bölümüne gelecek olursak hakikaten çok zorlaştırdıklarını söyleyebilirim. computer based teste göre daha uzun passagelar daha akademik kelime ve cümleler yer almaktadır. kelimelerin anlamlarını tek tek bilmenize imkan ve şerait yok. onun için kelimenin anlamını cümlenin gelişinden çıkarmaya çlşın. önemli olan parçanın tamamında ne denmek istendiğidir. bu bölümdeki diğer sorun da zaman kısıtı. zaman gerçekten parçaların uzunluğu ve zorluğuna göre çok kısa geliyor. soruları yetiştirememe korkusuyla kafadan atmak zorunda kalmamanız için okuduğunuz bi cümleyi tekrar okumayın ve okuduğunuzdan başka birşey düşünmeyin. bu bolumde baska yontem de parcayi okumadan direk sorulara gecmektir. cunku sorunun yaninda metin de geliyor. yani soruyu okuyup cevabini text icinde aramak zaman kazandirabilir.
listening bölümünün eski sistemden pek bi farkı olduğunu düşünmüyorum.
yalnızca farklı aksanlarda konuşmalar da mevcut. örn: ingiliz ve avustralya aksanı. bu bölümde de not almak işinizi kolaylaştıracak etkenlerden biridir.
özet olarak cbt den çok daha zor ve ingilizce yeteneğini daha iyi sınayan bi toefl test olmuş ibt. önceden speaking yoktu ve bilen bilmeyen herkes elini kolunu sallaya sallaya puanları cebe indiriyordu ama artık o zor gbi. sinav esnasinda baska birsey dusunmez, kendinizi tamamen sinava verirseniz istenilen puani almamak icin hicbir neden yok. gerci 4 saatlik bir sinav ve bir sure sonra ister istemez beyin baska seylere yoneliyor. sizin maharetinize kalmis.