neydim noldum dedirten oyuncu şimdi baktığımda cristiano ronaldo 'da aynı stilde gözüküyor, hız , fizik , teknik üçlüsü. ancak ne varki yıllar bu tip oyunculardan hızı alınca ortaya dakika 80 'de bojan krkic 'i alkışlatmak için kenara alınıp oyuna giren figüran henry kalıyor.
haberturk gazetesinin yoneticiler arasinda duyulan diyaloga dayandirilarak besiktas'in gelecek sezon icin kiralamak istedigini iddia ettigi oyuncu. olursa mubariz mansimov'un alacagini veya getirecegini iddia ettigi yildiz bu olacak heralde. ayrıca takımımızdaki 3. aynı kafa yapısına sahip keltoş da olacaktır.
ha fotomac'da bugun adami fenere transfer etmis o ayri konu.
sezon sonu büyük olasılıkla ayrılacak ya da satış listesine konacak. burada pep guardiola nın da kendisini kullanamadığını belirtmekte fayda var. barcelona da ibrahimovic in takımın hızlı oyununa ayak uyduramaması ve baş gösteren forvet sıkıntısı yüzünden yerine bir isim muhakkak aranacaktır yaz döneminde. ben ayrılmasından yana değilim ancak mutlu olmadığı ve barça daki misyonunu tamamladığı bir gerçek.
not: fotomaç fanatik gibi gazetelerce, yaz döneminde ismi fenerbahçe ile anılacak futbolcuların başında gelecektir ayrıca.
bir topa elle vuruşuyla gönlümdeki tahtından inmeyecek kral futbolcu. arsenal sempatimin ljunberg ile birlikte ateşleyen "gunner". gelmiş geçmiş en iyi golcülerden biri olmakla beraber asla barça'ya gitmemesi gerekendi.
zamanın arsenal kaptanı olarak, şimdinin karizmatik kaptanı o zamanı yeni yetmesi fabregas'la birlikte verdiği efsane röportajda bir kaptan nasıl olur ders vermiştir.
iş alın teri hırsızlığının padişahı olan korsan film, oyun ya da müzik indirmeye gelince olayın dibine vuranların kariyerinin son dünya kupasına katılmak gibi bir olayda topa elle müdahale ettiği için eleştirip emek hırsızı diye yaftaladığı futbolcu. az bile yaptı. ne yani henry'ler riberry'ler varken dünya kupası'nda izleye izleye duff'ı mı izleyecektik? biz onu her hali ile seviyoruz.
futbol tarihinin en şık hareketlerinden birini yapmıştı..
foe'nin ölümü ardından attığı golden sonra işaret parmağını gökyüzüne kaldırıp,tanrıya yanına aldığı arkadaşları için yeşil sahalarda kalplerin çarptığını göstermek için..
en çirkin hareketlerinden birini de o yaptı..
irlandalıların onca emeklerini,onca akıttıkları terlerini hiçe indirgeyen,belki kendi ülkesini bile utandıran hareketi yapıp,futbolda yasaklanmış uzuvla topa müdahale edince..
aziz misin iblis mi..
biz şimdi seni nereye yerleştiricez gönül dünyamızda henry...
aynı hareketi irlandaya karşı değilde, ingiltereye karşı yapsaydı o kadarda türk milleti tarafından tepki almayacak futbolcuydu. açıkçası bir irlandalı fransaya karşı bu hareketi yapsaydı yine bu kadar tepki göstermezdik. bu tepkinin nedeni zaten kuvvetli görünen bir takımın zayıf takımı hile ile zar zor yenmesidir. fransa'yı sevmem, henry'den hazzetmem, ancak doğruya doğru, aynı hareketi bir irlandalı yapsaydı ve irlanda bu şekilde fransayı eleseydi oh oldu der sevinirdim.
yalnız es kaza bu hareket Türkiye sınırları içerisinde olsaydı, ki herhangi bir hareket olmadan isviçre'ye elenmemizin ardından olanlar belli, maçın sonunda ne olaylar çıkardı tahmin bile edemiyorum *.
irlanda- fransa maçında yaptığı elle oynama hareketi, hakem gormedigi surece, futbol oyununun kurallari dahilinde bir hareket olmasina ragmen, her taraftan azar ve kinama ile karsi karsiya kalmis profesyonel futbolcudur.
Ota boka, en hassas ameliyatlara, amerikan futbolundan uzaya, guvenlikten zevke kadar herbir yerlere sokulmus kameralari futbol'a yerlestiremeyen fifa denen kurulusun acizliginden faydalanmak her futbolcunun boynunun borcudur.
Eger dort tane, alti tane hakem koymakla mesgul olan uluslararasi futbol organizasyonlari, eger zaten tartismali pozisyonlarda bes dakikaya kadar duran bir futbol musabakasinda hakeme oyun kenarina kadar kosup kameraya bir goz attiktan sonra karar verebilme imkani tanimiyorsa, burada ne hakemler, ne de futbolcular sorumludur.
Bazen oyle pozisyonlar olur ki, degil hakemler ve futbolcular, maci izleyen binlerce kisi bile olayi goremez. Ancak televizyonlari basinda oturan herkes hadiseyi kabak gibi gorur. bir ofsayti gercek aninda gorebilen bir hakemin zaten hakemlikten alinip insanligin daha ust mevkilerine getirilmesi gerekir, cunku ayni anda hem topun cikisini, hem ilerideki kademeyi micron saniyede yakalayabilecek bir gozun biz olumlulerin arasinda yeri yoktur, olamaz. demek ki neymis, "futbolda adalet" diye bir kavramdan bahsedilecek ise once oyuna kamera girmesi gerekir.
Hala hazirda yururlukte bulunan 19uncu yuzyil kurallari ile oyunculardan tam performans beklenemez. Bir futbolcu iyi futbol oynamak kadar, yeri geldiginde hakemi de kandirmaya yonelik oynamak zorundadir, hakem sahanin icinde oyunun parcasi olan bir faktordur, ruzgar gibi, yagmur gibi, rakip oyuncu gibi. yoksa takimi kaybeder, bu kadar basit. "ben centilmen olacagim" diye koca skoru pic etmeye hic bir futbolcunun hakki yoktur. eger futbol oyunu tam manasiyla oynansin diye bir beklenti varsa, hakem kameraya bakar, kararini oyle verir. milyonlarin televizyon'da gordugunu hakemin de gorebilmesi saglanir.
yoksa maradona'da cikar, henry'de cikar, ronaldo'da cikar, biri hakemin insan oldugu ve iki gozu oldugu, birinin onun onunu kapatacagi gercegini kullanir. ancak benim anladigim kadariyla kitle'de bundan memnundur. "futbolda pislik" gormek genel futbol izleyicisin gayet keyif aldigi bir hadisedir. futbol sadece futbol kurallari dahilinde temiz olarak oynanirsa artik eski zevkinin kalmayacagini hesaplar. icten ice bu pislik rejimini destekler.
ondan sonra sagda solda "gordun mu pezevengi elle oyna-mis (cunku fiilen gormedin; kamera sana agir cekimde bilmem ne acisindan gostermeyeydi gene goremezdin), "kor hakem de goremedi" diye soylenen bir suru tip. ben ozellikle gecen sene yapilan inanilmaz hakem hatalari (aslinda hata bile sayilmaz, cunku hakemler hadiseleri goremedi)neticesinde futbol maci seyretmeyi biraktim, sirf bu adaletsizlikler yuzunden. cunku boyle hirtliklarin prim yaptigi bir oyundan alinacak skorun, gecilecek turun, alinacak kupanin hic bir kiymeti kalmadi gozumde.
gerekeni yapmış olan adamdır. bir saniye de nerden düşünsün etik, ahlak bilmem ne. böyle durumlarda bide herkes melek olmaz mı arkadaş. hepimiz bakmamamız gereken göte bakmışızdır, o tanrının eli de bu sauron'un gözü mü?.. saniyelik etik işte.
bir eliyle önce düzeltip diğer eliyle de asist yapıp maradonaya gönderilen tanrının eli cümlesini artık tanrının elleri olarak değiştiren süper yetenek.
mükemmel bir topçudur. tanrının yıllardır boşta kalan elini kullanarak golü atmış ve takımını rüya gibi bir alana taşımıştır. sadece takımını ve arkadaşlarını değil, bütün fransayı, cezayiri, afrikadaki kolonilerini, pasifikte bir kaç adayı ve istanbul fransız kültür derneğini sevince boğmuştur. karşılığında ne kaybetmiştir?
onur, ahlak, dürüstlük?
bence değer. alpay gole giden hırvat oyuncuyu düşürmemiş, ağzımıza sıçmış, elenmemizi sağlamış ama fair play ödülü alıp şöminesinin üstüne koymuştu. şimdi kim hatırlıyor kendisini? hanginiz o değil de bir alpay vardı ne oldu ona geyiklerinden öte merak edip adamı arıyor, alpay, olum açmısın açıkta mısın, var mı bir ihtiyacın diyorsunuz? hiçbiriniz.