nick'imin kaynağı *
titi,güney amerika'da yşayan bir şempanze türü bildiğim kadarıyla.
aynı zamanda beni müthiş bir hayranlık duyduğum yaşayan efsana forvet thierry henry'nin lakabı ( bu yüzden ben de vbunu kullanıyorum) ispanyolcada "lider" anlamına gelir.ingiltere'de bazı kendini bilmez ırkçı şerefsizler,thierry henry'e ırkçılık yaparak bu lakabı takmışlar.(maymuna benzediğini düşünerek.kendileri de götüme benziyo ya neyse) fakat thierry henry insanlıgının,delikanlılığını yanında iyi bir zekaya sahip olduğundan titinin "lider" anlamına geldiğini de biliyormuş ve bu lakabı sahiplenmiş.ırkçı piçlere tokat gibi bir cevap vermiştir ve bu kez titi ırkçıların değil onu sevenlerin kullandığı bir lakabı olmuştur.
henry hakkında bir dipnot daha vereyim.henry ilgilenenler varsa dikkat etmiştir,gol attıktan sonra bileğini sırt numarası olan 14'e sürer ve daha sonra bileğini koklar.bu da 5 yaşında kaybettigi oglundan dolayı 14 sırt numarasını almasından sonra (14 1+4=5) bileğini sırt numarasına sürüp oğlunun kokusunu içine çekmesine sebep olur.adamın kralısın.aynı zamanda no to racism...
eğer futbolun bilirkişiler heyeti olsaydı, henry bu heyette yer alırdı. hikayesi gerçek bir azim ve mücadele örneğidir. doğru bir yol göstericinin * elinde, bir kanat oyuncusunun nasıl dünyanın en iyi forvetlerinden biri olduğunu ortaya koyan çabanın öznesidir. bir de insana yorulduğunu, yaşlandığını hatırlatır, büyümenin bazen ne kadar sıkıcı olabileceğini.
bir arsenal maçında robert pires' e asist yapar. kendisine atılan pası düzeltip arkası dönükken sol ayağının dışıyla pires' e aktarır. buraya kadar her şey normal de, pires pozisyonu gole çevirip sevinirken hala aynı duruşu, bir heykel donukluğunda korumaktadır. *
sadece jeneriklik golleri, top tekniği ve sürati ile değil, aynı zamanda jest ve mimikleriyle de unutulmayan yıldızdır kendisi.
2004-2006 sezonunda gerçekten mükemmellik seviyesinde arsenalda oynayan şahsiyet. nitekim dünyanın en iyisi futbol ödülünüde o yıllar arasında almıştır.
Bir fransa milli maçını izliyordum kendisinin. ileriye bir top atıldı. 20-30 metre önünde 3-4 stoper varken koşmaya başladı ve 50 metre önündeki topa herkesten önce yetişti, ayağından açtı, kalecinin üzerinden aşırtmasına rağmen top sağdaki kale direğine takıldı. O andan sonra gözümde bahtsız futbolcu henry olarak kalmıştır. Galatasaray-Arsenal maçında kalecinin taffarel olmasıda yine yaptığı harika kafa vuruşunun çıkarılmasına sebep olmuştur, ayrı bir bahtsızlıktır.
barcelona'ya hiç gitmeyip arsenal'de kalsa daha iyi olacaktı sanki. tamam barcelonada da çok önemli başarılar kazandı ama arsenalle özdeşleşmiş gibiydi...