neden ismiyle bu kadar ilgi çektiğine anlam veremediğim kitap. zira bilge olan şahıs ferrarisini bi yere bağışlamamıştır. ya da bizi şaşırtacak başka bişi yapmamıştır. satmıştır. belki yeni modelini alacaktır ya da ferrariden bıkmıştır bi sürede porscheye binecektir. kimbilir belkide sırf insanlara yüksekten bakmak için 4x4 alacaktır.
ferrarim olsa satar mıyım, olupta satana da bilge der miyim, ki bu bilge ferrariyi satıp kitap işine girmiş, kitabı milyonlar satınca ferrari bayiliği alma mışmıdır diye sorduran isyan ettiren bilgelik filan olmayan kitaptır. *
kitabın konusuyla başlık arasında pek alaka bulunmayan bir kitap. almadan önce içinde ferrarik olayların yer alacağını düşünenler epeycedir. aldıktan sonra da bu şekilde düşünenler...
fostur, hayal kırıklığıdır. medyanın ve okurların pohpohlamasıyla bir şey sanılandır. aslında kitaba iyi başlanmış ancak sonra sapıtılmıştır. hayatı çekilir kılmanın yolları, mutlu olmanın sırrı, mükemmele ulaşmak, örümceğin ağını örüşündeki o mutheşem ahenk, çiçekler, böcekler aman yarabbi hayat ne güzel! nidaları ile oluşturulmuş kitap. aslında hayata bakış açısıyla da ilgili, zaten bezmişseniz orda yazanlar sizi hiç bağlamaz. kişisel geliştirmez. ya da biz kitabı anlayamadık...
binlerce müvekkilin haklı haksız davalarını beraat ettirerek kazandığı parayla aldıklarını satıp, nirvana'ya ulaşmak adına tatile çıkan bir adamın hikayesidir.
özetle bize verdiği şudur; ben amerika dan geldim, sonra doğu din ve kültürlerini öğrenmek amacıyla sizin topraklarınızı gezdim, sonra kalkıp tekrar amerika ya döndüm ve öğrendiklerimin içinden kurnazca fikir monte edebileceğim bölümleri hikaye yaptım, işte bu şekilde sizin bildiklerinizi size satıyorum. üstelik sinsice becilleştirerek!
bizde o ferrari yi sattın mı parasını fakire fukaraya dağıtacaksın, insanlığın depreşecek, kalbin ve günahların arınacak o haram paradan, günahını affettireceksin. sattın ferrariyi para bankada! ee hani insanlık öğütleri şeklinde bir cevabı hakeden kitaptır bu.
abrtıdan başka bişey olmayan kitap.
bilge olacak adamın ferrariyle işi ne?
hadi madem bilgesin neden satıyosun? artık parayla ne işin olur? bırak biyerde git!
(bkz: popüler kitaplar okumayan insan)
"iyi hos da, bir zamanlar tibetin genclik pinarlari diye bir kitap vardi, cem sen in turkce'ye kazandirdigi, ordan fena halde esinlenilmis olmasin sakin! " diye, merak edilen kitabin adidir.
çocuğunun ölümüyle birlikte kendini işine veren ve işkolik olan bir adamın bir gün kalp krizi geçirmesiyle birlikte ferrarisini ve 300 milyon dolarını hibe edip. Dinlenmeye çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan maceraların anlatıldığı bir kitap. iyi hoş güzel kitaptır, kitapta hayatta mutlu olmak için neler yapılmalı neler yapılmamalı gibi pratik teknikler verilmektedir. Bunun yanında aa ben şimdi bunları yaparsam çok mutlu olucam nirvanaya ulaşıcam onlarca kitap okuyupda hayatı öğrenmeme gerek yok diye düşünülmemesi içinde kitapda, kitap okumanın ne kadar güzel bir şey olduğundan bahsedilmesi güzel bir durum olmuştur. Zira o teknikleride zaten ne kitaptaki John adlı karakter uygulayacaktır ne de kitabı okuyanlar. Buna rağmen yinede o kitabı okumak bitirmek bile kişiyi önceki halinden biraz daha mutlu bir hayat yaşamaya itebilmektedir.
robin sharma'nın tamamen kar amaçlı, milleti gaza getirmeye yönelik, düdük ötesi bir kitabı. "mutlu olmanın zatturu zort yolu, dost kazanmanın seks hayatına etkileri, milyarder olma ateşi" gibi insanları kandırmaya yönelik yazmış olduğu bir başka kitap. o kitapları okuyan kaç kişinin hayatı değişmiş, arkadaş sayısında artış olmuş ya da kıllı parayı götürmüştür merak konusu. insanlar da bir hevesle okur bunları sanki kökten bir değişime uğrayacak gibi. kitap bitince, zannedersin yeniden doğdun ama yok öyle bir şey hayatım. ertesi gün yine aynı sensin. hiç bir fark yok çünkü.
herkesin kolayca düşünüp bulabileceği şeyleri tekrar tekrar söyleyen tamamen gereksiz bir yapıt.
işte nedir; maddiyat geçicidir, iç huzurdur, vesairedir.
bunları öğrendik zaten. okuduğum süre boyunca "eee? daha daha?" diye devam ettim, baktım bir şey gelmicek, bıraktım gitti.
yine olsa yine yaparım.
popüler modernizm toplumunun insanının içinde bulunduğu yaşamın zevkler ve anlık gereksinimler üzerine kurulu yapısında yalnızlaşmasından, anlamsızlaşmasından, içi boşalmışlığından bıkmanın bir dışa çıkışıyken yine de bu anlayışın kölesi olmaktan kurtulamamış daha fazla para kazanmayı, daha çok kadın veya erkek indirmeyi, kilo vermeyi amaçlayan garip insanların yol rehberi.
bir de the secret vardır buna benzer. onun biraz daha bilimsel sosu vardır gayri.
robin sharmanın çok satanlar listesinde hatrı sayılır bir süre kalmış kitabıdır. ondan önce bir benzeri olarak paulo coelhonun simyacı kitabı örnek gösterilebilir. *
oku oku adamın beynini siken, yinede bitmeyen kitaptır.
lan "iyi" dediler, "manyak bi kitap olm" dediler, "alıp okuyalım hacı" dedik "manitalara karşı kültürsüz kalmayalım" dedik, dedik de iyi bok yedik anasını satayım.
ne bitmez kitaptı o lan öyle! oku oku oku bi sikime varmıyo iyi mi, itiraf ediyorum sözlük yarı da bıraktım lan hatta yarı bile değil çeyrek..
bütün malını mülkünü hatta ferrari'sini bile iç huzurunu bulmak için satan bir insanın hikayesinin anlatıldığı kitap. kitabı yazan robin sharma o kadar para kazanmış ki kendine ferrari almış. madem ferrari aldın neden kitapta ki kahramana sattırdın ayıp değil mi kardeşim ?
insanı hayattan soğutan bilge. neymiş ferrarisini satacakmış dağlara çıkıp huzur bulacakmış vallahi okudum sabırla son sayfasına değin ne çıkardım peki kitaptan; ne satacak bi ferrarim var ne de çıkacak, huzur bulacak bir dağım benden bilge falan olmaz dedim. kendimi sözlüğe vurdum.