The Beatles Hamburg'da iki sene kadar sürekli olarak çalmıştır. Hamburg'dan Liverpool'a bir çok şarkıyı yazmış olarak geri dönerler, ne de güzel ederler.
John Lennon ve The Beatles siyasi kimliğini aslında açıkça ortaya koymuştur. Taxman'i dinlesek mesela, ya da hiç John Lennon'a gitmeden, önce bir Paul McCartney'den Eleanor Rigby'ye baksak, insanların yalnızlaşmaya başladığını görsek, sistemi bir güzel eleştirsek ustaca? Anlayana tabi.
The Beatles'ı gerçekten anlamış, gerçekten çok sevmiş insanlar ringo'yu * ayrı bir severler. ringo'nun grubun müziği adına kendini feda edişi, bütünlüğü bozmamak adına 0 * gösteriş ile davul çalmasını, hakkının yenmesini düşünmesine rağmen senelerce sabretmesini farkedebilen insanlar işte gerçek beatles * severlerdir kanımca.
ingiltere'den çıkan 4 tanrı.kesinlikle öyleler.bir strawberry fields i,bir here,there and everywhere i ya da,something,tomorrow never knows u ve daha ayırt edemediğim nicelerini yapabilmek için tanrı olmak lazım.
onlar bir hayal kadar uçucu ve soyuttular.. şarkıları, bakışları, çocuksulukları, saçlarının kulaklarını örtüşü herşeyleriyle adı konulamayacak bir büyünün çocuklarıydılar.. onları hiç gerçek birer insan olarak göremedik.. hey jude diye fısıldadıklarında kulağımıza, sandık ki jude biziz. arkamıza döndük baktık bizden başka bir jude var mı diye.. çok sevdik onları.. çok yakın bir o kadar da uzak bulduk..
yaşlandılar bir süre sonra. vietnam savaşı' nın semptomları onları sardı ençok.. saçlar uzadı, bıyıklar sakallar örttü soyutluklarının üstünü.. şarkılarındaki hafif bir esintinin izlerini taşıyam o hanımeli kokuları yerini barut kokusuna bıraktı.. daha çok sevdik onları. sıkılmış bir yumruk gibiydik meydanlarda.. ve walkmanler yüreğimizde çalıyordu o zamanlarda. hıncımızı şarkılardan değil amerikan deniz piyadeleri' nden çıkartıyorduk.. onları onların şarkılarıyla atıyorduk denize. ve sonra savaş vietnam' da da taksim' de de sona erdi. sopalarımızdan t cetvelleri yapıp okullarımıza döndük. birer budak bıraktık yine de kenarlarında. belki bir gün beatles yine kükrer içimizde diye, belki bir gün taksim meydanı' na birileri özgürlük heykeli dikmeye kalkar diye.
savaş sadece barut kokusunu değil, şarkılarıyla dövüştüğümüz bu çocukları da dağıttı. dünyadaki bütün savaşların kökeninde yatan aşk, onları da vurdu.. john lennon bir kadına aşık oldu.. ve egolar çarpıştı.. sevdiklerimiz paramparça oldu.. eski tadı kalmadı yesterday ' ı mırıldanarak işe gitmenin. **
bir gün ajanstan kötü bir haber tırmaladı kulaklarımızı, şarkılar yarım, inandıklarımız yaralı kaldı. john lennon' u birisi öldürmüştü. çok sevdiğini kıskandığı için öldürdüğünü söylemişti üstelik. ey aşk nelere kadirsin durumu değildi bu.. bir dönem bitmişti bizim için. bir yenisi başlayamadı hala yüreklerimizde. son duyduğumuz imagine oldu.. ve son inandığımız şey cennet oldu.
dün gazetede okuduğumuz bir haberle o cennetede kaçak kat çıktı hayat.. paul mccartney' in eskimeyen aşkı heather mills , arap şeyhlerine peşkeş çekilmiş. ey aşk neler yaraalr seni demenin tam sırası galiba şimdi..
dünyanın tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük grubudur.
yıl 1964, the beatles i feel fine adlı 45likleriyle dünyada ilk kez bilinçli olarak feedback yapan grup oluyor.
yıl 1965, ilk kez bir rock kaydında yaylı çalgılar kullanılır (bkz: yesterday) hale geliyor.
yıl 1965, ilk kez sitar popüler müzikte kullanıldı (bkz: norwegian wood).
yıl 1966, the beatles paperback writer adlı eseriyle dünyanın ilk heavy metal riffini yarattı.
yıl 1966, revolver albümünden tomorrow never knows adlı eser dünyanın ilk alternative/elektronik şarkısı oldu. (halen revolver dünyanın en önemli albümlerindendir)
yıl 1967, dünyanın ilk konsept albümüsgt pepper's lonely hearts club band çıkarıldı. progressive rock ilk kez bu albüm ile doğdu, psyhecelic rock ise tavan yaptı.
yıl 1968, hey jude, bazılarına göre brit pop'un ilk hali bu şarkıda görünüyor.
yıl 1968, helter skelter, dünyanın ilk punk örneği olarak white albumde yerini alıyor.
...
...
ve daha niceleri. beatles için söylenecek daha o kadar çok i l k var ki.
not: ayrıca the beatles, come together eseriyle red hot chili peppers'ın, rain adlı eseriyle de oasis'in tüm müzik hayatını oluşturmuştur. bir grup düşünün ki tek şarkısı ile milyonlar satan grupları yaratmış olsun. ey beatles sen ululardan ulusun.
geçtiğimiz yıla kadar albümleri bir milyarın üzerinde satmış olan dünyanın en popüler ingiliz pop-rock grubu. modern müzik kültürüne dair bildiğimiz neredeyse tüm formların ilk uygulayıcıları olmuştur bu grup. bununla beraber yapılan anketler ingiltere'de en sevilen grubun queen olduğunu göstermiştir. bu, beatles'a gölge mi düşürmüştür? hayır.
geçen günlerde yeni bi şarkısı ortaya çıkmış olan grup.galiba sanal ortamda yapılan müziklerin ilk örneği miymiş neymiş..bak şarkının adını hatırlayamadım şimdi..*
the beatles ın ki kadar hiç bir grubun sarkısı hit olmamıstır, koverlanmamıstır, satmamıstır.... ayrıca müzikal kaliteleride kırdıkları rekorlarla aynı parelelliktedir. inanılmaz armoni bilgisine sahip, baska hiç bir grupta görülmeyecek kadar yaratıcı ve süper melodilerle bir sürü baba sarkıya imza atmışlardır.
kesinlikle bir tek kötü denilecek şarkısı olmayan grup. hırs ettim bulucam ama.
not: a hard day's night öncesi dönemde ticari kaygılar çok ön planda olduğu için rakınrol olsun çamurdan olsun denilerek yapılan şarkıları saymazsak. (aslında onlarda o pür rakınrol döneminde değerlendirilirse kusursuzdurlar). kanımca belki kötü diyemesek de gereksiz tek şarkıları rocky raccoon olabiler.(evet olabiler)
edit: yahu bunu yazdık ama rocky raccoon da aylar sonra hoşuma gitmeye başladı bilader nabıcaz şu halde
ezici çoğunlukla john lennon, onun peşi sıra pırıltılarını mütevazı bir ifadeyle etrafa saçan george harrison, monoton bir paul mccartney ve kaytan bıyıklarıyla sırıtan, dünyanın en uyumlu bateristi ringo starr.
onları tüm zamanların en abartılan grupçuğu olarak görenlerin önce müzik kalitesini ve beatles'ı iyice tanımaları gerekir. süper şarkılara sahip , hissiyatı ile ulaşılamayacak bir yerde olan ve tüm dünyayı peşlerinden sürüklermiş ''aşmış grup'' tur.
dinlemesi insanda ayri bir huzur yaratan efsane grup, lennon'ın yeri ise her zaman ayridir grupta. bir de cafe vadir ayni ismi taşiyan beyoğlunda, hoş ortamının yanı sıra güzel müzikler de çalar.
şarkıları zaman zaman coverlanan, rock dinleyicilerinin bazen aperatif bir tatlar aradığında her zaman sempatiyle bakıp birşeyler dinleyebilecekleri bir grup