can alıcı şarkı sözleri analiz edilse bence herkes tarafından sevilebilecek sanatçı. bazı parçaları yaşanmışlığın ötesinde ögeler barındırır. vede içtirir.
kızların bayıldıkları, benimse bir türlü çözemediğim hadiseler başyapıtı bir sanatçıdır. Kameraman yumruklar, içer içer sızar, kötü içerikli filmlerde oynar ve hala kızların ilgisini çekebilen sanatçıdır. kendime ben de mi öyle olmalıyım sorusunu yöneltmeme maruz bırakıldığım şarkıcıdır.
'nasıl bir hayal gücü var bu adamın?' diye şarkılarını dinlediğim sanatçı.
annem'in sevdiği ve yaramaz çocuk diye adlandırdığı şahsiyet.
(bkz: kıskanıyorum valla)
(bkz: ama hala burdasın)
birçok kişi için itici olduğuna eminim bu adamın.o tipi, çirkin burnu, elinde sigara, kafa trilyon dolaşması sürekli,seks temalı şarkıları, klipleri,pürüzlü sesi... ama benim için hepsi ona daha da aşık olmamı sağlayan çıldırtıcı detaylar, karakteristik özellikleri.birine hayran olmaktan, beğenmekten bahsetmiyorum aslında aşık olmaktan bahsediyorum.
onu ilk tanığımda 5. sınıftaydım sanırım. o zaman teneffüslerde oooo papatya diye aptal aptal şarkı söylediğimizi hatırlıyorum... görüntüsünü bilmiyordum o zaman sanırım... aklımda sadece orası var o zaman papatya şarkısının... kendimi iyi hisssettiriyordu bana. sonra aradaki zaman kayıp... ama altıncı sınıfın son gününde sınıfta rüzgar gülünü dinleyip tepindiğimizi biliyorum. sınıfta aybike diye bi kız vardı, teoman çok tatlı ya filan demişti... büyümüşüz sanırım o ara, beğenmeye de başlamışız...sekizinci sınıfta gönülçelen çıkmıştı piyasaya... deniz diye mavi gözlü bir çocuktan hoşlanıyordum karşı sınıftan... o geçerken koridorda mavi mavi mavi mavi diye deliler gibi haykırıyorduk... mutluydum teomanla... artık gazetelerden fotoğraflarını kesip de biriktiriyordum... hem şey vardı birde, uykusuz her gece nin klibinde bole bi şapka takıyodun, evet işte o halinle hayal ediyordum seni hep... kuzenim de hastaydı teomana... halının üzerine uzanıp taksinin gündüz tarifesini açmasını istiyorduk...seviyorduk onu çok... sonra lise yılları geldi çattı... hazırlıktaydım... okulun iki sınıfı arasında olan bi basket maçında birini gördüm. benden bir sınıf büyüktü. kırmızı bişiy vardı üstünde hiç unutamam... o akşam evde tüm gece senden önce senden sonrayı dinledim... bildim sanırım başıma geleceği... kupa kızı sinek valesinde birbirimize ait olduğumuzu, bir şekilde tanışacağımızı hayal ediyordum... hiç sevgilim olmamıştı.ilk i o olmalıydı. pembe suratlı çekik gözlü o bebek olmalıydı. sonra ne oldu biliyor musunuz... bizim sınıftan gerzek bi kızla çıkmaya başladı... gelip anlatıyordu kız, avcumun içinde, aşık bana şudur budur diye... işte akşamları o yüzden kıskançlık ı dinleyip ağlıyordum sabaha kadar... sonra ayrıldı benim bebeğim o gerzekten. sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir diye yazıyordum heryere...
bi sabah okula gittiğimde yanıma geldi ... teneffüste konuşalım mı dedi... gözüm karardı biliyor musun?? dersi geçiremedim bir türlü... hiç bitmedi o 40 dakika. teneffüs oldu... karşı sınıftandı. kapının önünde bekledim, geldi. elleriyle oynuyordu merdivenden beraber inerken... bahçeye çıktığımızda tanışalım önce dedi tamam dedim... adını söyledi... hala buraya yazacak gücüm yok. kalbimin bir köşesinde duruyo hala adı. üstüne çok yaşanmışlıklar var, çok güzel günler var ama hala bir şekilde sızı içimde. herneyse ben de söyledim adımı biliyorum dedi... ya bu nasıl söylenir bilmiyorum ama işte bizim x senden çok hoşlanıyo diye devam etti. o devam etti ama ben kaldım öylece.dinlemedim gerisini ama hayır da diyemedim...arkaşının aşkıydım artık. akşamları gemiler dinliyordum... en yakın arkaşıyla çıkıyordum artık... ama onunla da merhabalaşır olmuştum. aynı gün doğmuştu arkadaşıyla. ilk sevgilime bakarken hep onu hayal ettim... ilk kez birini öperken de...o sürekli sevgili değiştiriyordu. haberini 'sevgilimden' alıyordum. ve artık ona aşık olduğumu da herkes biliyordu sanırım.herkes aşıktı zaten ona. ben içlerinden sadece biriydim. kısık ses tonun, kelimelerin, tavırların teoman gibiydi. yada ben mi öyle görüyordum. seni düşünüp teomanın sarkılarında boğuluyordum...
arasıra konuşuyorduk... mesaj atıyordun arada... her mesajını 11234567890 kez okuyup saklıyordum. bir gün (lise ikiye geçtiğim yaz) bana 'duş' şarkısını sevip sevmediğimi sordun. ne ima etmeye çalıştığı 3 gün düşündüm. seviyordum zaten. seviyorum canım dedim.o şarkıyla seni daha da çok hayal etmeye başladım. görmek istiyordum seni. dokunmak istiyordum. ama sadece arada sırada tek ortak noktamız olan teomandan konuşuyorduk seninle.tüm kasetleri vardı ben de. hatta arada sana veriyordum dinlemen için. işte sen ve ben sadece bu kadardık. sonra sen gittin. mezun oldun. tabi bnm 'sevgilim' de.mezun olana kadar 3-5 arkadaşımla daha çıktın. onlar anlatıyorlardı seni bana.senden önce senden sonrayı dinliyordum ben hala. ne ekmek ne de su sensizlik korkusu, istemem yeterki sen yanımda ol, yeter diye ağlıyordum. kişisel birşey değildi bu yaşamak zordu sensiz. sen yoktun artık okulda, senin en yakın arkadaşın da yoktu. haber de yoktu senden. sevmiştim seni bir kere başkasını da sevemezdim... herkeste seni aramaktan yorulduğum bi anda ben üniversite 1 deyken bir mesaj attın... bebeğim...artık eskisi kadar ürkek değildim sana karşı... verdim cevabını ben de yazdım sana... imalı sorularına hep imalı cevaplar verdim... mesajlarımın sonuna ben de öptüm yazıyordum artık. geceleri mesajlarımız renkleniyordu. kulaklarımda bangır bangır saat 3 çalıyordu. artık seni öpmek istediğimi, gözlerinin içine bakarak saçlarını okşamak istediği söyleyebiliyordum... üstelik sen de istiyodun... her mesajını 3456789813467 kez okuyordum... teoman dinliyordum. teoman yaşıyordum. aşıktım sana hala...sonra bişey yaptım... çıkıp yanına geldim ankaraya... ben!!! hayatımda ilkkez gizli saklı iş çevirdim. 'sürpriz' yaptım sana... o kadar aptaldım kiiii... çok aptaldım inan... büyümekle büyümemek arasındaydım. beni sevip sevmediği o zaman bilmiyordum. ama ben deliydim senin için hala. ilk kez bir erkekle birlike uyudum o sendin bitanem... 'yapraklar yatağımız olmuştu' o kadar güzeldi ki herşey... o haftadan sonra seni bir daha hiç görmedim. suratına bir kez daha dokunmadım. ama bazı geceler rüyalarımdasın hala.belki başka birini seviyorum artık bilmiyorum... hayatımda başkaları oldu senden sonra. sanırım sevdim de birini... ama sen hala neden sızlatıyorsun kalbimi bilmiyorum... seninle teoman konserine gitmekti hayalimiz,ve tabi bir de metallica... ikisine de 2.5 yıldır birlikte olduğum insanla gittim. çağırdım ikisine de ama gelmedin... o şarkıları dinlerken hep sen aklımdaydın. sahne de alkollü teoman sendin. aradım seni açmadın... oysa ortak noktamızdı teoman... fotoğraflarına bakıyorum arada. çekik gözlerin hiç değişmedi ben seni tanığımdan bu yana... ben değiştim ama... çok değiştim... bu sızıyla hiç birşey yokmuş gibi yaşamayı öğrendim. beni hiç sevmediğini kabullendim. arada kıçıkırık msn konuşmalarımızda hala bekliyorum birkez seni sevmiştim demeni...teoman. hımm ona gelirsek, o yeni bir albüm yaptı insanlık halleri... bir şarkı var mavi kuş ile küçük kız diye. işte o küçük kız benim... yine albümü de aldım. ama artık kaset değil... cd.. ne çok değişmiş, ne uzun zaman geçmiş değil mi... hımm bir de 21. doğumgünümde taksimde bir barda bir şarkı söyledim... 'duş' u söylemek istemiştim ama .... papatya yı söyledim... belkide herşey 5. sınıftaki gibi kalmalıydı... teoman sadece bir karamel tadı kalmalıydı ağzımda...
(bkz: sen benim olmasan da)
(bkz: mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur)
ve son olarak...
yine seni düşündüm
bir şarkı çalınca
her an aklımdasın bak
bunca yıldan bile sonra
insan koşuşturmacayla
hayata dalınca
her fırsatta hatırlar
küçük bir anıyla
gündüz düşleriyle her an yanımdasın
her güneş açışında her batışındasın
işte; bak o sevdiğim kadın uzaklardan bana geliyor
değer bilmez insan ama o pişman bana dönüyor
yaz yağmurlarıyla güz yapraklarıyla
gündüz düşlerimde beni seviyor
yaz yağmurlarıylagüz yapraklarıyla
gündüz düşlerimde benim oluyor
bugün parkta oturdum
seyrettim çocukları
yağmur düştüğünde
hiçbiri kaçışmadı
gündüz düşleriyle her an yanımdasın
her güneş açışında batışındasın
işte; bak o sevdiğim kadın uzaklardan bana geliyor
değer bilmez insan ama o pişman beni seviyor
senfonik orkestrayla albüm çıkaracağı söylenen, fakat orkestra sadece bir kaç konserlik ufak bir buluşma gerçekleştiren türkiye'nin en ünlü rockcılarından birisi.
şarkılarıyla kendimden geçtiğim , dinlerken hayatıma tekrar dönüp baktığım güzel sesli rockçı olmasının yanında yüz ve mimikleriylede aynı zamanda yaşam tarzıylada dikkatimi celbeden güzide insan muhteşem yaratıktır.
ilk albümünden itibaren severek dinlemeye başlamdığım bir rockcı abimizdir. lakin yaş ilerledikce, karıya-kıza ve alkole düşkünlüğü yani yaşam felsefesi, benim "bir aşmışlık hali ya da felsefesi yok hırbonun en fazla şarkı söyler" dememe sebebiyet vermişdir. ekrana yansıdığı kadarıyla kendisi çok fazla alkol almakda ve kameraların karşısına ezik olarak çıkmakdadır.. Son olarak ebeyce bir zaman önce kendisini bir kameramını tokatlarken gördüm ve 1-2 ay önce bir magazin yazarı abimizden teomanın sataşdığı magazinci arkadaşın meğersem teomanın sarhoşluk halinden faydalanarak tokatlanma olayının vuku bulması için teoman'a afili bir hareket yaparak fitili ilk yakan kişi olduğunu öğrendim.**
judas priest, uriah heep, led zeppelin gibi gruplardan arak yaptığı söylenen rock müziksyeni olabilirde olmayabilirde ama arak yaptığı 1-2 şarkısınında tesadüfi benzerliklierin olmadığı bir gerçek ayrıca bu abimiz robbie williams metallicadan iyidir diye bir söz etmiştir bir röportajda.
severim, adamdır. kaygısı yoktur, sen alkolik demişsin, öteki arockçı sikine gelmez, sevilesi adamdır. dogum gününe kırk tane eski sevgilisini çağırmış, bu hatunların hepsi davete icabet etmişse adamın bir numarası vardır. sen çağır bakalım eski manitalarını, bir tanesi gelir mi?
(#5550218) nolu entrydeki "ayrıca kendine hayranlık duyan insnalardan pek hoşlanmaz..hatta biraz havai insanlar hoşuna dahi gidermiş.." cümlesini okuduktan sonra kendisini sevmemeye başladığım ve pek bi havai bi edaya takındığım kişidir.
tanım: son albümü "insanlık halleri" için biraz daha promosyon yapılması istenen şarkıcımızdır.
gözleri üstüne çekmekten hoşlanmadıını bildirmesine rağmen basın tarafından alkolüyle gündeme gelmiş adamdır..
lise yıllarında süt bir öğrencidir..ayrıca parlak bir zeka örneğidir..
boğaziçi sosyoloji mezunudur..kadınların dili iyi bilenlerdendir..
kadınlar tarafından tercih edildiği de bellidir..
üstelik iğrenç sigara eline pek yakışmaktadır..
ayrıca kendine hayranlık duyan insnalardan pek hoşlanmaz..hatta biraz havai insanlar hoşuna dahi gidermiş..*
üstelik canlı performansı da tatmin eder insanı..
seviyorum uleyn!
akılda kalması kolay, lezzetli şarkıların ve şarkı sözlerinin yaratıcısı, bahsettiğim konularda hafif kopyacı olmakla birlikte yine de dinlenesi kısa boylu kişi. hafif kasıntıdır. müzisyen kişiliğinden ayrı olarak fikirleriyle beğenimi toplamıştır. lacivert kotunu bir dönem yaz kış hiç üzerinden çıkarmamıştır. rüzgar gülüne filan fişman iğrenç remix yaparak karizmasını ayaklar altına almıştır. kadın profesörü gibi bişidir. saptamaları son derece doğrudur.