(#13633218) albümün kartonetinde tek başına dans şarkısı introsunun selda bağcan- ince ince bir kar yağar'dan alındığı söylenmesine rağmen hala bu çamur atmalar nedir anlamadım. adam bıraktı gitti müziği daha derdiniz ne? adam sevmiş demek introyu, kullanıyor.
edit : imla
Yillardir devam eden teoman kopyaci, sarki caliyo falan muhabbetini yeniden alevlendirmek degil amacim ama, bugun tek basina dans adli sarkisina denk geldim ve beynimden vurulmusa dondum. Aranjman yapicam de tamam kabul, yabanci sarkiyi al turkce soz yaz ustune cal fakat, eski bir turkce parcayi unutulmustur diye bize yeniden satmaya calisma.
edit: kubu gs uyardi saolsun, teoman selda bagcan ile anlasmali bir calisma yapmis ve kartonette belirtilmis bu durum. O zaman bende biraz kivirayim ve sozu Mehmet Tez'e birakayim: http://tinyurl.com/7p2c4ug
hani bazı sanatçılar vardır öldükten sonra değerleri anlaşılır vesaire.
teoman hala yaşarken çoğumuza bu hissi yaşattırdı. bir anlamda yaşayan ölü gibi birşey. bir anlamda zombi.
neyse, teoman hala yaşıyor.
şarkılarında. güzel bir gün ölmek içinde, istasyon insanlarında, en güzel hikayemde ve nicelerinde... hala teomana laf atan kişiler çıkıyor, gerçekten şarkı sözlerini okumayan kişiler bunlar. bunlar okusun bu şarkı sözlerini öyle gelsinler diyorum. şüphesiz, o şarkı sözlerinde anlayacakları şeyler vardır. o halde nasıl bu sözleri ( nimetleri ) reddedersiniz?
düşündüm de, aşk hiç komplike değil, basit. nereden beslendiği belli değil ve çabuk. varlığını anlayamayan, ama yok olduğunu anlayan bizler için ise son derece zor.
sana da bana da öğretildiğinin ya da deneme yanılmayla öğrenmeye çalıştığımızın tersine ayrıştırılamayan, indirgenemeyen ve dile de getirilemeyen bir şey galiba. sanki bir gaz gibi her yere yayılıyor.
blaise cendrars'ın şiirine bir baksana.
bütün millet hálá orada
yaşam şaşılacak şeylerle dolu
eczaneden çıkıyorum
teraziden şimdi indim
80 kilo çekiyorum
seni seviyorum.
hem bu kadar basit, hem de her şeyle ilintili başka bir şey gördün mü? ve de bu kadar muğlak? teraziden inmek, kilonu öğrenmek, eczaneden çıkmak kadar basit ve aynı derecede şaşılacak bir şey. doğru; yaşam şaşılacak şeylerle dolu.
peki bu denli basit bir şey niye bu kadar şaşılası etkilere açık? aşk sevginin mantık gerektirmeyen bir türü olarak, niye nefretin ve hissizliğin en mantıksızına sürükleniyor? aşk kendini küçümsemek mi, bunun bilincinde olmak mı? bilmiyorum.
haydi biraz ileri saralım ve aşkı aşk acısıyla didikleyelim; güzel günler geçti, sevginin sonbaharındayız.
neler yaparız? resimler mi ortadan kaldırılır, beraber satın alınan eşyalar mı ilk olarak? sen spor salonuna, kuaföre mi gidersin? ben halı sahaya mı?
gitmek, anahtar kelimemiz bu... çünkü sevince de gidersin, artık sevmeyince de... aşk acısı çekince de gidersin, verince de.
ve pişmanlık... bitmesine neden olduğunuz şeyler için de duyarsınız, başlamasına neden olduğunuz, geride bıraktığınız, heba ettiğiniz şeyler için de...
tesadüf bu ya, şiirin başında verilen öğüt de buymuş zaten. gitmek, terk etmek, heba etmek ve uğruna vazgeçmek üzerine...
kendini bırakmak yerine müziği bıraktığını düşündüğüm kafasının içindekilerin fazla geldiğine inandığım müzisyen. ama yapma be abi çok geç olmadan dön bu yollardan.
hayatımda bir defa konsere gittim. rüya gibiydi. "o" yanımdaydı beraberce şarkıları dinledik. hayatımın en güzel ilk günüydü. ilkti, anlamlıydı.
şimdi iyi ki diyorum..iyi ki teoman biletiymiş, o zor şar aldığımız.. benim ilkmiş, onun son.
müziği bıraktığı için kendisini takdir ettiğim ve bir o kadar da çok sevdiğim şarkıcı. Türk müziğine kattığı devrim niteliğindeki tarzıyla kitleleri kendine hayran bırakmıştır ki hala büyük kitlesi vardır. Fakat son zamanlarda kendisinin ve sevdiklerininde farkettiği üzere artık kendini tekrarlıyordu ve bu durum dev bir isme pek yakışmadı. derken teoman radikal bir kararla müziği bırakarak mesleğini adeta zirvede bırakan ender sanatçılarımızdandır.
karşılıklı rakı içmenin vermiş olduğu samimeyete dayanarak söylüyorum, müziği bırakmanı anlıyorum fakat beni, benim gibi olan bir çok arkadaşını hayranlarını sesinden ruhundan şarkılarından yoksun bırakmak olmadı sanki be teo. özlüyor insan yeni albümün çıktığında heyecanla dnr yolunu tutmayı. özlüyor insan şarkılarını can kulağıyla dinlemeyi ilk kezken. neyse uzun lafın kısası ben seni çok özledim.
duygularını zirvede yaşayan sanatçı ruhuna sahip sanat adamı.
sarhoşluk bir duygu değil ancak onu bile zirvede yaşıyor. kendisi ile yapılan bir röportajda "çok içki içmem az içiyorum ama çabuk sarhoş oluyorum demiştir."