bir rivayete göre öğrenciyken durumu olmadığından kot alamadığı için yırtık kot giyiyormuş ve arkadaşları bu yüzden dalga geçip gülüyorlarmış. ünlü olduktan sonra o yırtık kotunu giymeye de devam etmiş.
lise ikinci sınıftayım, teoman hayranı bir kızdan hoşlanılır. bir gün kolunu tuttum sınıfta, beni mi seviyon teomanı mı, teoman tabi şapşal diyerek sınıftan gülerek çıkması sonucu hala uyuz bir şekilde bu manyağı zevkle dinliyorum.
yakın bir dostundan öğrendiğim kadarıyla akp'nin yaptığı doğrudan veya dolaylı psikolojik baskı ve kendi alkol sorunu yüzünden müziği bırakmıştır. ne kadar doğru bilmiyorum.
Ülkemin en sevdiğim sanatçısı , kurtalan ekspressin mecburen dublörünü kullanmak zorunda kaldığı şahane müzisyen.
O son 10 konserinden birine iki elim kandada olsa katılacağım harika insan.
yokluğu fazlasıyla hissedilen sanatçı. aslında o var da şarkıları olmayınca hep bir şeyler eksik. aslında ardında bıraktığı klasikleri var da yeni şarkıları gelmeyince,artık yeni şarkılar yapmayacağını,yeni bir şeyle üretmeyeceğini bilince hep bir şeyler eksik kalıyor.
hayatta teoman depresyonu diye bi olay var.
bu adam mırıl mırıl mırıldanırken siz o an kendinizi sikmek istersiniz,
çünkü bu adamla aşık olmuşsunuzdur sevgilinize ve bu adamla terkedilmişsinizdir.
çünkü bu adam hep hayatınızda hep bi yerden fırlıyor. ilk görüşten sonra
bana öyle bakma diye anlayacaklar
ikimize karşı bu dünya bizi anlamıcaklar
bana öyle yaklaşma
bana öyle dokunma
(bkz: bana öyle bakma)
ilişki heyacanlı haldeyken
son defaymış gibi kaybederken kendimi en ucuz şaraplarda
son defaymış gibi kaybederken kendimi sırılsıklam vücudunda
(bkz: duş)
ilişkinin biterken
yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
(bkz: aşk kırıntıları)
''ergenlik dönemimde dünyanın altına saatli bomba koymayı düşünüyordum sinirlendiğim zamanlarda. herkesi geberteceğim! diyordum. ama ergenlik dönemim neredeyse otuz yaşıma kadar sürdü. artık bu planımdan vazgeçtim. yaşasın herkes.''