eski şarkılarını dinleyince, kişiyi 10 sene ve fazlasına götüren adam. mesela rüzgâr gülü. teoman eski şarkılarını çok özlüyorum. ben senin tabiatının taaaa. neyse bi sigara ver..
Sanatçı dediğin aykırı olmalı..
Uç noktalarda yaşamalı.
Bişiler uretebilmesi için bu gerekir zaten.
Aykırı olan rutinden farklıdır.
Ve bu yüzden aykırılar fark yaratır.
Sanatçı gibi sanatçı yani.
Ressamlıkta Van Gogh neyse müzikte teoman da odur der susarım.
Barış manço ile birlikte en güzel şarkı sözü yazarıdır. Seviyorum seni sen neden sevmedin, hayatımın anlamısın kırlangıç çiçeğim gibi 3kuruşluk şarkılar yerine aşkı, hayatı sürekli hikayeyle anlatan eşsiz bi herif. Yarından bana ne, zamparanın günlüğü, istasyon insanları vb bi ton şarkıyı ondan başka hiç kimse yazamazdı.
Keşke roman yazsa tafından yenmez.
artık bahçesinde domates sulamaktan ve onların büyüyüşünü izlemekten zevk alan biridir. hatta komşularına çiçeklerinin nasıl büyüyüp uzadıklarını sevişme tadında anlatıyor bile olabilir. mesela geçen gün de david gilmour geldi aklıma. sen o kadar serserilik yap, pompeii de kafası güzel müzikler yap, eğitime ihtiyacımız yok bizim de, sonra gel küçük bir kasabada ağzında bir ot parçasıyla salanan sandalyende uzakları seyret ve hanımının ikiniz için hazırladığı çayı "hüürp" diye iç. teoman'ın sonu da budur maalesef. şu an eminim ki çiçeklerin rüzgar vasıtasıyla birbirlerine polenlerini vererek sevişmesi ve böylece onların coşkuyla üremesinden zevk alıyordur.
her anlamda olması gereken kriterlere uygun düşünce sistemi olan, yaptığı işi ciddiye almıyormuş gibi yapıp da ciddiye alan, gerçek bir aydındır teoman. o yüzden de kendisi modern zamanların en iyi şarkıcılarındandır.
'Türkiye'den istanbul'dan, Topkapı Garı'ndan, Türk Sanat Müziği'nden, türkülerden, tıklım tıklım otobüslere binerken başkalarının önüne geçmek için çabalamaktan, folklordan, futboldan, kuyruğa girmeyi bilmeyen insanlardan, çamurdan, mahallelerinden geçtiğimde sataşan çocuklardan, ter kokusundan, din ve turizm dersinden, sokak kapıları önündeki ayakkabılardan, maşrapadan, köylülerden, minibüs muavinlerinden, tığ işlerinden, gül suyu kokusundan, başörtüsünden, alaturka tuvaletten, seccadeden, elektirk ve su kesintilerinden, bağlama ve zurna sesinden, yemek yemekten, blok flütten, halay çekenlerden göbek atanlardan, yemek kokan apartmanlardan, kalabalıktan, babasızlıktan, fakirlikten, sıskalığımdan, sevgilim olmamasından, utangaçlığımdan, ve Türk olmaktan nefret ediyorum. Midemi bulandırıyor.Lottoyu kazanmalı ve burada kalmalıyım. isviçreli olmalıyım! Burada Elvis gibi biri de olabilirim.
--spoiler--
zavallının biri. eski popülerliği kalmadı, yıllardır hit olmuş bir şarkısı yok döndü müziği bıraktı ne yapacağını bilemedi en sonda çocukken türk olmaktan nefret ettiğini açıklamış.
daha da bana kimse teoman dan bahsetmesin. eteğindekileri dökmesi çok iyi oldu.
artık benim için yoldan geçen sıradan bir adam bile ondan çok daha değerli.