bilgilendirici, haber verici gücü var bu aletin; halkın önüne çıplak gerçeği serici. televizyon muhteşem bir hediye ama bu hediyeyi akıllıca kullanabiliyor muyuz acaba? hiç kullanabildik mi?
etraftaki aptal insanların ortak fikirleri olmasına yardımcı olup onlarla uğraşmamızı sağlayan kötü alet. iyi ki internet var da gözümüze sokulanı değil de aradığımızı, öğrenmek istediğimizi öğreniyoruz, eğleniyoruz.
kendisine söylenen her şeyi mal gibi uygulayan insanlarca çeşitli biçimlerde değerlendirilen, nasıl kullanılacağı bilinmeyen alet. neymiş, aptal kutusuymuş. televizyona aptal kutusu diyen herkese "sktir len!" diyemem zira kendilerinin neyden bahsettiklerini bilmiyorum. evet pek çok insanın kullanımına göre konuşacak olursak, insanları aptallaştırdığını düşünecek olursak, aptal kutusudur bu.
fakat haftada 2-3 maç izleyip, ilgi çekici gelişmeleri haberlerden takip etmek ya da dünyanın başka bir ucundaki olayı televizyondan izleyebilmek, bu alete haksızlık edildiğini söylemek için yeterlidir. beğenmiyorsanız kaldırın atın. her kuşu dürttünüz bir televizyon kaldı anasını satayım, ne gergin insanlarmışsınız lan.
en büyük silahlardan biridir. televizyonlar en büyük icatlardan olabilirler, en değerli eşyalarımızdan da olabilirler, keyif verici de olabilirler ama bunlar gerçeği değiştirmez.
inanın bana, televizyondan duydukları bir tek lafla sokaklara dökülebilecek insan sayısı çok fazladır. televizyon öyle büyük bir silahtır ki; doğruları yanlış, yanlışları da doğru olarak kabul ettirebilir.
evlerimizde sözü geçen tek şey belki de televizyonlarımızdır. konuştuğunda hepimizin pür dikkat dinlediği şey de sadece odur.
televizyonlar çağın en tehlikeli silahlarındandır.
TELEViZYONUN iCADINA, ETKiLERi ORTAYA ÇIKTIKÇA EN ÇOK, iNSANIN iLiĞiNi KEMiĞiNi SÖMÜREN KAPiTALiST PARA BABALARI VE SiYASi UŞAKLARI SEViNMiŞTiR.
EN ETKiLi YOLMA, UYUTMA VE HEDEF GÖSTERME ALETLERi TELEViZYONDU, iNTERNET RAKiP OLMAYA BAŞLAMIŞTIR.
20. yüzyılın ortalarında insan iletişime geçmeden iletişim kurmak istedi. salonlarında oturup bir kutunun içindeki insanların aşık olmalarını, çalışmalarını, şarkı söylemelerini, ağlamalarını, sikişmelerini seyretmek istedi. televizyon! dünya'yla aranızdaki tek yönlü iletişim, tek konuşabilense dünya.
insanlığın karşılaştığı en büyük kitle imha silahı, en büyük uyuşturucu. tüketim kültürünü aşılamasının yanısıra, insanları basitleştirmek ve tektipleştirmek için kullanılan medya silahı.
ancak, eski hakimiyetini yitirmeye başladı, şöyle ki, insanlar artık önlerine konulanı değil de, tercih ettiklerini izlemek, görmek istiyorlar. bu da toplumun internete olan kaymasını hızlandırdı, en azından genç nesil bilgi edinme ve güncel dünyayı takip etme adına kullanıyor ve bu eylem televizyona olan ilginin azalmasını beraberinde getiriyor.
televizyonun yakın bir zamanda artık yokolmasını diliyorum...
günümüzde tamamen gereksiz olan cihaz. artık herkezin elinin altında bilgisayar ve internet var ve her istediklerinde istedikleri dizi olsun, film olsun veya talk show olsun erişebiliyorlar. hatta dizilerle filmleri reklam arası olmadan izleme fırsatı buluyorlar. buda oldukça fazla vakit kazancını sağliyor. nasıl ki hesap makinası icat olduğunda abaküsler ortadan kalktıysa bir on beş yirmi yıla kadar televizyonlarda tarihe karışacaktır. aha buraya yazıyorum.
öğrenci evimizde televizyon yok.eksikliğini hissetmek ne kelime aksine öyle iyi ki herşey.
geçen arkadaşların evine gittik. oturduk mal mal televizyon izledik.
bizde yok gelenlerle sürekli muhabbet ediyoruz. gülüyoruz konuşuyoruz.
bence gereksiz.
üç yıldır hayatımdan çıkarttığım obje. hiç eksikliğini hissetmediğimi söylemeliyim.* takip ettiğim birkaç dizi vardı onları da pek özlemedim. arada rast geldiğinde hepsinin bokunun çıktığını görmek de iyi ki özlememişim dedirtiyor.
anlatır durur televizyon. tarafsız değil, eşit değil, adil değil. beyin yıkar. televizyon izleyen biri medya ne bilmesini istiyorsa onu bilir. yazıktır...