klüplerin sene sonunu şampiyon olarak bitirmenin sevincini yaşarken, "ulan serhat'a meze olucaz yine" diye içlerinden geçirdiklerini düşündüğüm spor programı.
bu gece yaptıkları yayın da diğer yayınları gibi sadece kendi gündemlerinde kalacaktır. kimsenin savcılıkla bilmem ne ile uğraşacağını sanmıyorum.
gökçek babasına güvenip aziz'e gider yaparak taraftarına şirin gözükmeye çalışıyor. bunun sonucunda olacak tek şey nasıl bjk-bursa kavgalı duruma düşüp bursa buradan kendini büyük göstermeye çalışıyorsa aynı şekilde fb-a.gücü arasında husumet doğacak, taraftarlar kavga edecek, olan yine taraftara ve futbola olacaktır.
kendini futbolun yargıçları sanan ama kendi kendilerini tatmin etmekten öteye geçemeyen sözde yorumcuların olduğu ve genel olarak fenerbahçeye nereden vursam kardır mantığı ile işleyen programdır.
mutlaka izlenmesi gereken bir program yapmışlardır bu gece. emre belözoğlu ankaragücü oyuncusu kağan'a Ekrem Okumuş aracılığıyla mesaj attırıyor; mesajlar :
önceleri* komiktiler, ara sıra bakıp gülüyordum, şimdi çok şükür televizyonum yok, bakma gereği bile duymuyorum.
tahmin ediyorum ki bu programın bu kadar uzun ömürlü olmasının tek sebebi ise herkesin bu programı bir nevi komedi programı olarak görmesi. allah muhafaza herhangi bir kulübün üst düzey yöneticilerinden birisi bu adamların ortaya atıp altını dolduramadığı iddiaları ciddiye almaya kalksa bu programdaki herkes hapsi boylar.
bu akşam da 15 mayıs 2011 fenerbahçe mke ankaragücü maçında şike yapıldığı iddiasıyla ortaya çıktılar. 3 gün önce aziz yıldırım demedi sanırım "bana olan düşmanlıklarından olan şeyi olmamış, olmamışı olmuş gösteriyorlar" diye. kaşıntı seviyesi giderek artıyor yani programda.
hayır benim anlamadığım, bu programın moderatörü serhat ulueren hapis cezası aldı da bu paraya çevrilmedi mi? daha bundan birkaç hafta önce fenerbahçe, kulüp hakkında canlı yayında sallayan bülent ataman'ı mahkemeye verdi. üstelik kulübün bu yönde ne kadar güçlü olduğu ortada. bu adamlar canına mı susadı hakkaten ben bilemiyorum.
ayrıyeten iki senedir fenerbahçeyle 16 ve 33. haftalarda karşılaşan ankaragücü takımının yöneticilerinin, fenerbahçe'nin şampiyonluğa gitmesini fırsat bilip maç yaklaşınca yükselen sesleri ve sezon bittikten sonra aynı program kanalıyla ortaya atılan iddialar mide bulandırıcı.
etik kelimesinin hiçbir şekilde anlamından haberdar olmayan bir avuç kendini bilmezin yaptığı bir programdır neticede. son 2-3 aydır arda turan hakkında demediklerini bırakmayıp, ünal aysal'ın canlı yayındaki ilk cümlesinden sonra iki büklüm olup şekil değiştiren de bunlar.
umarım ortaya attıkları hiçbir şeyi kanıtlayamazlar ve birisi bunları ciddiye alıp hepsini yazılı ve görsel basından siler. bu mantaliteden kurtulunmadığı takdirde türkiye'de hiçbir spor branşı ilerleyemez.
aylardır galatasaray aleyhine yayın yaparken ağzından salyalar saçarak keyifle izleyen fenerbahçelilerin, eğer ki doğru ise(!) şike yaptığı alenen belli olan takımlarının 2. kaptanının* açığını bulup birazcık üzerine gidince bütün yorumcularına "futbol yargıcı, işe yaramaz, gereksiz" damgası vurduğu program. evet hepimiz aptalız, bir siz akıllısınız!
bu programda millet duyduğunu bile anlayıp yorumlayamıyor, pes. dün gece ekrem okumuş ile yapılan söyleşide, okumuş, maçtan önce kaan söylemezgiller'in kendisini telefonla arayıp, ailesine maç için bilet istediğini daha sonra, emre'ye maçta sert gireceğini bu yüzden emre'nin kendisine kızmamasını söylemiş. okumuş da, bunun üzerine şaka olarak, program boyunca konuşulanları yazdığını söyledi. yani olay planlı olarak önce okumuş tarafından başlatılmamış. önce kaan'ın telefonu ve emre ile ilgili ifadesi üzerine başlamış. tabii telegol'ün fasıl heyeti, meseleyi köpürtecek ya, konuş babam konuş.
bu gece reyting rekoru kırma potansiyeli olan program. sonuçta olayların bugüne gelmesinde kendilerinin de payları var. ahmet çakar'ı merakla bekliyorum.