istanbul 2010- avrupa kültür başkenti etkinlikleri dahilinde 16 ocak 2010 da taksimde sahneye çıkıcak olan adam. benim anlamadığım bu kadar tukaka edilmesine rağmen tarkanın reklamlarda hala çok etkileyici olması- diğer tanıtımlara nazaran-. iyi bi albüm beklemekten başka bi çaremiz yok kendisine yönelik. patlıyorum isimli bi şarkı dolanıyo dillerde ama o da kudurmuyorum gibi mi olacak, göreceğiz.
görüldüki hala türkiye'nin süperstar soslu megastarıdır.. aksamki konseri (bkz: 2010 istanbul avrupa kültür başkenti) tüm haber kanalları başta olmak üzere etkinliği yayınlayan televizyon kanalları tarafından büyük bir iştahla yayınlanmıştır.. hatta biz evde ısrarla mor ve ötesi seyretmek isterken tarkan izlemek zorundaydık.. ayrıca eski şarkıları çok çok daha iyidir..
Kökeni sanıldığı gibi Öntürkçe bir isim olmayan, Sezgin Burak'ın yarattığı çizgi roman kahramanına 1966 yılında kendi kökeni olan Tatarlar'dan esinlenerek Tatar Kanı'nın kısaltmasını koyması ve bu çizgi roman'ın da büyük sükse yapmasıyla Türk dünyasında yerini almış bir Türk ismidir. aynı isimli çizgi romandan sonra yaygınlaşmıştır. Daha sonra bu çizgi romanın filmleri de çekilmiştir... başrolünü ise Kartal Tibet oynamıştır...
hiç bir zaman kopya olmamıştır ama çok fazla kopyası vardır.
türk sanat müziği ile pop müziği harmanlayan ilk sanatçıdır.
''kesinlikle tutmaz!!'' denilen çoğu şeyi tutturmuştur. (ziller, oryantal)
''biz gitarımızla pop yapıyoz'' diyenlere keman, bağlama, def, kanun, ney gibi esturumanlarla müzik dersi vermiştir.
kendini uyuşturmanın ne gereği vardı be popun prensi? sen kraldın, neden düştün bu kadar?
şimdi ben yeğenime ne diyecem? küçücük çocuğa kötü örnek oldun. hayal kırıklığınada uğrattın.
boşluğa düşünce herkes hata yapar. ne olursa olsun gerçek sevenleri olarak her zaman yanındayız. bu da geçer, en kısa zamanda bu illetten kurtulması dileğiyle.
once upon a time ecnebi diyarlarında ülkemiz reklamını yapıyor diyerekten adına yasa çıkartılmış şahs ı güzaf. bu yasanın öyle bir kapsama alanı varmış ki her cihetten temsiliyeti varmış tarkanın. böyle salvolu salvolu. e yurtdışında zirveye ulaşıp ta pastoral hayatına normal normal devam eden bir ünlü olmadığı içün (mike tyson, muhammed ali, michael jackson vs.) tarkanın bu durumu sindirilip üstü örtülmekten öte, onlardan geri kalmadığımızı, post postmodern çağa ayak uydurduğumuzu örtük olarak beyan edecek bir araç olarak algılanabilir. bir nevi biz her yönümüzle sizinle paraleliz avrupa ya da sen amerika, bizi o az gelişmiş arap ülkeleriylen mukayese etmeyin, müslümanız ama bohemimiz de var, kokoinmanımız da var elhamdülillah demenin eylemcesi. neyse, biz de artık bir dönem genç kızlarımızın gönlünde yarattığı mükemmel erkek tanımındaki tahtına narkotikten rahmet, kafası güzel ortam dostlarına göt sağlığı dileriz.*
bu konudaki çok çok öznel yorumumsa tarkanın zihinsel gelişimiyle alakalı. onca sene konserden konsere göç, hayran kitlenden mütevellit bilinçsiz de olsa kendini gönderde gör ve san. sonra herşey bitti, zirveye alıştık tat vermiyor artık, yaşta kemale doğru gidiyor... e napıcaz? ben olsam felsefeyle, sosyolojiyle veyahut meşguliyetimi merakla körükleyecek bir alana yönelirim. ama bu tarkan abi! ne felsefesi anına koyim. adamın binlerce kız hayranı var, ömrü boyunca sahnelerden inmemiş, şaşaların zirvesinde büyümüş koskoca bir ulusun göz bebeği. aristonun metafiziğiyle mi uğraşsın, kant ın ahlakıyla mı? hiç cezbedici değil. zaten şarkı söylemekten bi kültür tabanı da oluşmamış adamda. e napıcaz? her şey var. amaç yok. sansasyon yaratmak tahtımı gölgeler. konserlerden de sıkıldım artık. kızın kralını siktim. bilgeden de ayrıldık. iyi kızdı lan aslında. şimdi onun gibisi de bulunmaz ki ha deyince. alayı orospu, şöhret ve para düşkünü. peki ilahi aşk? elif şafak kitap çıkartmış, güzel diyorlar. hayatın anlamı, mevlana falan. geçen mesneviye baktım anfi gibi kitap, nerden başlıcaym okumaya? kocaman kütüphane var, 3,5 kitap okudum biliyon mu. saatlerce kitap başında mı geçiricem vaktimi. ben saniyede 5000 insanı yerinden zıplatıyorum. çinli olsam kelebek etkisini pratiğe dökerim allahıma. ya aslında, türkiye ye gitsem, şöyle hava alanında bi izdiham yaratsam... ama ondan da sıkıldım, o da haz vermiyor artık. milleti sürü gibi hava alanlarında topla topla nereye kadar? yapacak birşey yok rıfat? hayat bitmiş lan. sarayda da kaldık bi değişiklik yok. hep aynı hayat işte; boş boş akıp gidiyor. hayat boş biliyon mu, her şey boş lan. en iyisi kafa bulmak abura koyim. o zaman kralsın ha. sahnede yaşıycam hiç bi haza değişmiycem bi havası var. çok farklı çok. hem kim olduğun falan da sikinde değil. kasıntı falan kalmıyor adamda. evet evet, en iyisi abi...
derken herşey bulanıklaşır, bütün sorunlar giderr.
- alo! nee narkotik mi? ama ben tarkan. hani o götüne bal sürüp yaladığınız, yani tarkan işte abi. çözüm yok mu? görev mi? elçi mi? peki medya? ne çabuk öğrendiler abi? gitti bütün şöhret amk. allahtan yalnız değilim. bi deniz vardı. sekimiydi sökemiydi neydi ya... o tecrübe etmiş, bilir böyle durumlarda ne yapılacağını. rıfaaat!