dilan polat gibi simaların el üstünde tutulduğu yeni türkiyede,
kapitalizm amentülü islamcı sloganların hiçbir karşılığı kalmadı.
yoksul semtlerdeki gençler ya militan ateizme, ya da selefiliğe yöneliyor.
israil taşeronu tekfirci selefiler, son yıllarda artan gelir adaletsizliği,
yolsuzluk,
rüşvet,
haksızlık,
zulüm vakalarıyla saflarını daha da sıkılaştırdı.
tarikatlar ve akp her geçen gün kan kaybediyor,
ve chp den trilyon kere trilyon kat daha fanatik bir düşman kazandılar.
yerli ve milli kimliğe entegre olmaya başlayan vahabiler ve tekfirci selefiler:
kuralsız kapitalizm ve adam kayırmacılığı şiar edinmiş islamcı liboş ideolojinin doğal bir sonucudur. ülke, kültürel açıdan nihai yozlaşma ve çürümeye sürükleniyor.
sanılanın aksine militan ateistler ve selefiler birbirine düşman değil, her iki grup da biz önceden bu grubun içindeydik diye hayıflanıyor.
ülke, amerikancı, natocu, müsiadçı, islamcı liboş ideolojisiyle yoksulluğa, perişanlığa sürüklendiği için,
nihilizme yönelen ülke gençleri de,
yeni bir kurtuluş arayışı içindeler.
en azından ben bu saflaşmayı, nihilist bataklığa karşı bir kurtuluş mücadelesi olarak tevil ediyorum. elbette her iki hizip de, ülke adına pek de hayırlı neticeler doğurmayacak!