diyanet işlerinin tek taraflı yapmış olduğu işlere bakarsak ne kadar laik olduğumuzu ve laik kalacağımızı görürüz. madem devlet tüm inançlara ve dinlere eşit mesafede olacak neden cem evleri ibadethane sayılmıyor? ha şimdi deniliyor ki bazı zatlar tarafından ''cem evleri ibadethane değil'' buna kim karar veriyor sen kimsin? nesin? allah ile kul arasına neden girmeye çalışıyorsun? hani allah ile kul arasına kimse giremezdi? görevin ne senin?. kabul edilsin veya edilmesin sonuç itibariyle insanlar o çatı altında allah'ı zikrediyorlar. totemde yapan insanlar olabilir sonuçta o da bir ibadettir değişen birşey yok. eğer eşitlikten bahsedilecek olursa, devletin laikliğinden bahsedeceksek kamu görevini yürüten şahıslar tarafından kimsenin inancı kendi inancına göre sorgulanmamalı ve eşit hizmet götürülmeli. kamu hizmeti yapmayla görevlendirilmiş bu kişiler şayet başkalarının inancını hor görmeye, kendine göre şekillendirmeye, onları yok etmeye çalışıyor olması görevini kötüye kullanmaktan başka birşey değildir. bu ülkenin anayasasında laiklik vurgulanmıştır. anayasaya aykırı davranmakta başlı başına bir kanunsuzluk örneğidir. devletin görevini yürütmekle mükellef olan kişilere kanunlar müdahale etmiyorsa, onları daha da çok terfi ettiriyorsa bu ülkenin laikliğinden ne kadar bahsedebiliriz ey insan? eğer şimdiki laikliği kötünün iyisi olarak addedeceksek olabilir belki ama yok ''laiktir laik kalacak'' cümlesi sadece bir temenni olabilir ancak. üzülerek belirtmek isterim ki türkiye'nin laikliği otoban yoluna göre çamurlu bir yol gibidir. biz daha yollarımızı otoban gibi yapamadık. yani halen arabamız çukurlara gire çıka gire çıka gidiyor. bu ülke eğer gerçek demokrat ve laik olursa kazanabilir. diğer türlüsü bir ileri iki geridir.
türkiye'de iyi prim yapan sloganların başında gelir. yemeye ekmek bulamıyoruz, faturalar girmiş kol gibi, işsizlikten milletin anası ağlamış, yemişim sizin laikliğinizi de dininizi de.
cenaze, konferans, okul, hastane, cami demeden, denge gözetmeden bazı "rahatsızların" avazının çıktığı kadar bağırarak dile getirdiği cümledir. hadi hepsi neyse de bari cenazede yapmayın şu edepsizliği dedirten garip bir eylem biçimidir. o ezik zihniyet iktidar oluncaya kadar da bu eylemlerin bitmeyeceği açıktır. bunlara biz burada demokrat (!) diyoruz, bunlardan başka yerde var mı yok mu bilmiyoruz ama varsa da oralarda adlarına ne denir bilmiyoruz.
kişisel fikrim, artık insanlar laikliğin bile anlamını unuttu. ama ona rağmen bile savunmaları iyi. iyi ama bence herşeyden önce adalet olmalı. adaletin olmadığı bir yerde laiklik varsa bence o laiklik göstermelik bir laikliktir. bencesi yok öyledir aslında. hatta şu an da öyle.
eleştiriye yer bırakmayan, asla akıllardan çıkmaması gereken, yobazların kafalarına iyice sokulasıca, yüce türk mustafa kemal atatürk ün kurduğu laik cumhuriyetimizin sonuna kadar laik kalacağını gösteren söz.
artık bedel gerektiren slogan. laiklik türk devrimiyle hayata geçirildiğinde türkiye'de okumuş bir sınıf bulunmuyordu ve avrupa'nın aksine laiklik için mücüdele edecek bir bilinç yoktu. dolayısıyla laiklik hep varmış, hep olacakmış gibi algılandı. ama bugünlerde avrupa'nın fransız devrimi döneminin bile gerisinde olan türkiye'de ruhban egemenliğine karşı çıkanlar telefon dinleme, hapis vs tehditi altında. yani bu sloganı atan bedel ödemek zorunda ve hali hazırda olmayan laiklik ve demokrasiyi yeniden kazanmak zorunda.
türkiye laiklikten önce insan temel hak ve özgürlüklerini koruyabilen bir devlet olsun ondan sonra ne b.k olursa olsun.
not:laiklik üzerine hiçbir tane kitap okumamış boşlar laiklikten dem vurmasın.
laiklik kelimesinin kökenini, anlamını, tarihi boyutunu, türkiye cumhuriyeti devletinin yönetim biçimi için ne ifade ettiğini, ne amaçla anayasaya derc edildiğini, dış dünyadaki özellikle de gelişmiş avrupa ülkelerindeki uygulamasının ve uygulamadaki farklılıklarının nasıl olduğunu bilmeyip ilk okuldan kulaklarının ucunda kalan kulak dolgunluğu ile din işlerinin devlet işlerinden ayrılması gibi basit ve tek boyutlu bir kalıp sanıp, dindar olmayanların veya dinsizlerin özgürlüğünü savunurken -ki burada haklıdır- dindar olanların din işleri ve ibadet özgürlüğünü 'anayasal tehdit temelleri' zırvasına indirgeyerek -ki burada da aynı ölçüde haksızdır- laiklik ilkesinin içini asıl kendisi boşaltan ve de kendilerini çekilmez ve nefret edilen bir konuma getirdiklerini fark etmeyen, fark edenlerinin de utanmadığı ve özgürce dini değerlerle alay etmekten çekinmediği; diplomalı cahil, sayıları az ama sesi çok çıkan, dışa kapalı ve durağan bir statükonun nimetlerinden faydalandığı kuşku ile yaklaşılamayacak bir belirginlik içinde olan, iki parçaya yardırılmış olantoplumun diğer bir kısmını oluşturanyarımın içindeki bir azınlık konumunda kendisine bir statü belirlemiş ve bir şeylerin üstü kapalı biçimde yönlendirmesi ile siyasi çekişmelerin tarafı yapılmış, fanatizm ve karşı tezahürat görevi ile misyon üstlendirilmiş, kandırılmış ve kullanılmakta olan, içindeki siyaset ve taraf olma hevesi azdırılarak zihni bulanıklaştırılmış ve gizli bir düşmanın piyonu olmuş, özgür değerleri özgürlük olarak haykırması gerektiğini kendisine hediye edilen at gözlüğü nedeniyle görememekte olan, aydınlamacılık gibi bir değeri sadece laiklik ilkesi üzerine yıkarak ufkunun sınırlarının kaç santimetrekare alan içerisinde uzandığını bizlere gösteren, islam faşizmi-kürt faşizmi gibi korku kampanyaları düzenleyerek kendi ideolojilerinin sonunun gelmesini engelleyeceğini sanan, atatürk gibi bir kişiliği ve cumhuriyet gibi bir yapıyı arkasına ve önüne zırh ederek eskisi gibi at koşturacağını zanneden, demokrasiyi bir amaç ya da bir hiç gibi görüp bu uğurda devletin bekası için halkın sürü gibi yönlendirilmesinin mübah olduğunu düşünen, iyi kötü ayrımı yapmayıp kendi menfaati uğruna çekişme içine girmiş bir muhalefetin destekçisi olan çakma solcuların meydan meydan, şehir şehir, sözlük sözlük haykırdıkları kehanet içerikli faydasız ve zor anlarda imdata koşan bir söz öbeği.
çünkü türkiye artık ne laik,
ne de demokratik bir ülke.
giderek bir kesmin, bir zümrenin, bir cemaatin etkisi altındaki bir ülke haline gelmiştir türkiye.
hardcore kemalistin sloganı.
hele birde 10. yıl marşıyla atılıyorsa bu sılogan tadından yenmez onlar için.
laikliği kendi dar ideolojilerine göre yorumlayanların dayattığı laiklik anlayışının yılmaz bekleçilerinin ağzından hiç düşmez bu slogan.
türkiye laikmi laik kalacakmış. teyy allam!