sahip olduğunuz şey/şeyler yalan üzerine kuruluysa onu/onları korumak için sürekli yalan söylemek zorundasınız. üstelik salt yeri geldiğinde değil, yalanlarınızı döktürmek için her fırsatta yeni platformlar tasarlattırmalısınız.
örneğin yalan sizin siyaset yapma biçimininize dönüşmüşse ve kitlenizi yalana alıştırmışsanız, onların bir gün bile yalansız kalma lüksü yoktur artık. onları her gün yalanla beslemek zorundasınız. çünkü gerçeğin yalan, yalanın gerçek olduğu ipnozundan bir çıktılar mı her şey alt üst olur ve sonunuz gelir.
Doğu Avrupa'da nispeten düşük bir oranda, Ortadoğu'da ve Çin'de ise oldukça büyük oranda olduğunu düşündüğüm alışkanlık. Bir çeşit kültür, hatta bu kültürde büyümekten olsa gerek 9 farklı milletle çalışıp adamların bitirdim dedikleri işlere güvenemeyip peşlerinden baktığımda yüzüme attıkları şaşkın bakışlara da mağruz kalmama sebep olan kötü davranış.
Söyledikleri yalana bir süre sonra kendisi de inanan insanlar var. Hah işte onların iç dünyası çok acayip. Yarı şizofren diyorum ben onlara. Bu gibi tiplerin her olayla ilgili mutlaka anlatacağı bir şeyler olur.