dünyanın en sıcak, en samimi, en bağlayıcı dizisi. ilginç bir şekilde aklıma geldi yazmadan edemedim. şimdi selena, yok sihirli bilmem ne halt etmiş süper baba'nın yanında.
şevket altuğ da sanki o dizide oynamak için özenle seçilse bulunamazdı.nam-ı diğer fiko. ne güzel diziydi yaa.
ilkokul yıllarında dilden dile fülüttten fülüte dolaşan efsane başyapıt. Diziside pek bir tatlı, pek bir hoştu. Devamının çekilmesi arzumuzdur fakat duayen Şevket Altuğ'un Hakan Peker'e özenmediyse yaşlanmış olması muhtemel olduğundan, dizi ismi değişebilir
(bkz: dizel baba)
(bkz: normal baba)
dizinin başlangıç ve bitiş müziği yeni türkü ile oya-bora'nın oya'sının eşsiz yorumu; bazı baba sahipleri için babalarıyla olan ilişkilerini sorgulamalarına ve iç yaralarının kanamasına vesile olmaktadır.
dizi o kadar hayatın içindendi ki, eve girerken ayakkabılarını bile çıkartırlardı.
Şimdi köy dizilerinde bile evlere, rugan ayakkabıyla girildiğini görüyoruz!
dizide kısa bir zaman avukat olarak yer alan toprak sergen'in sevinç erbulak'a;
- sen bana bakma, ben senin baktığın yerde olurum.
cümlesini unutmam mümkün değil.
türk dizi tarihinin en süper dizisi.
yayınlandığı dönemde bu diziyi hiç kaçırmadan, hayranlıkla izleyen çocuklar*; hayatlarının sonuna kadar anımsayacakları çocukluklarının bir kısmını oluşturdular bilmeden. birimiz zeynep, bir diğerimiz alim gibi olmak istedi.
şimdi ise her bölümünde kan dökülen, sevgisiz, samimiyetsiz dizilerin hayranı çocuklar. o dizilerin sözde kahramanlarına özenip, onlar gibi olmak istiyorlar. çok yazık...
ilkokulda blok flütle illa ki müziği çalınan dizi. güzeldi ama. hem, sevilesi adamdır şevket altuğ. gölge oyunu'Nda on numaraydı. kaliteli adam vesselam.
ilk bölümleri olmasa da işin içine elif girdikten sonraki bölümleri, ekrana başına çivileyecek cinstendi. fiko ile elif'in ufak bir balıkçı teknesinde geçen şu diyaloğu hala aklımdadır:
fiko: bedenim bedenini arzuluyor anlamıyor musun?
elif: ben seni arzulamıyor muyum zannediyorsun ha?
kanal 1 in yeniden verdikten sonra beklediği reytingi alamadığından mıdır yoksa elindeki kasetlerin artık oksitlenmesinden midir bilinmez biranda yayınlamaktan vazgeçtiği dizidir kendisi.
cuma geceleri okuldan sonra eve gelip yemekten sonra ailecek deli gibi başlamasını beklediğimiz diziydi.içinde fiko,kan kardeş nihat, çocuklar alim,zeynep,mine,belalı abi şevket,yusuf dede gibi karakterler bulunan enfes bi diziydi, dizi bittikten 10 sene sonra kanal 1 gece 1 de tekrar gösterilmeye başlamıştı yinede izlemiştim.izlediğim tek türk dizisidir hala süper baba, çocukluğuma damga vurmuştur.
gelmiş geçmiş en baba dizilerden biri...ne kafaya sıkmalar, kafa kesmeler vardı ne de ağalar, paşalar...yani yazar mesaj veyior: gezegeninize yakışır diziler yapın.
Sımsıcak bir dizidir, unutulmazdır. Şevket ALtug, öz babadan farksızdır bu diziyi izleyen pek çoğunun gözünde **
Bilen bilir, zamanında sel basmıştı atv binasını. Bu sel baskınından super baba'nın belli bölümleri de nasibini almıştı. Geçenlerde Mesut Yar'ın Posta Gazetesi'ndeki köşesinde Şevket Altuğ ile yaptığı röportaja yer verildi. Röportajda bu konuya açıklık getirildi. Şevket Altuğ, ham görüntülerin elinde bulunduğunu, eğer yoğun istek gelir ise yeniden montaj studyosuna girebileceğinden bahsetmişti. inanılmaz sevindim. Tekrarları gösteriliyor ekranlarda ama sonu bir türlü gelmiyordu. Umarım buna derman olunur.
Ayrıca, böyle bir dizinin sabahın köründe yayınlanması, saygısızlığın dik alasıdır; ayıptır. Salak magazin kültürü ikonlarını papara niyetine yiyeceğime, tekrar tekrar bu bölümleri seyrederim daha iyi.
90 larda cocuk olmak demektir.. çocukluğunu hatırlatır insana.. mükemmel şarkısı hala kulaklarda çınlanır.. kimi zaman ıslıkla mırıldanırken bulur insan kendini.. (bkz: super baba/#137819)