ETÖ(ergenekon terör örgütü) ile bağlantısının ne zaman ortaya çıkacağını merak ettiğim, öldükten sonrada türkiye siyasetinde yıllarca konuşulacak ve umuyorum ki yaptıkları teker teker teşir olmaya başlayacak* siyasetçi.
keldir ve bu ülkenin başına gelmiş en ilginç insandır, tanımamış olmayı diledigimiz insandır.
yapılan tüm darbelerin muhatabıdır, birisinden sonra bir gece de ansızın genel başkan olmus ve basbakan olmustur, digerleri şahsına karşı yapılmıştır, 28 subatın babasıdır, 27 nisan ın ortam hazırlayıcısı ve uff olur diyicisidir.
hiç bir darbeye direnmemiş ve hiçbir darbecide ona git dememiştir, göztermelik zincirbozan hadiseleri tiyatrodur.bir seferinde hassiktir deseydi darbecilere bu darbeci gelenek son bulurdu, ecevit e neden darbe yapılmadıgının resmi burda gözükmektedir.
--spoiler--
"Sayın Karadayı bana telefon etti, ben öyle şeyler söylemedim dedi. Mesele bitti benim için. Bakın ben bir şey söyleyeyim size; bunlar safsatadır. Aslına bakarsanız doğruluğu ispatlansa ne olacak ki? Varsayalım ki demiş, ne olacak? Kimin ne işine yarayacak? Ne zaman demiş? 10 sene evvel. Bunlar boş..."
--spoiler--
dünyada askeri darberlere maruz kaldıktan sonra seçim kazanan liderler bir demokrasi figürü olarak hatırlanır demirel bunun istisnasıdır. darbelere maruz kalmasına ve seçimle tekrar başbakan olmasına rağmen darbecilerle kolkola girebilmiş, demokrasiyle yakından uzaktan alakası olmayan, ordunun çizdiği sınırların dışına çıkmaya teşebbüs etmemiş ve böylece yıllarca "bir bilen" olarak tepemizden parmak sallama hakkını kazanmıştır.
1970'lerde şöyle bir laf etmişti: "bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz."[1] o zaman mhp teşkilatıydı bu işleri çeviren şimdi ulusalcılar. ikisinde de aynı safta demirel, istikrarından hiç bir şey kaybetmedi, helal olsun, aferim.
kendisine ege türklere mi yunanlılara mı ait diye soran birine:
- ege yunan gölü değildir , ege türk gölü de değilidr netice itibariyle ege bir göl de değildir. demiştir bu söz onun siyasi kimliğini özetliyor.
son zamanlarda ergenekon'un bir numarası oldugu yolunda söylentiler çıkan eski cumhurbaşkanıdır. 1960'larda kendisinin güzel bir lakabı vardı: morrison süleyman
türkiye'de sağcıların da solcuların da küfürler ettiği bir şahsiyet olmasıyla, milleti ortak bir paydada buluşturmayı başarabilmiş yegane insandır. şapka çıkarıyorum.
bülent ecevit ile birlik olup türkiye'nin 30 kusur sene önünü tıkamış olan şahsiyet. 70'lerde biri başbakan diğeri ana muhalefet lideriydi, 2000'lerin başına kadar ise biri cumhurbaşkanı diğer başbakan. düşünmek bile mide bulandırıyor...
son dönemlerdeki ergenekon çıkışlarıyla muhafazakar kesimin tepkisini çeken yıllanmış siyasetçi.hele ki 05.06.09 tarihli genelkurmay eski başkanı yaşar büyükanıt'a cevap niteliğinde olan konuşmasında sarf ettiği sözler döneklikte son noktadır.sözlerini aynen aktarıyorum."Devletin bir takım sıkıntıları olabilir ve o sıkıntıları düzeltmek devleti yönetenlere aittir. Hiç kimse, kendi iktidarsızlığını kendi güçsüzlüğünü, devlete yüklemesin, eğer bozuk bir şey vardı ise, düzeltselerdi.Bozuk bir şey varsa, düzeltmek, devleti yönetenlerin işidir. Devlet, kendi kendine işlemez, işletilir." gören de adamı demokrasi mücahidi zanneder."dinime küfreden müslüman olsa bari" deyişini adeta ispatlayan bir davranış örneği.en zor günlerde şapkasını alıp kaçan birisi için fazla iddalı sözler doğrusu.
adı sakarya üniversitesindeki merkez kütüphaneye verilmiştir.kendisinin bilime o kadar katkısı olmuştur ki bu onura layık görülmüştür!. memlekete kendisinin ve ailesinin anal, oral, genital, her yoldan yaptığı muameleye rağmen daima birilerinin yerine tercih edilmiş ve biz de bu kafa bu unutkanlık varken hala da tercih edilmekte olan,ne bitmez bir hırsmış diye düşündüren kişidir.
su gibidir. içine bırakıldığı kabın halini alır. öyle ki bir dönem yeni asya cemaati bir ara destekliyor kendisini. destek karşılığında da gösterdikleri kişilerin milletvekili olmasını istiyorlar. tabi kabul ediyor nurlu süleyman bu teklifi. ama gelin görün ki seçimlerin sonucunda cemaatin sunduğu milletveklerinin hiçbiri giremiyor meclise. bir kaç hafta sonra ziyaretine gidiyorlar nurlu süleymanın. hoş-beş derken konu milletvekilliğine geliyor. diyorlar ki gidenler:
_efendim bizden kimse giremedi meclise!
ne dese beğenirsiniz süleyman bey'in:
_ben varım ya binaenaleyh. (ardından yaverine dönüyor) oğlum risale getir ordan bir ders yapalım!
bu olaydan sonra kendisine nurlu süleyman ismi takılmıştır.
anadolu insanını kelimeleriyle sihirlemeyi/kandırmayı başaran yegane siyasetçidir.