ıslak ekmekten korkuyorum. evet lan hayatımda hiçbir şeyden bu kadar tırsmadım sözlük. o ıslak ekmek var ya benim kabusum, bana kurşun sıkacağına üzerime ıslak ekmek at işimi bitir.
off o ne lan öyle yumuşamış, cıvık cıvık!
kör olmak (t-shirtü çıkarırken göremiyorum diye spastik hareketler yaparken yırtmışlığım vardır),
denizanası,
birinin benden ateş istemesi,
bir uzvumun kesilmesi,
bunumla dalga geçilmesi.
yatarken el ve ayağı yatak sınırlarının dışına çıkaramamak. el-ayak vs. dışarı çıkarsa, yatağın altındaki ne olduğu belirsiz varlık/yaratık tarafından yatağın altına çekileceğini sanmak.
e-5'ten korkuyorum. küçükken evimiz e-5 kenarındaydı, geceleri geçen kamyonların çıkardığı seslerden çok korkardım. petkim'in bacasından çıkan korkunç alevler'de geceme renk katan başka öğelerdi. anlayacağınız; puslu kıtalar atlası tadında bir çocukluk geçirdim. *
çocukluğumdan beri porselen bebeklerden korkuyorum sözlük. özellikle gecenin bir saati durduk yere uyanıpta o canlı gibi görünen aptal bebeklerle gözgöze gelince daha çok uykum kaçıyor.