sahil bulvarında sabahları gördüğüm ve noel babaya benzettiğim, sokaklarda yaşayan bir amca var. geçen sabah bankın üstünde uyurken yanından geçtim ve ellerini gördüm. o ellerin üst kısmı tıpkı patlamış mısır gibi kabarmış, çatlamış ve derin yarıkları vardı. ama amca derin uykuda olduğu için acımadığını düşündüm.
bu sabah otobüsle giderken gördüm onu. bu kez uyumuyor, bankta kollarını iki yana açmış oturuyordu. ellerine dirseklerine kadar beyaz bir şey sürmüştü. demek ki acıyormuş, merhem sürmüş diye düşündüm. içim acıdı.
esas içimi acıtan ve beni üzen şey yanındaki yoğurt kabıydı. adamın çaresizliği, adamın kimsesizliği, bu boktan devletti.
moralimin acayip derece bozulmasıdır, sebebi ise o bayern münchen'den 46m euro verip aldığım javi martinez, kendisinin kırmızı kart görmesi bana şampiyonlar ligi şampiyonluğuna mal olmuştur, gördüğünüz gibi herşey 60. dakikada ki kırmızı karttan sonra olmuştur; https://galeri.uludagsozluk.com/r/447869/+
Bir kaç saat sonra işe gidip down olan sikik sunucularla uğraşacağım, midem yanıyo, uykum var, başım ağrıyo ulan bunları yazarken nedense bi mutlu oldum. dikkate almayın bunu neyse.