yeni ayakkabı alındığında başucuma koyup ona bakarak uykuya daldığım günler. sahip olduklarımız ne kadar azdı ve biz ne güzel kıymet biliyorduk çocukken.
doğup büyüdüğüm o 90 metrekare lojmanı özledim. daha rahat, geniş ve şık bir evin ne kadar anlamsız olabileceğini, o küçücük evim öğretti bana. evin bütün kapıları salona açılırdı. misafir gelirdi banyodayken, utana sıkıla çıkardık. kış gelince odanın kapısını da kapatamazdık, salondaki soba benim odayı da ısıtsın diye. ne günlerdi ya. özledim, çok özlüyorum seni.
dedeme geleceğime dair söz verdikten sonra onun mezarına gerçekleştirdiğim ziyaret, olanları ona bir masal tadında anlatışım ve sonrasında hissedilen delice huzur çok özlenesi.