Babam garson benim. Yillar once calistigi restorana surekli gelen bi aile varmis.bunlarin engelli bi cocuklari varmis, babam bu aile her geldiginde o cocukla oynarmis ilgilenirmis.babamin kardesi yani amcam da engelli oldugu icin engellilere ilgisi yardimi bu yuzdendir. Hii iste o ailenin engelli oglunun adi benim adim.
Aile bireyleri arkadaş, iş vs ortamında anket yapıp beğendikleri isimleri liste haline getirmiş.
Sonra Aile kurulu toplantı yapmış.
Çoğunluğun beğendigi ismi babam farsça diye istememiş. Aynı adın türkcesini önermiş. ikisinden hangisini istersin diye 4 yaşındaki ablama sormuşlar. O da farsça olanı seçmiş.
4 yaşındaki veledin aklına uyulur mu? Uymuşlar işte.
Aile dostu bi komşunun çocuğunun ismi. Sevimli tatlı bi çocukmuş. Annem de, benim oğlan ona benzesin diye ismini koymuşlar.
Fakat gel gör ki adaşım; haytanın serserinin biri oldu çıktı zamanla. iki yıl önce en son otoparkta bekçi niyetine kafasına göre takılırken; sarmayı çekiyor ve kafası binbeşyüzken taksiye atlayıp karşı tarafa gitmek istediğini söylüyor.