sağımda solumda bazen bir nesne insanın orda durması beni rahatsız eder. onu oradan yok etme isteği duyar, fakat her zaman gerceklestiremem. ozellikle o bir insansa. veya saat tiktaklarını gece dinlemekten uyku tutmaz. birde sessiz bir ortamda karanlıkta biri bir anda cığlık atacakmış gibi gelir misal (bkz: korkunçlu karı) *
Hayatımda birini "doktora beraber gidelim" diyerek mutlu ettiğimi hatırlıyorum.
Dişçiye gittikten sonra Taksim'e giderken Peyk dinliyor ve ağrılı dişine rağmen sevgilime çikolatalı yapışkanlı bir bisküvi yediren ben çok iyimserdim aslında.
Aynı ben Taksim'deki dingil avm'de fastfood yedirirken adamın kola içmesini iplemeyip aynı anda değil 5 dakika ara ile ilaçlarını içmesi için kıçımı yırtarak o an terke edilmeyi hak etmiş biriyim.
Ama "tanısanız çok seversiniz, ehe"
huyum suyum acayip.
annemin örtüsünü koklayarak uyuyorum ( hatta adı var) , yorganı bacak arama alırım mutlaka,televizyondaki dandik filmlere en düşük seste göz atmadan uyuyamıyorum.
daha birkaç sene öncesine kadar her gece yatmadan önce yastığın altına bakıp yılan var mı yok mu diye konrol ediyordum. o da birşey mi? karnıma yılan gireceğini,sağımdan solumdan çıkacağını düşünerek üstümü dahi örtmediğim soğuk kış gecelerim vardı benim.**
akşam ışığı açmazsam huzursuz oluyorum.
insanları uykularında izlerim.
sarhoş olup sızan biri olduğunda saç telimi yüzün de gezdirir örümcek olduğunu söylerim. şimdiye kadar yemeyen çıkmadı.
yürürken çok mutlu olsam da suratım asık olur.
film izlerken sırıtırım.
genelde sigarayı yarıda söndürür tekrar içerim.
garip insanlardan hoşlanırım.
bebek yüzlü yada zayıf erkeklerin kız gibi olduklarını düşünürüm.
sırtı kıllı erkekleri gördüğümde insanların maymundan geldiği teorisi aklıma gelir.