geceleri sadece sapıklık olsun diye mutfağa kırıntılar atıp, sabaha karşı çişe giderken hayli kalabalık bir karınca grubunu, o sarı şirin kinder süpriz kutularına koyup, derin dondurucuya atmıştım.
hee birde sokakta gördüğüm karınca yuvasına, traş kolonyası döküp kibrit çakmıştım.
geçenlerde bir düşünce geldi aklıma... "lan" dedim "bir gün insanlar huzur içinde yaşayacaklar" diye... sonra pencereden dışarı baktım, o düşünceyi siktim, öldü...
her gece eve giren sivrileri öldürmekle meşgulüm. Onları öldürmeden de uyumam ha gece 1 de evde sivri olduğunu görünce gece 2 ye kadar onu öldürmeye çalışmıştım. Ama en iyi cinayetim
yine sivrileri öldürmekten uykusuz kaldığım bir günde uykumda annem tarafından açılmış camdan içeri giren bir sineği bir şişenin içine almış ve şişeyi yakmıştım.
yazın her gün bala ve benzeri tatlı şeylere dadanan karıncaları ezmek, zaman zaman suda boğuluşlarını izlemek yaptığım sözde cinayetlerden. sonuçta oldukça çekingen, asosyal ve durgun olan bi insan için bu da benim için önemli bişey.
küçüktük silahın etkisi nedir bilmezdik hatta av tüfeğinin yakın mesafede neler yapacağını da kestiremezdik benim amcaoğlu dedi ağaçta sincap var sonrasında yerde bir sincap ve etrafa biraz saçılmış iç organlar.