üşüyorum serin ve sonsuz bir hüzünle
efkâr değil ama koyu kıvamlı,
saf bir hüzün diyorum
yollar yürüyor, günler batıyor
ömür bitiyor ki bir mecnun ölüyor
ağır çekimde adımlıyorum caddeyi akşamüstleri
ve tek bir ayak izi kalmamış sanki
göğe bakıyorum sonra, beyaz bulutlara
karanlığın ortasında ay ışığını nasıl da süzüyorlar
soğuk içine işliyor köşebaşında
sıcak dumanlı cigrasını tüttüren gençlerin
sesler titriyor, sisler titriyor
çölde bir mecnun üşüyor
son neferi düşüyor savunma hattının
son damlası çekiliyor damarımdan
iltihaplı ve sararmış, aşk bulaşmış bir kanın
aşk bulaşmış biraz, biraz kıskançlık
çokça hayal ve bir deste umut
dizlerimi vuruyorum caddenin her köşesinde
bir türkü çalıyor "haydaman da haydaman"
vur diyorum, atomlarına ayrılana dek
vur zeybeğim yağmur, şimşek ve ilahi ahenk
ayak izleri bırakmalısın ki ardından
gelecek olan varsa bulsun seni gönlüm
bir ayak izim kadar çocuk mezarına
ben devlerin bir aşkını gömdüm...
günler günleri kovalıyor
ben seni düşünüp yerimde sayarken
hayatın bi ucundan tutup
sana tutunmaya çalışıyorum
sen beni tüm gücünle it
ben seni değil bizi seviyorum.
peki sen kimi düşünüyor
kime kalbin uçuyor
ve onu özlüyor musun?
beni sevdiğin gibi
minik gözlerinle bakıp ona
yine diyor musun beni bırakma?
belki sen ölüyor
amansız bir hastalıkla boğuşup
yanında olmamı istiyorsun
belki de çoktan toprağın altında
pamuk prenses gibi uzanıyorsun
biliyorum beni sormasan da oluyor ama
ben artık nasıl yaşanır çabuk unutuyor
ve daha fazla sigara içip içme şunu deyişini
unutamıyorum.
alakasız bir şekilde uyandım bugün
yüzümü en pahalı suyla yıkadım
ellerimi en pahalı sabunla temizledim
domuz gribinden korunmak için en pahalı jeli seçtim
olmadı, yaramı geçiremedim.
o yara ne yarası mıydı? tabii ki kalp yarasıydı!
kalbim ağrıyor bak yine.
acı acı inliyor yüz yirmiyle!
ferrari gibi olmuş bünyem, hem de düz şeritte.
seviyorum seni kraliçem, ağrıtma bünyemi!
seviyorum seni anam, konuşturtma beni!
Hemen kalkacak gibi fiyakalı dursan da
ebedi bir uykuya dalmışsın eski dostum
yastıkları koltuğa destek edip kalksan da
artık güçsüz kalmışsın eski dostum.
bir zamanlar başını dik tutardın at gibi
gökdelen binalarda 30. kat gibi
durmadan çalışırdın rakkaslı saat gibi
şimdi üç'ün biri kalmışsın eski dostum.
beni imgeler arasında merdivensiz bıraktın
rus edebiyatı betimlemelerinde yelkensiz bıraktın
oysa hani bienallere gidecektik?
hani bütün gün cnbc e izleyecektik
sen bana mürdüm eriğim
ben sana kaybolmuş imgem diyecektim
beni kadife ceketim, mavi gömleğim, çerçevesiz gömleğimle bıraktın
ben artık latif doğan küstüm show izlemek istiyorum lan.
neden bugün durgunum?
bilmiyor musun sevgilim?
sabahtan beri vuruyorum,
hisetmiyorsun sevdiğim.
biraz dinlenelim ne olur?
acımasızca seviştik!
ısırık içinde kaldı kollarım,
hani azgınlık yapmiyicektik?
dur oynaşma bebeğim,
birazdan yine gelirim.
başım da bir uğultu var,
geçmesini beklerim.
azıcık uslu dur bebeğim
şimdi seni seveyim
yavaş bin üstüme ki
uzun uzun geleyim.
çok yiyiştik bugün yine
duman oldum solgunum!
kalbimi emdin dimi gizlice?
çok seks yaptım yorgunum!
işte bu yüzden durgunum!
sevgilimle 8.kez sevişten sonra yazdığım bir şiir, sonra 9.cuya başlamıştık.
aynalar olmasaydı
yani göremeseydi hiçbir insan
kendi yansımasını,
gözlerin
gözlerimin içine bakardı
ellerin derimi yolup
kalbimi çıkarırdı
da ses etmezdim sırf gör diye
dünyanın en güzel kızını.
izin verirdim deş organlarımı
gör diye hala sana şiirler
yazan salak adamı.
yıldızlar pırıp pırıl
ve ay en dolu halindeydi o gece
dertli dertliydim oysa
karanlığın tam ortasında
denizin üstündeki ışıltı değil
gözyaşının tuzlu tadıydı bu andan
yalnızca aklımda kalan.
başım ağrıyor çok
karnım ezelden tok
paramı bilirsiniz zaten bok
benden iyisi dünyada yok.
korkuyorum ateşim çıkacak diye
midem de hafifen ağrıyor he.
ne olacka bakalım böyle
üç kişilik yatağımda tek yatıyorum yine.
hizmetçimi çağır nane limon için.
durmayın hadi, gidin sizde için.
c, d, e, hangi vitamini isterseniz.
parası neyse verin, gidin de alın.
ben vermem çünkü, çok beklersiniz!
domuz gribi oldum galiba
bu aralar pek bir moda ya
sosyete de çıkınca bir kişi
oluyor ertesi gün 120 kişi
domuz gribi oldum galiba
kivi alıp yiyeyim bolcana.
şuan hastalıktan kıvrandığım yatakta yazdığım mükemmel şiirim, öhüü! çok kötüyüm.
yollarına düşerken ıssız bir yalnızlığın
kimdi vaktimi cebimden çalan,
o deli cesaretinin sahibi kimdi
ömrüm dedim, diyorum ki durmaz geçer bilirim
puştluk kanında var senin,
en büyük uyuşturucum, ahir zehirim
yaraları sardığını söylüyorlardı, yalan
sarmadığın yaraların acısında boğuluyor
bir zaman gidiyor ki bir afet, can pazarı
kaç ömür kayıp, kaç ruh ve kaç beden,
kaç kaptan battı gemisinde, tanırım bu açıkları
tam burada, orta yerde, bir avuç zaman
ayrılmıştı ölüme ki vakti ha geldi, ha gelir
her kayıp zaman, bir kürek işçisi, sefil,
avuçları nasır, tepesinde sıcak, felfecir
her kayıp zaman bir mızrak, yer küreye saplanan
senin lokmanlığın kadar, kanımda dolaşan zehir