doğru önermelerden başlığa varalım.
devlet, insan için ve insanla varolmuştur.
devlet, insana hizmet eder.
devlet, insana hizmet ederken, insanlığın devamını sağlamak adına insanlığı organize eder.
devlet, insanın ve varlığının, hertürlü karşıt güce karşı teminatıdır.
devlet, teminatını yerine getirmek adına insandan hizmet bekler.
devlet, hizmet etmesini beklediği insandan, yine insanlık adına fedakarlık bekler.
devlet, yapılan yanlışlara hesap sorma hakkını insandan alır ve insan adına kullanır.
devlet, fedakarlık yapan fertlerinin fedakarlıklarını boşuna çıkarmamak adına, karşıt güçlerden hesap sorar.
devlet, hesabını veremeyenden hesabını alır.
devlet, hesabı insanının canı ise, hesabı yine canla tahsile hak sahibi olandır.
devlet, insanlık adına insan hayatı alabilme yetkisine haiz ise ki öyledir, insanlaşmış demektir.
devlet, geçmişi ve geleceği ile topyekün temsil ettiği milyonları gözönüne alarak, geneli koruma adına ferdi özgürlüklere ayar çeker.
devlet, ayar vermeye çalıştığı insanlar isyan ederse onları dizginlemek zorundadır.
devlet, kendine kast eden hertürlü durumu defetmek ve yoketmek zorundadır.
devlet, tehlike hissettiği an kendini ve bireylerini koruma hakkına sahiptir.
devlet, üzerinde yaşanan toprağa vatan der.
devlet, vatansız varolamaz.
devlet, vatansız, insanları da varedemez.
devlet, vatandaşının varlığının devamını sağlamaktan birebir sorumludur.
devlet, vatanına kastedeni yok etme hakkına sahiptir.
devlet, vatan söz konusu olduğunda hümanist davranamaz.
söz konusu olan vatansa hümanizm teferrüattır.
tam tersi doğru olan önermedir. yani, söz konusu olan insan ise vatan teferruattır.
zira,
insan yoksa zaten devlete de gerek yoktur! o halde, devletin varoluş sebebi insandır ve onun hizmetkarı, dolayısı ile sonuna kadar humanist olmak zorundadır.
ve gelelim gerçeklere! olması gerektiği gibi midir? hayır! pekiyi nasıldır?
şöyledir;
- insan için ve insanla var olduğu gerçektir.
- insana hizmet etmelidir ancak, çoğu kez insandan aldığı güçle insana hükmetmeyi tercih eder.
- beklenen, egemenlik alanı içerisinde yaşam sürdüren tüm insanların teminatı olmasıdır ancak, dara düştüğünde, çoğunluktan yana taraf olmak gibi ilginç bir huya sahiptir. kendi varlığına yönelen tehditlere karşı ise anında ve en sert tepkiyi verir ki bunun için insandan yardım istediği bir gerçektir.
- insanları organize etmek gibi bir amaçla katiyen kurulmamıştır. ancak, insanlara en iyi hizmeti sunabilmek için kendi iç yapısını organize edebilir.
- insanlardan maddi ve manevi fedakarlık beklediği doğrudur. hep bekler! daima bekler! buna mukabil, alırken şahin verirken karga olur.
- hesap sorma hakkını insandan alıp kullandığı doğrudur lakin, ne derece doğru kullandığı, o ülkenin adalet sisteminin performansı ile gözler önündedir.
- hesabını soramayanlar adına hesap sormak gibi çetrefil işlerden, 'döner-dolanır kabak benim başıma patlar' diye nefret eder. buna karşın, kendi hesaplarının sonuna kadar takipçisidir.
- insan hayatı alma yetkisi, savaş durumunda vardır ki o da vatandaşının toprağına göz dikmiş düşmana karşı.
- insanlara ayar çekmeye pek heveslidir lakin, çektiğini düşündüğü her ayar ileride kargaşa ve kaos olarak başına bela olur ki tarihteki acı örnekleri saymakla bitmez.
- bireyleri koruyabilmek için öncelikle kendisinin korunması gerektiği inancına sahiptir. bu duygu, zaman zaman o denli güçlenir ki 'benim yaşamam için sizlerin ölmesi gerekiyor'a kadar gider.
- insanları var etmek gibi bir meziyeti yoktur. buna, gerek te yoktur! çünkü insanlar zaten vardırlar; ama falanca ama filanca bir devletin egemenlik alanı içerisinde. kendi mevcudiyeti için bir vatana gereksinim duyduğu ise yatsınamaz bir gerçektir.
kısaca,
- devlet adı verilen kurumun, kendi varlığına yönelik bir tehlike söz konusu ise onun için gerisi teferruattır.