konuşabilecekken, bilinçli olarak konuşmamayı tercih etmek. yani bir tercih meselesi susmak.
öyle sanıyorum ki susanların, konuşanlardan daha fazla sözü var. söyleyebilecekken söylememeyi haklı çıkaracak nedenler elbette vardır ama,susmak haksızlık yapmaktır. susmak, büyük haksızlık yapmaktır.
karşıdan gelen tepki veya cümleye göre çoğu kere yüzlerce kelimeyi biraraya getirmekten daha etkili olabilir.
bazen de kestirme yoldan çözüme ulaştırır.
karşılık verip yüzlerce harfi peşpeşe sıralamaktan daha ekonomiktir.
bazen zorunluluktur. bilirsin ki; susmak ya da konuşmak hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. ne de güzel demiş fuzuli: ''sussam gönül razı değil, söylesem tesiri yok.''
Adını fısıldamak, içten içe haykırırken dosta düşmana karşı, samimiyetsiz bir yol arkadaşı hüznüme ve dönüşü olmayan bir yolculuğa gidiş biletidir cam kenarı rüyalarının sancısında. Susmaların en ihtişamlı biçimidir adın dillenirken belleğimde. bildiğim ne varsa uzak diyarlara sürgün edilir. suskunluğum da bundandır zaten, senin için susmak konuşmaların en güzelidir.
Neden sinir bozucu derecede pozitif insanların niye öyle sakin sakin gülümsediğini şimdi anlıyorum. Muhtemeldir ki bir süre sonra aynı ifade benim yüzümde de oluşacaktır Susmak güzelmiş...
Sonra yaprak yaprak açmaya başlıyormuş insan içinde bir yana kaldırdığı hesap defterini...
Alacaklıyım zannederken ödeyecekleriyle yüzleşmek kolay iş değil elbette. Kendisiyle uzun bir süre baş başa kalınca daha rahat itiraf edebiliyormuş insan ayıplarını, yanlışlarını...