senaryo iyi, sahneler iyi, seslendirmeler ve müzikler iyi, oyunculuklar iyi.
akıcılıkta mevcut.
ilerleyen bölümlerde dizi oturdukça dahada iyi olacağını düşünüyorum...
iki bölümdür süper olan dizi. kurgu kaliteli, oyuncular iyi. ancak biraz fazla depresif ve iç karartıcı bana göre, olayın aksiyon ve gerilim boyutuna ağırlık verilse daha güzel gelirdi bana ama o da dizinin bir parçası tabii.
ilk saçmalığını avukata çay gönderterek yapan dizidir. .aycı da götürse kimse birşeyden şüphelenmez, avukat da götürse şüphelenilecekse yine çaycıdan şüphelenilir.
televizyoncularımızın yapmış olduğu çekimi en kaliteli dizilerdendir. uyarlama olması başarılı olduğu gerçeğini değiştirmez. sağlam bir kurguya, hikayeye sahip gibi görünüyor.
güzel olmasına güzel, uyarlama iyi ama her uyarlamada olduğu gibi sündürmeler var. daha fazla sündürme olmadan giderse aslını hiç izlememişçesine bunu zevkle izleyebilirim diye düşünüyorum. şimdilik.
edit: gaziantep`te baklava çalan çocuklara gönderme yapılmış. iyi de olmuş.
Stephen King'in 'it' filminde çoçukluk yıllarındaki korkunç palyaço ile yüzleşmek için yıllar sonra bir araya gelen eski arkadaşların psikolojisi geldi gözümün önüne, kokusu geldi burnumun ucuna.
düzeltme: çok sevdiğim bir film olan bu stephen king filminin, çocukluğumun ilk korkusu olan bu filmin ismini 'it' yerine 'the' yazmış olmam düzeltilemez bir hatadır ama yaptım, uyaran arkadaşa teşekkür ederim.
ilk bes dakikasini izledim. 90larin sonunda cekilen bazi amerikan filmlerinin kotu bir kopyasi gibi duruyor. hangi filmlerin diye sormayin bilmiyorum. ama asiri derecede klise geldi bana. hadi bakalim.
ilk bölümü izlemeden fragmandan sleepers çakması denmeyi hakeden yeni dizi.
anlaşılan monte kristo kontu sonrası aşırma sırası holivud filmlerine geldi.
bütün izleyenler sleepers çakması oldugu konusunda hemfikirken bunu yapımcı kadrosu ya da medya eleştirmenleri kabul etmez. bir kere olsun da yahu biz bu konuyu aşırdık ama bla bla desinler; esinlendik demeyi büyüklük saysınlar. ezel için bile sonunda kabul etmişlerdi.
konu bulmakta sıkıntı duyuyoruz, sikimsonik senaryolar üretiyoruz, senaryo yazma özürlüyüz, ilgi çekici bir konu bulamıyoruz, tek bildigimiz ağalık-zenginlik yaşamı, onu bununla ilişkilendirmek diyemiyorlar.