avrupa'nın üstümüze attığı insanlar. suriye'li göçmenleri sevmiyorum, 3 milyon suriyelinin vatandaşım olmasını kabullenemiyorum ve kendilerini görünce tüylerim diken diken oluyor, evet. bu ülke insanına demagoji yapmadan önce inkılap tarihi kitabının herhangi bir sayfasını açıp okumak da yeterli olacaktır bu arada. ne savaşlar görmüş bir halk olarak hiçbir zaman topraklarını terk edip giden taraf olmadık biz. zor kazanılmış bu topraklarda birkaç "milyon" korkak arabın bu kadar kolay dükkan açmasını da istemiyoruz, işte bu.
sokağımızda maalesef boldur.lan hadi onu geçtim 20-35 yaş arası bir sürü sağlam erkek suriyeli ülkesini koruyacağına buralara kaçmış ortalıkta kafalarında 10 kilo jöle,ensede jöleli saç,dar paça renkli pantolon,renkli dar gömlek
ve tuhaf model bıyıklarla dolanıyorlar.gördüğüm yerde top diyorum bu tiplere.lan işin tuhaf yanı bunların çoluk cocuk,genç yaşlı hepsi böyle. ulan her sabah okula giderken sinirlerim bozuluyor bunlara bakınca.
suriyelilerden nefret etmiyorum.lakin bazıları gerçekten nefret edilesi...
bazı arkadaşlar tarafından "vatanları için savaşmadılar korkak bunlar" şeklinde eştirilen insanlar. bir kere insanın hayatından vazgeçmesi kolay değildir kendi hayatınıda geçtim eşinin, çocuklarının hayatını riske atması hiç kolay değildir ayrıca suriye' de kimin kime karşı savaştığı belli değil. abd, rusya, ışid, kürtler, diğer gruplar, adını duymadığımız istihbarat teşkilatları ve daha neler neler ! suriyeliler kime karşı koruyacak toprağını daha o belli değil.
Gözü ve gönlü asırlardır doymak bilmez aç Batı toplumlarının, Suriye'de çevirdikleri filmler sonucunda çıkan iç savaş sebebiyle vatanlarını bırakmak zorunda kalan; Ülkemizin komşu Yunanistan'a yakın sahillerinden Batı ülkelerine göç etmenin derdine düşen insanlar.
2 yıldır Ayvalık Cunda, Badavut, Sarımsaklı sahillerinden komşu Yunanistan'a geçişlerini izlemekteyiz.
Ve efendim 2 yıldır da sahile vuran bedenlerini...
Bazılarını Sahil Güvenlik denizde topluyor. Bazıları sahile vuruyor.
Civar köy, kentlerden gelen bir takım hırsız tipler akbabalar gibi sahillerde bekliyorlar onları soymak altınlarını, paralarını almak için. Cesetler karaya vurur - vurmaz soygun başlıyor.
Dün Badavut sahiline gittim. Geniş ve uzun bir sahil. 5 - 6 tane karaya vuran lastik bot. Cankurtaran yelekleri. Bol miktarda küçüklü - büyüklü pabuçlar, terlikler, giysiler, ilaçlar, biberonlar, 1 battaniye, bol miktarda su şişeleri. Bazı su şişelerini açmaya bile zaman bulamamışlar.
Burada, bu insanların gönlünde, aklında ve yaşantılarında dönen trajediyi kim anlatabilir?
sur çekilme fikri çok güzel hatta 10 blok başı 1 okçu kules,i 20 blok başı da bi bombardıman kulesi koymak iyi olur geri dönemezler. ama bunları yapmak için en az 10 işçiyi taşa yollamanız gerekmektedir aksi taktirde taş dayanmaz.
Ayrı bir bölgeye ayrılmalılar.
Arapça tabela istemek yerine türkçe öğrenmeliler.
Yurtdışında türkiye'ye dönmek istemiyoruz diye eylem yapıp nankörleşmemeliler.
çocuklarını sokağa salmamalılar.
Çocuklarının mamalarını yememeliler.
Az üremeliler.
Kadınları taciz etmemeliler. Ben şahsen kaç kez iğrenç bakışlarla karşılaştım.
Başkasının ülkesinde biraz yüzleri kızarmalı, metroya metrobüs hayvan gibi binmemeliler.
ilerde özerklik istememeliler.
geçen gün yeğenimi parka götürdüm. türkten çok suriyeli aileler ve çocukları vardı. ben antalyanın bir ilçesinde yaşıyorum ve diyorum ki bu küçük ilçede bile bu kadar suriyeli varsa sonumuzun pek hayırlı olduğunu düşünmüyorum.bir sürü suriyeli iş için geliyor güvenemiyorsunuz. çalıp çırpabilir diye korkuyorsunuz. artık etrafımda suriyeli görmek istemiyorum. çünkü endişeleniyorum ülkem için. bize büyük bir külfet ve aynı zamanda ekonomimiz için büyük tehditler. suriye sınırına orta dereceli ve türkiye nin kontrolünde bir kamp yapılabilir ve oraya yerleştirilebilirler.