Türkiyenin başında bulunanlar, Suriye halkının kanını dökmek konusunda çok kararlı.
ama Bu ülkenin aydınları, emekçileri, gençleri, kadınları, sosyalistleri bu savaşa engel olacak. Emperyalizmin paralı askeri olmak istemiyorsak, yeni bir ırak, yeni bir afganistan dramı yaşamak istemiyorsak, uyanık olmak zorundayız. suriye yalanları'na kanmamak zorundayız!
hay "emperyalizmimiz" batsın evet. "emperyalizminiz" batsın! işbirlikçiliğiniz batsın! bölgesel abiliğe oynayarak abd gazıyla ortadoğu'da ahkam kesen iktidarınız batsın!
ama bütün bir arap coğrafyasındaki şeriatçı, hiç bir hak ve özgürlüğün olmadığı ülkeleri es geçip, sırf amerikancı değil diye düşman ilan ettiğiniz suriye için, "ulan bizim bu ülkeyle ne derdimiz vardı?" diye düşünemeyen kafalarınız battığı yerden çıksın!
"insanlar ölüyor"muş, bilmeyen de bütün dünyadaki diktatörlere kan kusturduğunu, bütün dünyaya barış ve özgürlük getirdiklerini sanır bunların. abd ne zaman nereye götürmüş bunları? bir ülkenin neyle ve nasıl yönetildiği umrunda mı abd'nin? esad abd uşağı olsa bu kadar gürültü kopacak mıydı? bu kadar düşmanlaşcak mıydı akp? ve düşmanlaştırmaya çalışacak mıydı bizi?
insanlar ölüyor öyle mi? insanlar dedikleriniz, amerikancı şeriatçı çeteler. mossad'ın, cıa'Nın ve "gururumuz" mit'in besleyip eğittiği, alevi düşmanlığıyla şartlanmış yobaz çetesi. bunlar ölüyor işte! ama daha da önemlisi bunlar öldürüyor! öldürdükleri için de ölmeye başladılar.
inanır mısın sözlük? dünyada "devrim" sözünün en namussuzca ve hayasızca kullanıldığı dönem hangisi diye sorulsa, hiç tereddütsüz bu halklara yıkım ve gericilikten başka birşey getirmeyen "arap baharı"nı tokat gibi çarpardım cevap niyetine.