bu herif hakkında bir ara uzun uzun sövgü yazıları yazacağım.
yavşak yahudi elinin değdiği tüm ww2 filmlerinde orospu evlatlığını vurguluyor. yapacağın propogandayı sikeyim, o şakşakçı beynine sokayım senin. ulan bir adam bu kadar mı taraflı olur, bu kadar mı şereften yoksun iş yapar arkadaş her ww2 filminde sinirden deli oluyorum. bi de insanların bu kadar göklere çıkarması ayrı bir sinir sebebi.
Tom hanksile kankadır. ikisi de yahudidir. Düzenli olarak Birlikte the godfather Geceleri organize ediyorlarmış. Oturup filmi izler, neredeyse bütün güzel repliklere eşlik edip eğleniyorlarmış.
bilim kurgu yönetmenliği hoşuma gitmese de kült bir film olan e.t.'yi sallamamak olmaz. dünya dışı akıllı yaşamla temasın izleyiciye yansıtılışının herhangi bir uzaylı yaratık ve benzeri öğeler gösterilmeden de etkileyici olabileceğini kanıtlayan robert zemeckis'in contact'ini bu konuda tek geçerim.
Dahi çocuk olarak bilinirdi gençliğinde.
Filmleri de bu ünvanın hakkını verirdi.
Yaşlandıkça fanatik bir yahudi ırkcısına evrildi. Filmlerinin de seviyesi düştü.
Dip noktası da the bfg.
Nasıl da modası geçmiş bir filmdi.
O iğrenç devi hatırladıkça midem bulanıyor.
Okul hayatında başarısız olan çocukların hemen "Einstein da zamanında okuldan atılmış yea" bahanesine sığınması gibi sığınacak bir limandır bundan sonra benim için. Ee okul noldu bitmedi mi hala diyenlere hemen Spielberg de 33 senede bitirmiş diyeceğim bundan böyle. Hodri meydan, bırakın gelsinler.
hep şöyle bir geyik vardır: "filmini izleme kitabını oku bence. çünkü hayal gücünün sınırları yoktur." yanlıştır demiyorum ama hadi çıkıp bu sözü birde steven spielberg'e söyleyelim.. adam bize bi tarafıyla güler.. çünkü hayal gücümüzün sınırlarına dokunabilmiş bir yönetmen spielberg..
Bilimkurgu dalında oldukça iyi filmlerin yönetmenliğini yapan adam lakin Tim Burton gibi net bir türde devam etmediği için her seferinde beni şaşırtmayı başarmıştır.
Empire of the Sun, Schindler's List, Saving Private Ryan. bu adamın ne kadar iyi olduğunu anlamak için bunlardan sadece birini bile izlemek yeter. kabul etmek gerekir ki siyasi yönden bir amerikalı olduğu için mesela Saving Private Ryan'da "amerika tek bir askerini bile yüzüstü bırakmaz" propagandası güder. ama sanatı hiç bir şekilde sekteye uğramaz. benim için bu 3 filmi birer başyapıttır. özellikle de empire of the sun 2. dünya savaşında amerika ve japonya arasındaki savaşı anlatan, hiroşima ve nagazaki'deki patlamayı böylesine ince aktaran bir filmdir.
bu adam eger su anda dunya uzerinde olmasaydi 1980 sonrasi kalbur ustu amerikan filmlerinin hemen hemen ceyregi bizlerle olmayacakti. bu nedenle cok buyuk yonetmen ve sinema adamidir.