Stephen King, sinema yüzyılına denk gelen romanlarının aşırı popüler olması nedeniyle kaleminin keskinliği gözden kaçan sıra dışı bir yazardır. Öyle bir sıra dışılık ki seleflerinin(korku edebiyatı fenomenleri) çok çok üzerine çıkmasına rağmen alçak gönüllüğü nedeniyle bunu dile getirmiyor. Her gün ama her gün en az dört saat yazı yazdığını söylüyor. En büyük fobisi Alzheimer olmak(Bence üretemeyeceği için korkuyor). Yayınevinden romanında yazdığı kelime başı para alacak kadar emeğine düşkün..
Altın kitaplar'a buradan seslenmek istiyorum. Üstad yazdıkça yazıyor ama sizden ses seda yok. üç kitap oldu son nöbet'ten son yazdığı...
hayal gücümün ufkunu bıçak gibi yararak düşüncelerimin okyanuslara taşmasını sağlayan yazar. ona atıf yapmadan özgün bir fantazi-gerilim romanı yazmanın mümkün olmadığını iddia edilir. bu arada okunuşu "sitıyvın king"tir, "sitephen","sitefın"değil.
her ne kadar nobel fizik ödülü alamasa da gönlümüzün nobelini almış hayatını kaybetmiş bilim insanı. fotonlar içinde uyu. olay ufkundan geçerken yazdığın makaleler seni sırtına alıp geçirecek inş.
korku romanı yazarı stephen hawkingle çok karıştırırım bu adamı ayrıca.
Bu kadar iyi başlayan, akışı muhteşem romanlar yazan ama finallerini beğenmediğim uber romancı. iyi bir giriş ve final bulun bu adama verin kafanızda Hollywood filmi canlandırsın. Ama final? II..
Normalde şöhretli bir yazar olmasına rağmen Maine halkı tarafından çok sevilir. Dünyada kitabının olmadığı kütüphane çok azdır. Hiçbir zaman ukala olmamış, para hayatını değiştirmemiştir. Bizim siyah tişört ray-ban gözlüklülere duyurulur. iyi ki varsın üstad..
korku, gerilim tarzı film ya da kitapların okuyucusu olmamama rağmen, tesadüf eseri edindiğim (bkz: yaratık) isimli kitabıyla beni benden almış başka diyarlara atmış yazardır kendileri. ne idüğü belirsiz bir polisin nevada karayolunda yarattığı vahşeti anlatır. hala okumamış olana ısrarla, şiddetle tavsiye ederim. he bi de kurguda şu çeşitli hayatları birleştiren olay tarzı da mevcut.
Amerikalı bir yazar, ilk birkaç sayfasını yazdığı roman fikrinden vazgeçip müsvetteleri çöpe bastı. Karısı çöpten çıkardığı sayfaları okuduktan sonra hikayeyi sevdiğini ve eğer isterse kadın perspektifi konusunda ona yardım edebileceğini söyledi. Bunun ardından yazar romanı tamamladı. *
Filmi çekilmiş kitapları okuyun ama fillmleri izlemeyin diyebilirim. Gerçi ben hiç bir kitabın filminin kitabın seviyesine ulaşacağını düşünmüyorum.
Stephen King - Yaratık
Dan Brown - Melekler ve Şeytanlar.
Bunlar benim örneklerim.
Kara Kule serisinin 4.kitabını bitirdim. Son üç kitabın siparişini verdim. Bir film o kadar duygu ve hikayeyi yansıtmaz. Hikâye güzel. Bundan sonraki hedefim (bkz: game of thrones).
Belki sonra Jean Christoph Grangé'in kitaplarına dönüş yaparım. Ölü ruhlar ormanını merak ediyorum.
Stephen King'in dün A.B.D.'de piyasaya çıkan yeni romanı The Institute de dizi oluyor.
Big Little Lies'ı ekrana uyarlayan David E. Kelley ve Lost dizisinin yönetmenlerinden Jack Bender uyarlama için bir araya geldiler. ikili daha önce King'in romanlarından Mr. Mercedes'in uyarlamasında da birlikte çalıştılar. Uyarlamanın haklarını alan Spyglass yapımcılığı üstlenecek ve mini dizi olarak ekrana gelecek.
Ailesi evlerine girenler tarafından bir gece yarısı öldürülen Luke Ellis, kendi odasına benzeyen ama pencere olmayan bir odada uyanır. Kendi odasının dışında başka odalar da vardır ve odalarda özel yetenekere sahip çocular kalmaktadır. Kendisiyle aynı şekilde oraya gelmiş çocuklar...
Game of Thrones ve The Sopranos gibi dizilerde de çalışan Jack Bender, yazarın 2018'de piyasaya çıkan romanı The Outsider'ı HBO için hazırlıyor. Kelley ise yine HBO için The Undoing dizisini hazırlıyor. Başrolde Nicole Kidman ve Hugh Grant yer alıyor.