starbucks

entry2077 galeri129 ses2
    462.
  1. ucuza nasıl eğlenebiliriz sorusunun cevabı.

    batak oynayabilirsiniz, kankalarla dilediğiniz gibi muhabbet edebilirsiniz.
    e beleş internet var. koltuklar rahat.

    irish cream'li white chocolate mocha'sına ömrümü verebileceğim kahvecidir ayrıca.
    4 ...
  2. 461.
  3. tüm tikilerin şaşkın bakışları arasında tam ortasına şarıl şarıl işemek istediğim yer.
    2 ...
  4. 460.
  5. seattle's best coffee ile birlikte içilebilecek en leziz kahve çeşitlerini yapan firmadır. amerika içindeki şubeleri ile türkiyedeki şubeleri arasında menzilsiz bir fark vardır, sadece kahvelerin tadı değil, çalışanlarının müşterilere hizmet verirken gösterdikleri uslup bakımındanda büyük fark vardır. ayrıca şirket politikası olarak benimsediklerini düşündüğüm başka birşey daha var, şubelerinde kesinlikle meksikalıları çalıştırmamaktadırlar, bu bana mı denk geldi yoksa rutin politikaları bu şekilde mi bilemiyorum, ama belirttiğim gibi şubelerinde meksikalı bir çalışan görmek pek mümkün değildir.
    2 ...
  6. 459.
  7. 458.
  8. kahveleri öyle çok ahım şahım bir şey olmasa bile mekanın güzelliği ve rahatlığı sebebiyle tercih edilen bir kahve zinciri.

    statü belirteci olarak algılanması tuhaf tabii ancak kalite ve müşteri memnuniyetine gösterdikleri önem bugün edindiği yeri onaylıyor.

    sabah kahvaltı çaylarına bayıldığımı ayrıca belirteyim.
    2 ...
  9. 457.
  10. facebook için profil fotoğrafı çekilebilen ender kafelerden biridir.
    bardağın üstündeki logonun kamerayı görmesi gerekmektedir, aksi takdirde starbucks'da olduğunuz anlaşılmayacaktır. facebook'ta olan popülariteniz zirve yapacaktır. *

    (bkz: yoksa sen hiç starbucks a gitmedin mi)
    3 ...
  11. 456.
  12. standartlarından ödün vermemek için her yola başvuran kahveci. soyle ki, calisan bir arkadasim var orada. bir kadın başka bir yerde içtiği içeceğin aynısını bu arkadaşın çalıştığı yerde de söylemiş. ancak ilk içtiği yerdeki tadı alamadığını ileri sürerek 7 kere kahveyi değiştirtmiş ve tek kurus odememis, daha dogrusu firma talep etmemis.
    1 ...
  13. 455.
  14. buyuk bir onyargi ile yaklasilan isletmedir.

    (bkz: ben)
    2 ...
  15. 454.
  16. her defasında beyaz* mocha isteğime cevap olarak "white* mocha mı?" tepkisini veren starbucks çalışanları bit!
    3 ...
  17. 453.
  18. aynı espressoyu bebek'teki şubesinde "single", ömür'deki şubesinde "solo" olarak telaffuz eden baristalara sahip. aynı eğitimi almıyolar mı acaba?
    1 ...
  19. 452.
  20. her ne kadar kaliteli ürünleri olsa da, bendeki olumsuz kapitalist imajını asla silemeyecek olan marka
    4 ...
  21. 451.
  22. (bkz: caramel frappucino)

    kuşkusuz en lezzetli kahve yapan yer.
    2 ...
  23. 450.
  24. gösteriş için gelen de vardır, ismi için gelen de vardır, lezzeti için gelen de. benim sevdiğim bir mekandır. gidersin frappucino denilen ve bence tadı harika olan içeceği 8 liraya alırsın ve saatlerde oturursun. istersen kapanana kadar oturursun fark etmez. çalışanlardan biri yanına gelip de bir arzunuz var mı diye rahatsız etmez sizi.

    gelelim pahalı olup olmamasına; en uyduruk cafede bile frappe denen içecek 4 liradır ve b undan 4 tane içseniz bir tane starbucks frappucinosu etmez. gidin alın -beğenmiyorsanız oturmayın- için sonra haksızsın deyin.

    sözlükteki yazarları tanımıyorum o yüzden onları tenzih ederek yazıyorum; son zamanlarda 'starbucksta zengiç pijleri takılıyor aga kazık yiyolar' diyen tiplerle dolmaya başladı oralar ki ben rahatsızım bundan.
    1 ...
  25. 449.
  26. dünyanın en iyi kahvesini yapan mekan. gitmemek için kasanlar var. starbucks'ta sistem self servis arkadaşım. kahveni alıp gidebilirsin. mekanda oturman şart değil!!
    2 ...
  27. 448.
  28. tüm önyargılara rağmen, pahalı olmasından dem vurulsa da sevilen, gidilen, hatta vazgeçilemeyen kahveci. birçok şeye birçok saçma şekilde para saçılırken sadece buraya neden bu kadar takılındığını çözemediğimdir ayrıca. bir de ürünleri beğenilip gidiliyor olamaz gibi bir yargı bulunmaktadır ki, oraya hiç girmiyorum.
    *
    2 ...
  29. 447.
  30. canım bildiğin sütlü neskafe istiyor. ama orda yok. sokarım öyle kahveciye.
    5 ...
  31. 446.
  32. evet çok pahalı, evet gereğinden fazla havalı, evet belki de bir kahveye o kadar para verilmez vesaire vesaire... ama yine de kahvesi güzel, bir lüksümüz de bu olsun ne olmuş??
    1 ...
  33. 445.
  34. hiç gitmedigim,gitmemek için direndigim,hatta ve hatta gitmeyecegim mekan.göstermelik insanların göstermelik ortamı.lezzeti için gidenlere lafım yok tabiki.
    5 ...
  35. 455.
  36. jopla sokulmadığınız mekan. bilmem açık mı?
    2 ...
  37. 454.
  38. çalışanların birbirlerine "partnerim" diye hitap ettiği şirket.*
    1 ...
  39. 453.
  40. insanların kazıklanmadıkları mekandır. pazarlama başarısıdır. starbucks'a giden adam sadece kahve içmemekte, starbucks bize bi deneyim vaadetmektedir. starbucks deneyimi!

    B. Joseph Pine II ve James H. Gilmore tarafından yazılan iş Hayatı Bir Tiyatro ya da özgün adıyla The Experience Economy: Work Is Theatre & Every Business a Stage, adlı kitabı okursak bunun bi kazıklama hikayesi değil, pazarlama ve deneyim hikayesi olduğunu anlarız.

    not: starbucks'a giden bi insan değilim 2-3 kez gitmişimdir anca. savunmak amaçlı yazmadıım yani, aydınlatmak için yazdım.
    2 ...
  41. 452.
  42. insanların kazıklandıklarını bildikleri halde gittikleri yerlerdir.
    1 ...
  43. 451.
  44. 25 kuruşluk kahveye 10 lira verilen mekandır.
    1 ...
  45. 450.
  46. bu cix mekanda * acı olan şey bir arkadaşımızın da dediği gibi, içindeki entel dantel insanların ana dillerini doğru düzgün konuşamazken , abidik gubidik kahve isimlerini manyak şekilde telaffuz etmeleri..

    ikinci acı taraf ise o kadar para bayılıp, hizmeti kendin yapman..
    1 ...
  47. 449.
  48. bizim türk kahvelerinin yanından geçmeyecek olan.
    (bkz: ay kahvesine bayılıyorum)
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük