buzlu americanosu gloria ve caribbou' dan başarılı olan kahveci tükkanı.
üzerinden niye bu kadar siyaset dönüyor ne alıp veremediği var bu memleketin anlamıyorum. eziklik psikolojisini kendi kendinize yaratıyorsunuz. venti deme büyük boy de ben öyle yapıyorum. başlarım ventisine grandesine non-fatine.
edit: şimdi okuduğumuzu anlayalım bölümüne geçiyoruz: gitmeyenler ezik demedim. eziklik psikolojisi yaratıyorsunuz kendinizde dedim. rahat ol. bilmiyor musun sor. lezzetli lezzetli kahveni iç git. sıkış tepiş olan yerlerine ben denk gelmedim.
Müşteri portföyünün büyük bir kısmı firma bünyesinde çalışan arkadaşlar Tarafından çözülmüş kahvecidir.
Şu kahvenin eli yakmaması için konulan kartonumsu Parça var ya..? müşteriler Tarafından uydurulanlar; tutamak, pijama, korucu, don, yakmaz kağıt vb. Ve bunlara aşırı gülüyorlar.
Yıl 2012. Bir sıtarbaks modasıdır tutturmuş gidiyor. En yakın arkadaşımla "biz de gidelim dedik" gözümüzde de öyle büyüttük ki, girince kalp atışlarımız değişti resmen. ne var ne yok diye bir baktık, Adını söyleyebildiğimiz tek şey espresso. Yok yok ekspresso. -Sanırım adını söyleyebildiğimiz bir şey değilmiş- Neyse iki tane, orta boyundan istemiş bulunduk. Isim soruldu, ücret ödendi. Kasa faslını atlattık, kahveleri bekliyoruz. "Halikarnas pidecisi hanıım, kahveleriniz hazır efendim" sesiyle kahvelerimize yöneldik ve çıktık. Öyle panikleyip heyecanlanmış ve durumu abartmıştık ki kendimizi doğruca dışarı attık. Çünkü sıtarbaks adabı nedir bilmiyoruz henüz. Şeker atılır mı, altlık alınır mı, nereye nasıl oturulur falan.
Çıkınca kahvelerden bir yudum aldık. Dünyamız başımıza yıkıldı. Içilecek gibi değil, öyle bir acı. Ikinci yudumdan sonra baktık içemeyeceğiz, gidip kenardaki büfeden bir kutu küp şeker aldım ve kıtlama kahve keyfi yaptık. Hem de sıtarbaks kahvesiyle. O günden beri dersimizi aldık, evde ağzımızın tadıyla 25 kuruşluk nescafe üçü bir arada içiyoruz. *
Edit: bunu yaptığımda 15 yaşındaydım, liseliliğimin hakkını vermeliydim. Biraz hoşgörü, lütfen.
Fakir mekanı.
Olum en kralı 30 liraya bir kahve alıyorsunuz 5 saat meşgul edip, internetinden, tuvaletinden faydalanıyor. Bin tane foto çekiyorsunuz.
Zannımca elitlik seviyesi burger king ile aynıdır.
dünyanın her yerinde şubesi bulunan kahve dükkanı. adanadaki starbucks şubelerinde genellikle antipatik, gıcık tipler bulunur. bu yüzden pek tercih etmem starbucksı. 2 yıl önce 3 kız arkadaşımla birlikte balcalıda gönül kahvesi olmadığı için starbucksa gitmiştik. biz mekanın dış tarafında oturup sohbet ederken karşımızda kızlı erkekli zibidi, züppe, tikky topluluğu vardı. kızlardan sarışın, uzun boylu, zayıf olan içlerinde en gıcık olanıydı. gruptaki diğer elemanlar da gıcıktı. adananın kuzeyi genellikle böyle gıcık tiplerle dolu. soytarılarla muhabbet etmedim ama içlerinde birçok kişinin adananın çukurova ilçesinde ikamet ettiğini tahmin ediyorum. ilçem olan yüreğir çevresinden nadir çıkar böyle gıcık tipler. o günden sonra starbucks`a gitmedim.
Daha hiç gitmediğim sivasta olmadığı için arkadaşımın benden termos istemesiyle kayseriden almak için gittiğim bi dahada zor gideceğim mekanlar zinciri tam kapitalizm yuvası.
Eğer salaş bir biçimde giderseniz "acaba bu fakirin burada işine" bakışlarına maruz kalacağınız kahvecidir. ailemin oturduğu yere yakın olması nedeniyle ara ara uğradığım için, anlamadığım millet neden oraya süslenip püslenip gidiyor ve genç kızlar neden sesli bir ortama ders çalışmaya geliyor.
malum kartlar geçerli olduğu için filtre kahve almaya uğradım ilk defa.
yok neymiş çekemiyormuş.
şurda paketler varmış da neymiş de.
ben onları görmüyorum sanki.
güya bi de en büyük kahve zinciri.
neyime yarar bana taze taze kahve çekip vermedikten sonra.
işe yaramaz kahveci.
izmir balçova'da bulunan agora avm şubesinde çikolatalı frappucino'sunu denediğim mekan. içeçek o sıcakta o kadar güzel geldi ki siz sözlük okurlarına bu duyguyu ifade edemem. öğrenci hayatı sürdüren birisi olarak bidaha o parayı veremedim ama bir gün bidaha içeceğim.